Samsun Valiliği, Meteoroloji ve Sahil Güvenlik Komutanlığı verilerine dayanarak, yasakladığı halde, denizde boğulmakta olan yaşları 15-4 arasında olan 3 çocuğu Büyükşehir Belediyesi cankurtaranları son anda sudan çıkardı...

Önceki gün, uyarılara rağmen denize girilmesi sonucu meydana gelen boğulmaları konu alarak, "Bu kader değil, cahillik" diye yazdım...

Yine benzer bir durumu yaşadık ve bir can kaybı olmadan atlattık...

Nasıl olacak böyle, bilemiyorum...

Valilik uyarısıyla birlikte Atakum sahilinde görevli polis, jandarma ve cankurtaranların sıkı önlemler almasına rağmen denize girmek, bile bile ölüme gitmekten başka bir şey değil!..

Haydi, denize girenler "çocuk" diyelim...

Bunların anası babası yok mu?..

Bu insanlar evlatlarını göz göre göre nasıl böyle ölüme gönderebiliyor?..

Ne diyeceğimi şaşırdım, doğrusu...

Çocuklar, şimdi tedavi altında...

Bu vurdumduymazlığın bedeli ağır olmaz inşallah!..

Atakum'da her yaz mevsiminde denizde boğulanların sayısı hiç de az değil!..

Devlet her türlü önlemi alıyor...

Sahil bandında devriye gezen ekipler, denizde polis ve Karadeniz Sahil Güvenlik Komutanlığı botları, havada drone denetimlerine rağmen uyarılar dikkate alınmadığı için böyle sıkıntılı süreçler yaşanıyor...

Samsun Valisi Orhan Tavlı, göreve geldiği günlerde, denizde ve iç sularda boğulmalara anında müdahale edilmesi amacıyla bir koordinasyon merkezi kurmuştu...

İl Sağlık Müdürlüğü'nün ekipleri de bu merkezin içinde görev alıyor...

Sağlık ekiplerinin anında müdahalesi de bu çalışmanın bir parçası...

Koordinasyonun içinde, Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ve Zabıta Daire Başkanlıkları da var...

Cankurtaranlar İtfaiye Daire Başkanlığı'na bağlı çalışıyor...

AFAD, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, DSİ Müdürlüğü, İl Müftülüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de koordinasyonda iş birliği içinde görev yapıyor...

Bu merkezin koordinasyonu da Karadeniz Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda...

İlçelerde de benzer bir yapı var...

Sıklıkla anlatıyorum...

Rip akıntısının yüzme bilen insanlara bile zor anlar yaşattığını biliyorum...

Çünkü, akıntıda yüzmenin de bir tekniği var...

Elbette küçük çocuklar bunu nereden bilecek?..

Ancak, aileler havanın rüzgârlı ve denizin dalgalı olduğu durumlarda hem kendileri hem de çocukları suya girmeyecek...

Çünkü, rip akıntısı, dalganın sahile vurduğu kumsalda bile insanı çekip alıyor...

Yani kıyıda yüzmek bile tehlikeli...

"Denizin şakası yok" demiştim, ölümün de öyle...

Böyle pisi pisine ölmek, Allah'ın emanetine de "ihanet" etmektir...

Yazıktır, günahtır!..