Seneca’yı bilir misiniz? Aslında Seneca’yı bilmek kimleri ilgilendirir? Öyle ya... Tarih binlerce felsefeci, binlerce tarihi kimliği tanıttı. Elbette her unutulmayan tarihi şahsiyet, tarihe ve düşün dünyamıza önemli katkılar sağladı. Bu güne böyle gelebildik.

Lucius Anneus Seneca, milattan sonra 3 yılında, yavaş yavaş devlet kavramının, demokrasinin ve Roma tarihinin anlattığına göre tüm kültürüyle nüfuz ettiği ve yayıldığı yıllarda, İspanya’nın güneyinde Cordoba’da doğdu.

Avrupa kültürünün ateşleyicisi, Avrupa kültüründe felsefe, sanat ve düşün dünyasının en önemli üreticilerinin yetiştiği “Endülüs Müslümanlarının ürettiği bu kültürel ortamdan etkilenerek” büyümüştür.

Şair Martialis’in deyişiyle tam üç kuşaktır edebi eserler veren Etrüsk veya İllirya kökenli bir ailedendir.

Seneca’nın babası, Latin edebiyatında “Yaşlı Seneca” diye adlandırılan L. Anneus Seneca, retorik öğretmeni ve hatiptir.

Anne Helvia, 38 yaşında senatoya kabul edilen zengin bir ailedendir.

Babası; oğlunun hatip olmasını veya büyük oğlu gibi siyasi bir kariyer çizmesini istemiştir. Oysa Seneca felsefeye yönelmiştir. O yıllarda İmparator Tiberius, felsefecileri Roma’dan uzaklaştırıyordu.

Seneca, 31 yaşında Roma’ya döndü. Roma’da avukatlığa başladı. Kendisini siyasete verdi. Daha sonra imparatorluğun mali işlerinden sorumlu olmuştur.

Dönemin İmparatoru Caligula’nın öfkesine hedef olmuştur. Sürgüne gönderilmiştir. Bu arada kitaplar yazmıştır: Ad Polybium De Consolatione, Ad Helviam Matrem De Consolatione.

Messalina’nın ölümünden sonra yerine geçen Agrippina, genç prenses Nero’nun annesiydi. Oğlu için Seneca’yı öğretmen tutmuştur. Nero, 16. yılında imparator oldu.

Şimdi; nereden çıktı bu Seneca merakı? Seneca’nın yazdığı “Mutlu Yaşam Üzerine”, “Yaşamın Kısalığı Üzerine” adlı kitaplar aslında günümüzde bize de mutluluk üzerine öyle güzel, yol gösterici fikirler sunuyor ki atlamak mümkün değil!

Seneca, Stoacı görüşü savunur. Stoacı görüş, hem tarihsel olarak hem de öğretisinin gelişimiyle Sokratçı geleneğe dayanır. Stoacı görüşün kurucusu Zenon, Sokrat’ın öğrencisiydi.

Stoacılar ve takipçileri, kent-devlet düzeninde yaşayan insanların adaleti, yasaları ve elbette gerçek bilgeliği yanlış anladığını ya da buna zorlandığını varsayıyordu. Birbirine sevgi ile bağlanan erdemli insanların bir araya gelip sosyalleşmesini gerekli görüyorlardı. Mevcut politik toplum karşısında, ilkelerinden asla taviz vermeyen, doğadaki düzeni örnek alan, kusursuz erdemli toplum arayışı Stoa felsefesinin başlangıcıdır.

Doğayı örnek alan, sade yaşayan Stoacı bilge için akıl önemlidir. Çoğunluğun popüler olmuş kabulleri yerine aklın emrettiği şeyler daha doğrudur. Önemli olan herkesin kabul ettiği hazlar değil, o hazzı reddedebilme erdemidir. Mutlu olabilmek “kendi” olmak ve içinde de barışı yaşayabilmektir. Seneca’yı okumanızı ve kendi mutluluk formülünüzü bulmanızı dilerim.