İçinde bulunduğumuz çağda herkes bize bir şeyler başarmamız gerektiğini söylüyor. Yürüyüş yaparken bile podcast dinlemeli, hobilerimizden bir "yan gelir" yaratmalı, hafta sonlarımızı bile "verimli" planlamalıyız. Kendimize farkında olmadan bir şirket muamelesi yapıyoruz. CEO'su da biziz, stajyeri de. Peki ama, kendimizi yönetmekten ne zaman yaşamaya fırsat bulacağız?
Geçenlerde bir arkadaşım, "Bu hafta sonu hiçbir şey yapmama kararı aldım ama cuma gecesinden beri 'doğru şekilde dinleniyor muyum' stresi çekiyorum" dedi. Bu cümle ilk duymada komik gelse de aslında kuşağımızın en derin açmazlarından birini özetliyor: Performans Odaklı Yaşam.
Eski nesiller işe gider, çalışır ve eve dönüp "dinlenirdi". Bizim kuşağımız ise dinlenmeyi bile bir performans göstergesine dönüştürdü. Doğru beslenmek bir proje, spor yapmak bir hedef, yeni bir dil öğrenmek bir zorunluluk, hatta meditasyon yapmak bile "zihinsel performansımızı artıracak bir araç" haline geldi. Kendi hayatımızın hem yöneticisi hem de acımasız denetçisi olduk.
Artık sadece çalışırken değil; dinlenirken, gezerken, hatta bir akşam çay içerken bile içimizden bir ses soruyor: "Şu an zamanını yeterince iyi değerlendiriyor musun?"
İşte kimsenin yüksek sesle konuşmadığı o büyük yorgunluk tam olarak buradan besleniyor. Fiziksel yorgunluk bir uykuyla geçer. Ama zihninize kurduğunuz o hayali yönetim kurulunun baskısı, en uzun tatilde bile peşinizi bırakmaz. Kendimizi sürekli geliştirmek, en iyi versiyonumuza ulaşmak isterken; "şu anki versiyonumuzun" yaşama hakkını elinden alıyoruz.
Belki de 20'li yaşların başında öğrenmemiz gereken en radikal şey, verimsiz olma özgürlüğüdür.
Aşılması gereken hedefler, optimize edilmesi gereken günlük rutinler ve sürekli ölçülmesi gereken bir "başarı" grafiği olmadan da bu hayatta var olabiliriz. Bir akşamı sadece tavanı izleyerek geçirmek, hiçbir amaca hizmet etmeyen bir romanı sırf keyif için okumak ya da sadece "öylesine" yürümek bir zaman kaybı değil; insan olmanın en yalın halidir.
Hayat, optimize edilmesi gereken bir yazılım veya yönetilmesi gereken bir proje değil. Bazen sadece plansızca акıp gitmesine izin vermemiz gereken, kusurlarıyla güzel bir süreç.
Bugün kendinize bir iyilik yapın ve hayatınızın yöneticiliğinden bir saatliğine istifa edin. Göreceksiniz, dünya dönmeye devam edecek; ama siz ilk defa gerçekten nefes aldığınızı hissedeceksiniz.