YÜREK VAR, GOL VAR; SAVUNMAYA ACİL ÇARE!

Yeni sezonun ilk maçında Samsunspor’umuzun karşısında geçen sezonu hemen önümüzde tamamlayan Göztepe vardı.
Geçen sezon Samsun’da Göztepe’yi 3-0 yenmiş, rakibimizin Avrupa umutlarını bitirmiştik. Şimdi iki takım da yenilenmiş kadroları ve büyük hedefleriyle yeni sezonun perdesini yine Samsun’da açtı.
Samsunspor’da hedef belli: İlk 5, Türkiye Kupası’nda final ve yeniden Avrupa.
Kadromuza Antoine Sekongo, Igor Drapinski, Elliot Watt, Fatih Kaya, Bilal Bayazıt, Samed Onur ve Gabriele Guarino gibi yeni isimler katıldı.
Göztepe de boş durmadı; Sinclair Armstrong, Andre Henrique, Alex Matos, Sonko Sundberg, Luka Gugeshashvili ve Gökdeniz Bayrakdar gibi önemli takviyeler yaptı.
Ama biz bu maça bir de 7 eksikle çıktık.
Maça daha yerleşemeden 3. dakikada Matos’un golüyle 1-0 geriye düştük.
Göztepe oyuna bizden daha agresif başladı.
19. dakikada Diabate’nin hatası sonrasında Miroshi, Okan Kocuk’la karşı karşıya kaldı. Okan öyle kritik bir kurtarış yaptı ki maçın kopmasına izin vermedi.
Sonra Samsunspor ayağa kalktı.
30. dakikada Taha Altıkardeş’in ceza sahasında elle oynadığı pozisyonu hakem Kadir Sağlam önce devam ettirdi. VAR uyarısıyla monitöre gitti ve penaltıyı verdi.
Marius topu bir köşeye, Luka Gugeshashvili’yi diğer köşeye gönderdi: 1-1.
Ve 43. dakika...
Mendes’in nefis pasında kaptan Emre Kılınç, sağ ayağıyla yaptığı müthiş plaseyle topu ağlara bıraktı.
1-0’dan 2-1!
Kaptan dümenin başına geçti.
7 eksikle çıkıyorsun, daha maçın başında golü yiyorsun ama yıkılmıyor, ayağa kalkıyor ve maçı çeviriyorsun.
İşte Samsunspor ruhu budur.
Oyuncularımızın o bölümde ortaya koyduğu mücadeleyi gerçekten ayakta alkışlıyorum.
İlk yarıda topa yüzde 66 sahip olduk. Ama Göztepe’nin 9 şut ve 7 korner bulması da bana önemli bir şey söylüyordu:
Topa sahip olmak başka, oyuna tamamen hükmetmek başka.
İlk yarıyı 2-1 önde bitirmişsin, moral üstünlük sende...
Ama ikinci yarının daha 46. dakikasında Borevkovic’ten dönen top Sinclair Armstrong’un önünde kaldı. Armstrong düzgün vurdu: 2-2.

Burada Fink hocaya söyleyeceğim ilk şey şu:
İki devreye de gol yiyerek başlayamazsın!
Büyük hedefleri olan takımın konsantrasyonu soyunma odasından çıkarken kaybolmamalı.
Ama Samsunspor bu gole de çok iyi reaksiyon verdi.
Göztepe’yi adeta ablukaya aldık.
52. dakikada Celil Yüksel yaklaşık 25-30 metreden öyle bir vurdu ki top direkten geri geldi.
Arkasından ikinci penaltıyı kazandık.
Kadir Sağlam yine VAR monitörüne gitti ve Samsunspor lehine penaltı noktasını gösterdi.
Topun başında yine Marius vardı.
İlkini kusursuz atmıştı.
Bu kez vurdu...Direk!
İşte maçın benim açımdan en önemli kırılma noktalarından biri burada.
Marius o penaltıyı gol yapsa Samsunspor maçı koparabilirdi.
Çünkü oyun bizdeydi, rakip baskı altındaydı, tribün ayağa kalkmıştı.
Ama futbolun değişmeyen kanunu vardır:
Atamayana atarlar!
65. dakikada bunun bedelini ödedik.
Janderson’un pasında Efkan çok klas vurdu ve Göztepe 3-2 öne geçti.
Direkten dönen top...
Kaçan penaltı...
Ardından kalende gol.
Futbol bazen bu kadar acımasızdır.
Burada artık bir başka gerçeğin de altını çizmek zorundayım.
Gol atıyoruz ama attığımız kadarını, hatta fazlasını yemeye başladık.
Bu Samsunspor’a yakışmaz.
Yediğimiz goller de bize yakışmadı.
Özellikle savunma yerleşimi, bireysel hatalar ve konsantrasyon konusunda Fink hocanın acilen çözüm üretmesi gerekiyor.
Diabate’ye de ayrı bir parantez açacağım.
Topla çıkmak istemesi güzel.
Özgüven güzel.
Ama kendi kalenin önünde rakibe top hediye edemezsin!
Bir pozisyonda kaptırdığı top neredeyse rakibe “al da at” pası oldu.
İyi de Diabate, bu ne laubalilik?
Stoperin ilk görevi güven vermektir.
Kendi ceza alanının çevresinde artistlik yapılmaz, risk alınmaz.
Allah’tan bugün Okan Kocuk vardı.
Okan birçok kritik pozisyonda gole izin vermedi ve Samsunspor’u maçın içinde tuttu.
Ve geldik 90. dakikaya...
Samsunspor yine pes etmiyordu.
52. dakikada yaklaşık 25-30 metreden vurmuş, direğe takılmıştı Celil.
Ama belli ki aklında kalmış!
90. dakikada yine aldı topu...
Yine uzaktan baktı...
Ve bu kez öyle bir vurdu ki Luka Gugeshashvili sadece seyretti!
Muhteşem gol! 3-3!
Celil ilkinde direği dövdü, ikincisinde ağları!
İşte mücadele budur.
İşte vazgeçmemek budur.
Samsunspor 7 eksikle sahaya çıktı, iki devrenin başında da gol yedi, penaltı kaçırdı, direğe takıldı, 3-2 geriye düştü...
Ama teslim olmadı.
Ben bu yüreği alkışlarım.
Savunmadaki hataları eleştiririm, gereksiz riskleri söylerim, Fink hocadan çözüm isterim ama futbolcunun ortaya koyduğu mücadeleyi de teslim ederim.
Göztepe'yi de kutlamak lazım.
Onlar da son derece istekli, dirençli ve cesur oynadılar.
Sezonun ilk maçında iki takım bize çok güzel bir futbol gecesi yaşattı.
Samsunspor 3, Göztepe 3.
Puanlar paylaşıldı ama benim gördüğüm başka bir şey var:
Samsunspor da Göztepe de bu sezon ilk 5 yarışının içinde olacaklarını oynadıkları futbolla gösterdiler.
Samsunspor adına hücum gücü, mücadele ve pes etmeyen karakter umut veriyor.
Ama Fink hoca şu savunma problemini çözmek zorunda.
Çünkü hedef Avrupa ise...
Üç gol atıp üç gol yiyerek her hafta yol alamazsınız.
Yüreğimiz var.
Golümüz var.
Mücadelemiz var.
Şimdi o mücadeleyi sağlam bir savunmayla tamamlamamız gerekiyor.
Samsunspor’umuzu yürekten mücadelesinden dolayı alkışlıyorum. Bu takım daha da iyi olacak.