Memur maaşı ile emekli aylıklarına temmuzda yapılan artışlar iki aylık enflasyon karşısında erimeye başladı. Memur sendikaları konfederasyonu hükümetten ek zam talep ediyor.
Dar gelirli milyonların eline geçen para temmuz ve ağustos dönemini kapsayan iki ayda buhar oldu. TÜİK verilerine göre TÜFE oranı temmuzda yüzde 1.78, ağustosta yüzde 1.84 olmak üzere iki ayda birleşik yüzde 3.66 düzeyinde gerçekleşti. Temmuzda ara zam verilmeyen asgari ücretli bu dönemde en çok hak kaybına uğrayan kitle oldu.Yılbaşında 28 bin 75 TL’ye yükseltilen asgari ücretin alım gücü TÜİK’in yüzde 22.07 oranında hesapladığı sekiz aylık enflasyona göre ağustos sonu itibarıyla 22 bin 999 liraya geriledi.
Yüzde 7 oranındaki temmuz zammıyla 66 bin 188 liraya çıkarılan en düşük memur maaşı ağustos ayı sonu itibarıyla 63 bin 851 liraya düştü. Temmuz ayında yüzde 17.76 oranında artışla 23 bin 552 liraya yükseltilen en düşük emekli aylığı TÜİK verilerine göre iki ayda 832 lira eridi.Temmuzda 31 bin 557 lira olan en düşük memur emekli aylığının alım gücü TÜİK’in hesabıyla 1.113 lira eriyerek 30 bin 414 liraya geriledi. 24 bin 303 lira olan en düşük işçi emekli aylığı 2 ayda 857 lira kayıpla 23 bin 466 liraya düştü. Aylık ve maaşlardaki erimenin önümüzdeki aylarda da sürmesi bekleniyor.
Memur ve emeklinin alım gücünün gerilemesi karşısında memur sendikaları konfederasyonu hükümetten ek zam istiyor. Emekçi ve emeklinin gerçek enflasyona göre maaş ve aylık alması gerektiğine vurgu yapan konfederasyon başkanları, iktidardan maaş ve aylıklara seyyanen zam yapmasını, refah payı vermesini talep ettiler. Seyyanen zammın yüzde 50 oranında olmasını isteyen konfederasyon başkanları, enflasyon farkının 6 ayda bir değil her ay maaş ve aylıklara eklenmesini istiyor. Tabii üyeleri için ek zam ve refah payı talep etmek sendikaların temel görevi. Lakin, seçime değin bu taleplerin karşılanmayacağı belli. İktidar taleplere karşılık bir adım atmadı. Seçim dönemini bekliyor yüksek olasılıkla. Zaten şimdiden seçime yakın memura, emekliye, asgari ücretliye, esna ve çiftçiye yüksek oranlı zam verileceği haberleri medyada yer almaya başladı.
4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Yasası, memur ve emeklinin elini kolunu bağladığından verilecek zamda son sözü hükümet, dolayısıyla Kamu Görevlileri Hakem Kurulu söylüyor. Grev hakları olmadığından memur, toplu sözleşme masasında etkin değil. Ayrıca yetkili konfederasyon Memur-Sen’in iktidara yakın politikası toplu sözleşme masasında memurun etkinliğini zayıflatıyor. Memurun hak ettiği zammı alabilmesi için grev hakkı tanınarak 4688 sayılı yasada değişiklik yapılması gerekiyor. Mevcut hali ile toplu sözleşme görüşmelerinde siyasi iradenin belirlediği zam ve sosyal haklar geçerli oluyor.
Bir yanda çarşı pazarın cep boşaltan fiyatları diğer yanda belirgin düzeyde geriletilemeyen enflasyon memur, emekli, esnaf, çiftçi, dul ve yetimi yoksullaştırmaya devam ediyor. Seyri dindirilemeyen enflasyon karşısında aylık ve maaşlara yapılan zamlar emekli ve çalışanı zor durumda bırakıyor. Toplumsal sınıf ve kitleler enflasyon sonucu ortaya çıkan geçim sıkıntısını farklı hissediyor. Milyon lira ve dolarları bankada olan, faizden para kazananlar hayat pahalılığını fark edemeden refah içinde yaşarken, milyonlarca dar ve sabit gelirli kitle hayat pahalılığı ile enflasyonun altında ezilerek küçüldükçe küçülüyor.
En düşük yüzde 20’lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 6.4’ünü alırken, en yüksek yüzde 20’lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 48’ini elde ediyor. 2025 yılında yaklaşık 18 bin 103 dolar olan kişi başına milli gelirin 2026 yılı sonunda 20 bin doları aşacağı hükümet yetkilileri tarafından açıklandı. Ancak hayatın gerçeği hiç öyle demiyor. Asgari ücretli, emekli, dul ve yetimin kişi başına geliri 18 bin 103 dolar olsaydı yoksulluktan kurtulup, rahat nefes almaz mıydı. Aylık ve maaşlar günün koşullarına göre hayli düşük. Bunun üzerine yapılan yetersiz zamlardan ötürü feryat ediyor insanlar. Hani kişi başına düşen 18 bin dolar. Zaten toplum da inanmıyor bu tür pembe açıklamalara.
Yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) 2027 yılı için yüzde 21 enflasyon öngörülmesi memur, emekli ve asgari ücretliyi zor dönemin beklediğini ortaya koyuyor. Memur ve memur emeklisine 2027 yılı için Hakem Kurulu kararıyla yüzde 5+4 zam verilmişti. Yüzde 21’lik enflasyon beklentisi karşısında bu oran çok düşük kalacak. Asgari ücrete yılbaşında yüzde 30 oranında zam yapılsa dahi 36 bin 498 liraya yükselecek. Bu tutar bile Türk-İş’in ağustos ayına ilişkin açıkladığı 37 bin 888 liralık açlık sınırının altında kalacak.Emekli, emekçi, dul ve yetimin umudu seçime kaldı. O vakte kadar yüksek zam hayal. 6 aylık enflasyon zammı , enflasyon farkı ve minik artışlara devam

Seçime kadar yüksek zam hayal...
Şükrü Karaman
Yorumlar