Çocuklarda zorbalık, bir çocuğun özellikle kendisinden savunmasız olduğunu düşündüğü, bir veya birkaç çocuğa karşı, kasıtlı olarak uyguladığı, sözel şiddet, saldırganlık ya da siber iftiralar içeren davranışlardır.
Zorbalığı tanımak ve nasıl ele alınacağını bilmek önlemenin bir adımıdır. Öncelikle zorbalık bir seferden fazla olur. Zarar vermek amacıyla ve kasıtlı yapılır. Yumruklamak, iteklemek, alay edilebilecek isimler takmak, tehditte bulunmak, gerçek olmayan söylentiler yaymak, farklı arkadaş gruplarını sabote etmek, sosyal medya aracılığı ile acımasız haberler yaymak bunlardan birkaçıdır.
Her çocuk zorbalığa maruz kalabilir ama diğerlerinden daha fazla zorbalığa maruz kalabilme riski olan çocuklar da vardır. Örneğin; çok daha zayıf veya çok daha kilolu olmak, diş teli takmak, fiziksel veya zihinsel bir özel gereksinime sahip olmak, farklı bir etnik kökenden geliyor olmak, çocukların havalı olmayan olarak gördüğü kıyafetler giyiyor olmak, aşırı özgüvensiz ve savunmasız görünüyor olmak, karşılık verme olasılığı düşük olmak, hiç arkadaşı olmamak gibi özellikler sayılabilir. Bu özelliklerden herhangi birine sahip olmak illaki, çocuğun zorbalığa uğrayacağı anlamına gelmez. Ancak bu özelliklere sahip çocuklarınız ile daha sık açık iletişime girmenizde fayda vardır.
Zorbalıktan sadece mağdur etkilenmez. Mağdur kadar, mağdur ile yakın özellikte olan, olaya tanık olan çocuklar da olumsuz etkilenir. Okullarını ve çevrelerini güvensiz olarak algılamayı öğrenirler. Depresyon geliştirebilirler. Okuldan uzaklaşmaya başlarlar. Zorbalığı önleyemedikleri için de kendilerini suçlu hissedip tekrar bu hissi yaşayacaklarından korkup, okuldan kaçabilir ya da okulu sabote edebilirler.
Çocuklar zorbalık yapıldığında veya buna tanık olduklarında sık sık baş ağrısı, mide ağrısı ve bulantısı çekerek, okula gitmeye ara verebilir. Zorbalık gördüğü sosyal ortamlardan kaçınabilir. Eve açıklanmayan yaralanmalarla geliyor olabilir. Kendisini odasına kapatıp, sinirli görünebilir. Eskisinden daha az ya da çok daha fazla yemek yiyebilir. Kitaplarını, defterlerini, diğer okul eşyalarını veya parasını, sık sık kaybediyor olabilir. Okula eskisinden çok daha az ilgi gösterebilir. Ancak bazı durumlarda, çocuğunuz zorbalığa uğradığına dair herhangi bir işaret sergilemez. Unutmamak gerekir ki, çocuğunuzla okulda neler olup bittiğini takip etmek için onlarla düzenli olarak sohbet etmek gerekir. Örneğin “Sınıfta sana kötü davranan veya çevrendekilere kötü davranan bir arkadaşın var mı”, “Daha çok kimlere zarar veriyorlar” veya “ Sana da kötü davrandı mı” gibi sorularla zorbalığa maruz kalıp kalmadığını anlamak gerekebilir. Zorbalıktan şüpheleniyorsanız ancak çocuğunuz sizinle paylaşmak konusunda isteksiz ise bir televizyon programında böyle bir durumu gördüğünüzde veya gazetede okuduğunuzda, o konuyu ele alarak konuya giriş yapabilirsiniz. “Bunun hakkında ne düşünüyorsun” diyerek diğer sorulara geçebilirsiniz. Sizlerin de başına böyle birkaç olay geldiğini anlatarak kapı aralayıcı olabilirsiniz. Çocuklar yetişkinlerin de başına daha önceden böyle bir olay geldiğini duyduğu an konuşmaya daha istekli olabilirler Çocuklara zorbalığa, zorbalıkla karşılık vermesini tavsiye etmek yanlıştır. Çocuk bunu yapmak istemediği için kendisini baskı altında hissedebilir, kendisini daha aciz hissedebilir. Bunun için verilebilecek en iyi tavsiye durumdan, ortamdan hızla uzaklaşması, arkadaşlarının yanına gitmesi, yalnız kalmaması olabilir. Ayrıca ağlamak da zorbayı güçlendiren davranışlardır. Çocuğunuza “ Üzülmekte çok haklısın. Canın da yanmış olabilir ama mümkünse tepki vermemeye çalış. Bu onu geri adım attırır” diyebilirsiniz. Çocuğunuzun zorbalığa uğradığını öğrendiyseniz öğretmenleri ve okul danışmanı konuşmanın önemli olduğunu bilmelerini sağlayın. Öğretmenler ve danışmanlar, okulda ilk önce iletişim kurulacak kişileridir. Olayı zamanında fark etmek ve doğru müdahale etmek ile zorbalığı önleyebilirsiniz.
İnsana dair olanı koruyarak, sevgiyle…
Çocuk Eğitimi ve Gelişimi Uzmanı
Meltem Erdemli