Milli tarih turizmi, bir milletin bağımsızlık mücadelesini, kültürel köklerini ve devletin kuruluş dönemlerini yerinde deneyimlemeyi amaçlayan bir seyahat türü olmasına rağmen, Samsun bu büyük potansiyeli yeterince değerlendirebiliyor mu?..

Samsun, bir Çanakkale değil elbette...

Ancak, bir milletin kaderinin değiştirildiği önemli bir kilometre taşıdır...

Geçmişte tur operatörleri Trabzon-Sümela Manastırı turları düzenlerken, Samsun'a uğrayan yoktu...

Bandırma Vapuru'nun replikası, Tütün İskelesi'ndeki Atatürk ve silah arkadaşlarının balmumu heykelleri, Samsun Panorama ile Kent Müzesi zaman içinde tur şirketlerinin dikkatini çekti...

Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Samsun'dan Havza'ya geçtikleri Kurtuluş Yolu da öyle...

Onur Anıtı zaten bu şehrin simgesiydi...

Gazi Müzesi de vardı...

Turizmcilerin tabiriyle bu lokasyonlar son yıllarda ziyaretçi akınına uğruyor...

Dönemin Valisi Metin İlyas Aksoy'un bazı engellemelere rağmen kazandırdığı Bandırma Vapuru'nun, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı, AK Parti MKYK Üyesi Yusuf Ziya Yılmaz tarafından "Milli Mücadele Açık Hava Müzesi"ne dönüştürülmesiyle burayı yılda yaklaşık 1 milyon kişi ziyaret ediyor...

Az bir rakam değil...

Veriler bize bu müzenin en çok ziyaretçi alan müzeler arasında ilk sıralarda yer aldığını gösteriyor...

Samsun'da Onur Anıtı ve Yeni Samsun Müzesi dışında kalanlar, Yusuf Ziya Yılmaz'ın başkanlığı döneminde gerçekleştirilmişti...

Şimdilerde ise Samsun'a İstiklal Madalyası'nın kazandırılmasında, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı, AK Parti Milletvekili Dr. Mehmet Muş ve Vali Orhan Tavlı ile birlikte önemli katkısı bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, bu bölgeye İstiklal Meydanı ve Samsun Tanıtım Merkezi projesini yaparken, Bandırma Vapuru'nu da gerçek yeri olan Tütün İskelesi'ne taşıyacak...

Böylece "Milli tarih turizmi"nin bütün parçaları bir araya gelmiş olacak...

Doğrusu da buydu...

Samsun; bir yandan uçak ve savunma sanayi, makine, filtre, otomotiv yedek parçası, cerrahi alet ve cihazlar, elektrik-elektronik sanayi, tarımsal üretim ile balıkçılık ve su ürünleri sektöründe de "Kuzeyin üretim merkezi"ne dönüşecek...

Samsun'daki mevcut OSB'lerin faaliyet alanı, Karadeniz Bölgesi'nde bulunanların toplamından kat be kat fazladır...

Milli savunma sanayinin yüz akı BAYKAR'ın Anadolu'da ilk tesisini Samsun'da kurması, yine savunma sanayinin gurur firması MKE'nin Samsun'da üretim yapmak için gün sayması, "Kuzeyin üretim merkezi" olma iddiasının ete kemiğe büründüğünü gösterir...

Diğer yandan da "Milli tarih turizmi" başta olmak üzere Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti ve Şahinkaya Kanyonu gibi doğal varlıklarını daha iyi değerlendirilirse; Samsun ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan da dünya markası bir şehir olacak...

Bu büyük potansiyeli görenler, Samsun için kararlı, planlı, sabırlı ve uyumlu çalışarak gecesini gündüzüne katıyor...

Hiç kimse Samsun'a kazandırdıklarını evine götürmüyor; gelecek nesillere taşıyor...

O yüzden "Bu şehir için kim doğru işler yaptıysa ve yapmaya devam ediyorsa Allah razı olsun" diyorum...

Samsunlu olmak, Samsun'da doğmak değildir; bu şehri hiçbir karşılık beklemeden severek hizmet etmektir!..

Kim ne derse desin, Samsun "gümbür gümbür" geliyor...