Sosyal medyada Prof. Dr. Şenay Hamarat Şanlıer’in kanser tedavisine yönelik çalışmasını gördüm. Öncelikle kendisini ve emeği geçen bilim insanlarını kutluyorum.
Ancak yorumları okuyunca başka bir gerçekle karşılaştım: İnsanlarımızın içinde hem büyük bir umut hem de derin bir güvensizlik var.
Kimi, “Başarılar hocam” diyor. Kimi, “Eşim kanser, bize de çare bulun” diye yardım istiyor. Kimi de soruyor: “Madem bu çalışmalar var, neden hastalarımızı kaybetmeye devam ediyoruz?”
İşte üzerinde düşünmemiz gereken asıl mesele bu!
Bilimsel araştırma, umut verici bir sonuç ve hastaya uygulanabilen tedavi aynı şey değildir. Deney hayvanlarında elde edilen sonuçların insanlarda güvenli ve etkili olup olmadığı bilimsel çalışmalarla ortaya konulmalıdır.
Kanser tek bir hastalık değildir. Tedavisi de kanserin türüne, evresine ve hastanın durumuna göre değişir. Bu nedenle hiçbir hastaya, henüz kanıtlanmamış bir yöntem üzerinden kesin iyileşme sözü verilmemelidir.
Çernobil faciasını da unutmayalım. O dönem Karadeniz’de çay ve radyasyon üzerinden yaşanan tartışmalar, toplumun doğru ve şeffaf bilgilendirilmesinin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. İnsanların sağlığı söz konusu olduğunda bilimsel gerçekler, kamuoyuna açık ve anlaşılır biçimde anlatılmalıdır.
Elbette stresle mücadele etmek, ruh sağlığını korumak ve dayanışma içinde yaşamak önemlidir. Ancak stresi kanserin tek nedeni olarak göstermek doğru değildir. Kanserle mücadelede bilimsel korunma, erken teşhis ve uygun tedavi hayati önem taşır.
Devletin, üniversitelerin ve sağlık kurumlarının görevi; bilim insanlarının önünü açmak, araştırmaları desteklemek ve sonuçları şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşmaktır.
Bilim insanlarımızı yalnızca başarılarıyla gündeme geldiklerinde alkışlamak yetmez. Emeklerini desteklemeli, sorularına bilimsel yanıtlar aramalı ve umut veren çalışmaların hangi aşamada olduğunu takip etmeliyiz.
Çünkü o yorumları yazan her insanın arkasında bir anne, bir baba, bir eş, bir evlat ya da kaybetmekten korktuğu bir yakını var.
Kıssadan hisse:
Bilim umut üretir, güven gerçeği anlatır, sağlık sistemi bu umudu insana ulaştırır.
Toplumun Nefesi olarak dileğimiz; hiçbir hastanın çaresizlik içinde kalmaması, hiçbir bilimsel umudun da gerçeğin önüne geçmemesidir.
Sağlık, insanlığın ortak nefesidir.
Yazının dayandığı kaynaklar
Sağlık Bakanlığı: Erken Teşhis Hayat Kurtarır — korunma ve erken teşhisin önemi.
Bilimsel çalışma: Çernobil sonrası Türkiye'de tiroit kanseri araştırması — bölgedeki sağlık etkilerinin bilimsel verilerle değerlendirilmesine bir örnek
Bilim umut veriyor, peki umut hastaya ne zaman ulaşacak?
Kazım İlhan
Yorumlar