Atakum'da rip akıntısı yüzünden çok sayıda boğulma tehlikesi yaşanıyor...
Önceki gün de yürekleri dağlayan bir olayla sarsıldık...

Samsun'da, AK Parti İl Başkanlığı binasının zemin katındaki otoparkta görevli Hasan Voyvat, pazar günü oğlu ve yakınlarıyla denize gitti...

Bir süre sonra hem kendi çocuğu hem de 3 yakın akrabası boğulma tehlikesi geçirdi...

İyi yüzme bilen ve gücü kuvveti yerinde olan Hasan Voyvat, hem kendi çocuğunu hem de yakınlarından iki kişiyi kurtardı. Bu sırada, yeğenini de kurtarmak istemişti. Ancak, bu mücadele esnasında, hem su yutmuş hem de gücünü kaybetmişti. Son bir hamle ile yeğeni Emir Ulaş Usta için denize daldı. Hasan Voyvat bir daha çıkamadı, yeğeniyle birlikte boğulmuştu...

Herkese olan saygısıyla bildiğim ve sevdiğim Hasan Voyvat, hepimizi üzdü...

Allah onun ve yeğeninin mekânını cennet etsin!..

Söylenecek çok söz var elbette...

Geçmişten bu yana Atakum'da rüzgârlı havalarda ve denizin dalgalı olduğu durumlarda yüzülmemesi konusunda uyarı var...

Rip akıntısının yüzme bilenlere de zor anlar yaşattığını, hatta bir şampiyon yüzücünün güçlükle kurtarıldığını biliyorum...

Üstelik yazmıştım da...

Eskiler, "Denizin şakası yok" derdi...

Ortaokul yıllarında boğulmak üzere birini kurtarmak isterken, az kalsın canımdan oluyordum...

Çünkü kurtarma tekniğini bilmiyordum...

Arkasından yakalamam gerekirken, önden yanaşınca o kişi boğazıma sarıldı. Durumu gören mahalleden bir ağabeyim teklemeyerek, beni ondan ayırdı; sonra da adamı kurtardı...

Denizde kolay değil, bu işler!..

Atakum'da, Büyükşehir Belediyesi'nin cankurtaranları, Emniyet Müdürlüğü'nün deniz polisi, jandarma bölgesinde devriye gezen askerler ve Sahil Güvenlik Komutanlığı botları görev yapıyor...

Yüzlerce insanı kurtardılar ama rip akıntısı anında insanı sürüklüyor...

Buna rağmen insanlarda bir umursamazlık var...

Denize girmenin yasak edildiği günlerde bile insanlar kaçak olarak suya girip çıktı...

Yazık değil mi?..

İnsan hayatından değerli ne var, bu dünyada?..

Allah aşkına yapmayın!..