İnternette arama yaparken anahtar kelimeler olur. Gelecekte insanlık için en çok gerekli anahtar kelimeler, keywords: Küresel ısınma, ozon tabakasının delinmesi, anormal iklim değişimleri olacaktır. Önümüzdeki yıllarda aşırı sıcakların insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini daha çok duyacağız. Özellikle sıcak hava nedeniyle can kayıpları, ekolojik değişimler, gıda ve tarımsal ürünlerdeki kayıplar, insanlığın en çok gündemini meşgul eden konular olacaktır.

Yani sıcak, gelecek yıllarda çarpacak; daha çok yaşlı ölümü olacak, uyku bozuklukları, sıcağın getirdiği güneş çarpması, yaşam kalitesinin bozulması, klimaların yarattığı sağlık sorunları çok konuşulacak. Sıcakla baş edebilmek için klima ve soğutma sistemleri ve bunların ihtiyaç duyduğu enerji, ayrıca klimaların ortaya çıkardığı sağlık ve diğer problemleri konuşmaya hazır olmalıyız.

UNFCCC, 1992’de kabul edilen ilk iklim ile ilgili uluslararası temel sözleşme; atmosferdeki sera gazları oranlarını tehlikeli seviyelerin altında tutmayı amaçlayan ilk girişimdi. 1997’de Kyoto Protokolü, gelişmiş ülkelerin sera gazı emisyonunu belirli oranda düşürmesini yasal olarak zorunlu kılan diğer bir sözleşme oldu.

Paris Anlaşması, 2015 yılında COP21’de kabul edilen anlaşma. Küresel sıcaklık artışını 2 derecenin altında, ideal olarak 1,5 derece sınırında tutmayı hedefler. Ülkeler her yıl COP (Taraflar Konferansı) zirvesinde bu hedefleri güncellerler.

COP31, 2026 Kasım ayında ülkemizde, Antalya’da olacak. Ev sahipliği yapacağız.

Kentleri iklim değişikliğine karşı hazırlamak, sera gazları emisyonunu azaltmak, aşırı hava olaylarına karşı dirençli altyapılar kurmak için acil planlamalar gereklidir. Yerel yönetimler sürdürülebilir enerji ve iklim değişikliği eylem planları yapmalıdırlar. Kentin karbon ayak izi ölçülmeli, azaltıcı hedefler konulmalıdır. Afet risk yönetimi yerel politikaların merkezine alınmalıdır. Yeşil çatı, yeşil duvar, dikey tarım uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır. Kent içi yeşil alanlar ve koridorlar artırılarak sıcaklık adası etkisi azaltılmalıdır.

Suyu emen sünger şehir tasarımıyla ani sel baskınları önlenmelidir. Yaya öncelikli kentsel tasarım ve güvenli bisiklet yolları önemsenmelidir. Toplu taşıma, elektrikli ve yenilenebilir enerji kaynakları ile desteklenmelidir. Binalarda enerji verimliliği ve güneş enerjisi sistemleri zorunlu hâle getirilmelidir. Bu güzel ve geleceğin olmazsa olmaz uygulamaları için yerel yönetimler, halk hazırlanmalı ve bu konuda eğitici çalışmalar yapılmalıdır.

Mevcut çalışmalar sürdürülürken iklim değişikliği, meteorolojik karakterli afetlerin sıklığını ve şiddetini artırdığı için gelecekte daha zor ve ciddi sorunlar yaşanmaması için yasal ve toplumsal tedbirlerin yaşama geçirilebilmesi; bunun için gerekli ekonomik ve sosyal çabaların öncelenmesi artık bir gereklilik hâline gelmiştir.

Ülkemizde de 80’in üzerinde yerel yönetim, “Yerel Yönetimlerin Küresel Avrupa Ağı” içinde yer almaktadır. Sözleşmeyi imzalayan belediyeler, karbon emisyonlarını azaltmayı, yenilenebilir enerji kullanımını artırmayı ve sürdürülebilir enerji ve iklim eylem planları (SECAP) hazırlanması için çalışmalar yapmayı kabul etmişlerdir. Gelecek yıllarda sıcak çarpacak. Bu konuda maddi, manevi ve toplumsal olarak hazır olmak, daha iyi bir yaşam standardı sağlayacağı gibi can da kurtaracaktır. Ölümleri, afetleri azaltmak, şimdiden alınacak tedbirlerle en önemli sorumluluğumuz olmalıdır.