İster becerisizlik, ister şanssızlık, ister direkten dönen top olsun olmayınca olmuyor... Samsunspor, play-off yarı final rövanş karşılaşmasında neredeyse 90 dakika tek kale oynamasına karşın Altınordu’ya elenerek, Süper Lig umudunu önümüzdeki sezona bıraktı. Oysa, maça öylesine baskılı ve iştahlı başlamıştı ki… Yasin’in, Hamroun’un, Djedje’nin olağanüstü çabası, isteği tribünü dolduran az sayıdaki taraftar ile ekran başındaki takım sevdalılarını umutlandırmıştı. Sağ ve sol kanattan bindirmelerle Altınordu kalesine adeta bomba yağdırıyordu. Ne var ki, yoğun baskı sonuç getirmedi. Hamroun’un direkten dönen topu maçın bir anlamda kırılma anıydı. Eğer o sert şut gol olsaydı kalan sürede daha özgüvenle oynayacaktı takım. Ardından Nurullah’ın hatası sonucu Altınordu, Metehan ile golü bulunca kartlar yeniden dağıtılmaya başlandı. Yıllardır Süper Lig özlemi çeken Samsunspor’un Altınordu’yu geçip, finale adını yazdırabilmesi için 3 gol atması gerekiyordu. Bu anlayışla ikinci yarıya başlayan Kırmızı-Beyazlı ekip, ilk yarıdaki gibi sahada fırtına gibi esti. Özellikle Yasin’in olağanüstü çabası sonucu 2-1 öne de geçti. Finale uzanabilmek için 1 gol daha gerekiyordu. Bindirmelerini, ataklarını sıklaştıran Samsunspor, ne yazık ki beklediği üçüncü gole ulaşamadı. Son dakikada yine Nurullah’ın hatası sonucu Altınordu’nun bulduğu eşitlik sayısı, Kırmızı Şimşeklerin hevesini kursağında bıraktı. Aslında İzmir-Bornova Aziz Kocaoğlu Stadyumu’ndaki ilk karşılaşmada 1-0 yenikken Gökhan Alsan’ın uzatmada kaçırdığı penaltı ikinci maç için çok büyük dezavantajdı. Son dakikada ele geçen eşitlik fırsatı ne olursa olsun değerlendirilmeliydi. Gökhan Alsan’ın topu itekleyerek yaptığı yumuşak vuruş Süper Lig’e yükselmeyi engelleyen en önemli etmenlerden biriydi. Sonuçta, fırsatları değerlendiremeyen, ikinci maçta tempolu, baskılı oyununa karşın yeterli sonuca ulaşamayan Samsunspor Süper Lig özlemini bir sezon daha uzattı. Değinmek istediğim bir başka ayrıntı, dış sahada çok kötü bir oyunla Menemenspor karşılaşmasında yitirilen iki puan. Eğer, o maçtan yengi ile ayrılsaydı ilk ikiye girerek çok önceden Süper Lig’e adımını atmış olacaktı. Ne olursa olsun bu gibi maçlarda 3 puan kazanmak yaşamsal değerde. Kazanamayınca 'play-off'a kalıyorsun, orada da beklenmeyen sonuçlar alınıyor. Ligin geneline baktığımızda Samsunspor’un göze hoş gelen, taraftarı hoşnut eden, sürekli baskılı oyunu sahaya yansıttığını söylemek çok güç. Eğer ikinci maçta Altınordu karşısında sergilediği oyunu ligin geneline yayabilseydi, sonuç çok daha farklı olur, yılların özlemi dinerdi. Transferde yanlış planlama, kadronun yaşlı oyunculardan oluşması, başarı yerine parayı önceleyen futbolcuların varlığı gibi çeşitli etmenler bu sezonun da boşa gitmesine yol açtı. Önümüzdeki sezonun planlamasına ivedi başlanarak genç ve yetenekli oyunculardan yeni kadro yapılanmasına gidilmeli. Başkan Yüksel Yıldırım’ın kollarını şimdiden sıvaması kaçınılmaz. Bu arada, iç ve dış saha maçlarında takımı yalnız bırakmayan, desteğini esirgemeyen CHP Milletvekili Neslihan Hancıoğlu’na yönetim ve taraftarın teşekkür borcu olduğunu da belirtelim...