Türkiye’de zor koşullarda yaşam mücadelesini sürdüren memur ve işçi, vergi yükünü sırtlıyor. Yapılan araştırmalarla işçinin patrondan fazla gelir vergisi ödediği bir kez daha belirlendi. Son 12 yılda ücretlilerden kesilen toplam gelir vergisi 5.2 trilyon lira iken şirketlerin karlarından alınan kurumlar vergisi 3.6 trilyon lirada kaldı. Eşitsizliğe rağmen emekçinin talep ettiği vergi düzenlemeleri hayata geçirilmiyor.
Vergi dilimlerinin düşük saptanmasından ötürü emekçi 2026 yılında da patrondan fazla vergi ödüyor ve ödemeye devam edecek. Yılbaşında memur ve işçinin maaşı ile ücretine yapılan zam, yüksek vergi kesintisi nedeniyle nisan ayından itibaren düşmeye başlıyor. Yılın sonuna doğru pula dönüyor. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) ve Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) vergide adaletsizliğin giderilmesini, vergi dilimlerinin her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmasını istiyor. Böylece emekçinin soluk alabileceğini dile getiriyorlar.
DİSK, 2025 yılında işçilerin 2.5 trilyon lirasının enflasyon ve vergi yoluyla gittiğini, gelir ve damga vergisinin işçilere yıllık faturasının 1.1 trilyon lira olduğunu açıkladı. DİSK, vergi adaletsizliğinin ortadan kaldırılması ve vergi dilimlerinin yeniden düzenlenmesinin temel talepleri olduğunu her zaman dile getiriyor.
Toplanan toplam vergilerin yüzde 68’ni oluşturan KDV, ÖTV, ÖİV, gümrük vergisi, harçlar gibi dolaylı vergilerin büyük bölümünü de emekçi ve emekliler ödüyor. Türkiye’ de toplam bütçe gelirlerinin en büyük payını en adaletsiz olan dolaylı vergiler oluşturuyor. Dolaylı vergilerin tüm vergiler içindeki payı 1999 yılında yüzde 48 iken 2000 yılında yüzde 59’a çıktı. 2026 yılında ise yüzde 68’e yükselecek. Marketten kağıt havlu, çocuk bezi veya temizlik malzemesi, temel gıda ürünü alan emekçi de milyon dolarlara sahip zengin de aynı oranda dolaylı vergi ödüyor.
Halen asgari ücretin 5.8 katı olan bir üst vergi dilimi 2000 yılında brüt asgari ücretin neredeyse 22 katıydı. Vergi dilimlerinin düşük tutulmasından ötürü ücret ve maaşlardan yılın ilk aylarından itibaren yüksek gelir vergisi kesintisi yapılıyor. Yılın ortasından itibaren ücreti ve maaşı eriyen emekçi hayat pahalılığın karşısında çaresiz kalıyor. Vergi adaletsizliği ücret ve maaşlardan yapılan yüksek oranlı kesintilerle kendini gösteriyor.
2013-2025 yılları arasında ücretlilerden kesilen toplam gelir vergisi 5.2 trilyon lira iken şirketlerden alınan kurumlar vergisi 3.6 trilyon lira düzeyinde kaldı. Bu tablo emekçilerin patronlardan daha fazla vergi ödediğini kanıtlıyor. Patronlara sağlanan prim desteği ve çeşitli teşvikler memur, işçi ve emekliye verilmiyor. Hiç olmazsa işverenlere sağlanan prim yardımı kadar emekçi ve emekliye de destekte bulunmak gerekmez mi. Asgari ücretten vergi kesintisi yapılmamasına rağmen 37 bin lirayı aşan açlık sınırının altında kaldığı için milyonlarca emekçi maddi yoksunluk çekiyor. Vergisini düzenli ödeyen memur ve işçi gibi asgari ücretli hayat pahalılığı altında eziliyor.
Gelirde ve vergide adaleti sağlamak için çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alacak sistem hayata geçirilmek zorunda. İşçi, memur ve emekli üzerindeki vergi yükünü hafifletmek için sermayenin yüksek kar ve servetleri vergilendirilmelidir. Nerede görülmüş işçinin patronundan daha fazla vergi ödediği. “Emeği ile geçinenler “kümeste yolunacak kaz gibi “görülmemeli.Bir ara elmas ve pırlantadan vergi almayı düşünen iktidar bu düşüncesinden nedense vazgeçti. Nasıl olsa gariban işçi, ve memur vergiyi ödüyor, emekli de dolaylı vergilere bütçeye katkıda bulunuyor. Lakin ödediği yüklü vergiye karşılık dar gelirlinin ücret, maaş ve aylıklarında göreceli iyileştirme yapılmıyor.
Uluslararası finans kuruluşlarının hazırladığı küresel servet ve gelir dağılımı raporu Türkiye’deki gelir ve servetin dengesizliğini ortaya koydu. Türkiye’de toplam 74 trilyon lira düzeyinde bulunan servetin yüzde 41’ine denk gelen 30 trilyon liralık bölümü nüfusun yüzde 1’inin elinde bulunuyor. 44 trilyon lirayı ise nüfusun yüzde 99’u paylaşıyor. Rapor gelir dengesizliğindeki derin farkı gösteriyor. Buna rağmen çok zengin kesimle gariban işçi, memur ve emekli bir marketten alışveriş yaptığında aldığı ürüne aynı tutarda dolaylı vergi ödüyor. Şimdi bu adil mi.
Emekçi patrondan fazla vergi öder mi…
Şükrü Karaman
Yorumlar