Geçen gün kaldırımda yürürken ayağı takılıp hafifçe sendeleyen birini gördüm. Etrafına öyle bir panikle baktı ki, sanki stadyum dolusu insan onu yuhalamaya hazırlanıyordu. Oysa o an sokaktaki kimsenin umurunda bile değildi; herkes kendi derdinde, kendi telefonunun ekranındaydı.
Eminim bu his size hiç yabancı değildir. Tabağınıza çorba döktüğünüzde, kalabalık bir toplantıda öksürük krizine girdiğinizde ya da bir anlık dalgınlıkla yanlış bir cümle kurduğunuzda... O an zihnimizin içinde devasa bir sahne ışığı açılır. Bütün spotlar üzerimize çevrilmiştir ve herkes bizim o minik hatamızı konuşuyordur, değil mi?
Psikologlar bu tatlı yanılsamaya "Spotlight Etkisi" (Sahne Işığı Etkisi) diyor.
Sade bir ifadeyle özetlemek gerekirse; kendimize verdiğimiz devasa önemi, başkalarının da bize verdiğini sanma halimizdir bu.
Kendi Filminin Başrolü Olmak
Neden böyle hissediyoruz? Çünkü doğamız gereği her birimiz kendi hayat filmimizin başrolündeyiz. Günün 24 saati kendi bedenimizin içinde yaşıyor, kendi duygularımızı hissediyor ve hatalarımızı en ön sıradan izliyoruz. Haliyle, üzerimizdeki lekeyi veya sesimizin titremesini bir "kriz" gibi algılıyoruz.
Ama unuttuğumuz çok temel bir gerçek var: Geri kalan 8 milyar insan da kendi hayat filminin başrolünde!
2000 yılında Cornell Üniversitesi'nde Thomas Gilovich ve ekibinin yaptığı ünlü bir araştırma var. Öğrencilere üzerinde utanç verici, komik resimler olan tişörtler giydirip bir odaya soktular. Tişörtü giyenler, odadakilerin yarısından fazlasının bunu fark edeceğinden emindi. Sonuç mu? Salondakilerin sadece %23'ü o tişörtü fark edebilmişti.
Yani kendi kafamızda büyüttüğümüz utançların, toplumdaki karşılığı neredeyse çeyreği bile bulmuyor.
Zihinsel Yükü Hafifletme Zamanı
Toplumsal kaygılarımızın ve "Aman rezil olurum" korkularımızın arkasında işte bu hayali spot ışığı yatıyor. Oysa gerçek şu ki; kimse sizin dün giydiğiniz kıyafetin kırışıklığını, sunduğunuz rapordaki dil bilgisini ya da yürürken sendelemenizi akşam yemeğinde konuşmuyor. İnsanlar birkaç saniye bakıyor ve kendi dertlerine dönüyor.
Bir dahaki sefere kendinizi göz önünde ve "yakalanmış" hissettiğinizde derin bir nefes alın. Başınızın üzerindeki o hayali spot ışığının düğmesine basın ve kapatın.
Çünkü hayat, başkalarının ne düşündüğünü hesaplayarak sahnede gergin durmak için çok kısa. Sahne ışıklarını söndürün ve rahatça yürümeye devam edin; inanın kimse farkında değil!