Bir şehrin kalbi bazen bir stadyumda atar.
Binlerce insan aynı renklere gönül verir, aynı anda sevinir, aynı anda üzülür. Samsunspor, bu şehrin yalnızca futbol takımı değil, ortak hafızasıdır.
Bugün ise Samsunspor taraftarının yüzü gülmüyor.
On haftada 4 puan, sekiz mağlubiyet ve son beş maçta beş yenilgi... Rakamlar ortada. Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değil.
Başkan Yüksel Yıldırım, taraftara seslenerek sorumluluğun farkında olduklarını, gerekli adımların atılacağını ve Samsunspor'u yeniden ayağa kaldıracaklarını ifade etti.
Eski başkan İsmail Uyanık ise kulübün kişilerden bağımsız olduğunu, Samsunspor'un asıl sahibinin şehir ve taraftar olduğunu hatırlattı.
Aslında iki açıklamanın da üzerinde düşünülmesi gereken tarafları var.
Başkanın görevi umut vermek kadar o umudu gerçeğe dönüştürmektir. Eski başkanın hatırlattığı gibi kulübün geleceği de kişisel tartışmaların üzerinde tutulmalıdır.
Peki taraftar ne istiyor?
Çok şey değil.
Sahada mücadele eden bir takım, doğru kararlar alan bir yönetim, güven veren bir teknik ekip ve armasının hakkını veren futbolcular...
Taraftarın desteği hiçbir zaman küçümsenmemelidir. Ancak destek, sorgulamaktan vazgeçmek değildir. Sevgi, yanlışları görmemek anlamına da gelmez.
Bugün Samsunspor'un ihtiyacı, kimin haklı olduğuna ilişkin tartışmaları büyütmek değil, sorunların nedenlerini doğru tespit etmektir.
Çünkü bir kulübün geleceği yalnızca başkanın açıklamalarıyla değil, alınan kararlarla ve sahadaki sonuçlarla şekillenir.
Samsunspor bu şehrin ortak sevdasıdır. Bu sevdayı yaşatmak hepimizin isteğidir. Fakat asıl sorumluluk, kulübü yönetme görevini üstlenenlerdedir.
Samsunspor taraftarı artık yalnızca güzel sözler değil, sahada karşılığı olan bir mücadele görmek istiyor.
Birlikte olmak önemlidir. Ama birlikte ayağa kalkabilmek için önce nerede yanlış yaptığımızı kabul etmeliyiz.
BU ŞEHRİN SEVDASI PUAN TABLOSUNA SIĞMAZ!
Bir şehrin kalbi bazen bir stadyumda atar.
Binlerce insan aynı renklere gönül verir, aynı anda sevinir, aynı anda üzülür. Samsunspor, bu şehrin yalnızca futbol takımı değil, ortak hafızasıdır.
Bugün ise Samsunspor taraftarının yüzü gülmüyor.
On haftada 4 puan, sekiz mağlubiyet ve son beş maçta beş yenilgi... Rakamlar ortada. Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değil.
Başkan Yüksel Yıldırım, taraftara seslenerek sorumluluğun farkında olduklarını, gerekli adımların atılacağını ve Samsunspor'u yeniden ayağa kaldıracaklarını ifade etti.
Eski başkan İsmail Uyanık ise kulübün kişilerden bağımsız olduğunu, Samsunspor'un asıl sahibinin şehir ve taraftar olduğunu hatırlattı.
Aslında iki açıklamanın da üzerinde düşünülmesi gereken tarafları var.
Başkanın görevi umut vermek kadar o umudu gerçeğe dönüştürmektir. Eski başkanın hatırlattığı gibi kulübün geleceği de kişisel tartışmaların üzerinde tutulmalıdır.
Peki taraftar ne istiyor?
Çok şey değil.
Sahada mücadele eden bir takım, doğru kararlar alan bir yönetim, güven veren bir teknik ekip ve armasının hakkını veren futbolcular...
Taraftarın desteği hiçbir zaman küçümsenmemelidir. Ancak destek, sorgulamaktan vazgeçmek değildir. Sevgi, yanlışları görmemek anlamına da gelmez.
Bugün Samsunspor'un ihtiyacı, kimin haklı olduğuna ilişkin tartışmaları büyütmek değil, sorunların nedenlerini doğru tespit etmektir.
Çünkü bir kulübün geleceği yalnızca başkanın açıklamalarıyla değil, alınan kararlarla ve sahadaki sonuçlarla şekillenir.
Samsunspor bu şehrin ortak sevdasıdır. Bu sevdayı yaşatmak hepimizin isteğidir. Fakat asıl sorumluluk, kulübü yönetme görevini üstlenenlerdedir.
Samsunspor taraftarı artık yalnızca güzel sözler değil, sahada karşılığı olan bir mücadele görmek istiyor.
Birlikte olmak önemlidir. Ama birlikte ayağa kalkabilmek için önce nerede yanlış yaptığımızı kabul etmeliyiz.