Ağızdan bir söz çıktıysa onun gereğini yerine getirmek insanlığın, onurlu karakterin olmazsa olmazıdır. Çalıştırdığı işçinin alacaklarını söz vermesine karşın ödememek, sürekli ötelemek en büyük ayıp, utanılası durumdur.
Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Elazığ ETİ Gümüş ve Doruk Madencilik ocaklarında çalışan yüzlerce yer altı emekçisi, birikmiş ücretleri ve kıdem tazminatları ödenmediği gerekçesiyle günlerdir Başkent Ankara’da eylem yapıyor. Holding merkezi ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde polis ablukasında eylemlerini sürdüren madenciler belirli aralıklarla gözaltına alınıyor. Serbest kaldıklarında yeniden holding binası ve bakanlık önünde toplanıyorlar. Gündüz kavurucu sıcakta, gece Ankara’nın ayazında patron için çerez parası sayılacak alacaklarının ödenmesi mücadelesini yılmadan yürütüyorlar.
Onlar çok hevesli değil günlerce uykusuz ve yorgun kalmaya, yol kenarlarında beton üzerinde üzerleri çıplak halde sabahlamaya. Tek dertleri yıllarca akıttıkları alın terinin karşılığını alabilmek, ailesinin geçimini sağlayan ekmek parasına kavuşabilmek. Lakin çalıştırdığı işçinin alın teri sayesinde kazanan, yumağını büyüten Yıldızlar SSS Holding’in patronu her eylemde “alacaklar ödenecek” diye açıklama yapıyor. Ya çok az tutarda ödeme yapıyor ya da bazı işçilerin parasını hesaplarına yatırmıyor.
Bir anlamda ciddiye almıyor madencileri . İşçilerle yüz yüze yaptığı son görüşmede yine “alacaklarınızı ödeyeceğim” sözünü verdi, “ misafirim olun size kebap ısmarlayayım” diyerek sözüm ona gönüllerini almaya çalıştı. Madenciler daha önce verilen sözlerin karşılanmadığını bildiğinden patrona yine güvenmedi. Ve haklı çıktılar. O patron yine sözünü yerine getirmedi, alacaklar hesaplara yatırılmadı. Oysa nisan ayında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı temsilcileri, holding yetkilileri sendikacıların gerçekleştirdiği ortak toplantıda bütün işçi alacaklarının ödenmesine ilişkin karar alınmıştı. Aradan dört aydan fazla süre geçti, paralar hesapta yok, emekçiler Ankara’da eylemde. İşçiler bu sıcak altında günlerce evlerinden, ailelerinden uzak , sefalet içinde eylem yapmaya çok da meraklı değil. Lakin söz konusu yerin yüzlerce metre altında akıtılan alın terinin ve emeğin karşılığı olunca akan sular duruyor.
Üç bakanlığın garantörlüğüne rağmen, patron “param yok, sıkışık durumdayım, bankadan kredi çekme işlemleri gecikti” gibi ifadelerle aklınca kendini savunuyor. Ama sahibi olduğu diğer maden ocakları çalışmaya devam ediyor. Aslında bu patronun bütün işyerlerinde işçi alacaklarının ödenmesine ilişkin sorunlar yaşanıyor. Düzenli bir ödeme sistemi yok. Hep aksıyor. Buna rağmen Enerji Bakanlığı’ndan yeni maden ocakları açabilmek için ruhsat alabiliyor. Eylem yapan maden emekçilerinin bir diğer tepkisi de Enerji Bakanlığı’na. “ Eğer işçi alacaklarını ödemiyor, söz vermesine rağmen yerine getirmiyorsa bakanlık neden yeni ruhsatlar veriyor bu adama” diye serzenişte bulunuyorlar. Enerji Bakanlığı önünde eylem yapmalarının nedeni de bu. Ancak kolluk kuvvetleri göz açtırmıyor, belirli aralıklarla göz altına alıyor hepsini. Geceyi emniyette geçirip, sabahleyin Salı veriliyorlar.
Madenciler paralarını almakta kararlı. Nisan ayından bu yana 19 eylem gerçekleştiren işçiler, paralarının ödenmemesi durumunda Ankara’dan ayrılmayacaklarını açıkladı. Üç bakanlıktan biri bu patronu çağırıp, “Söz verdin, niye ödemiyorsun işçilerin parasını” diye niye sormuyor, baskı uygulamıyor sahi. Olmazsa bu maden ocaklarına el koyarak kayyım atayabilir siyasi irade. Zira ortada bir hak gaspı var. Bu patron devletten büyük mü Allah aşkına. Enerji Bakanı işçileri bire bir dinlese belki de alacaklar ödenecek. Lakin Bakan madencilerin ısrarlı görüşme talebine olumlu yanıt vermiyor. Kolay değil madencilerin işi. Ama onlar çok kararlı analarının ak sütü gibi helal olan paralarını hesaplarında görmeye.
Madencilik dünyanın en zor mesleğidir. Her babayiğidin harcı değil yerin yüzlerce metre altında saatlerce gün yüzü görmeden, ölümle burun buruna kazma sallamak, kömür çıkarmak. İnsani koşullardan uzak çalışan madenciler ay başında umutla ücretlerinin ödenmesini beklerken, acımasız patronun keyfi tutumundan ötürü evine boynu bükük gidiyor. İhtiyaçlarını gidermek için para bekleyen aile ve çocuklar babalarının üzüntülü tavrından yine parasız kaldıklarını anlıyor. Bu durum bir, iki, üç değil aylarca sürüyor. Sonunda çilekeş madenciler alacaklarının ödenmesi için Ankara’ya yürüdü. Başkent sokaklarında baretlerini yere vurarak eylem yapıyor. Türkiye’nin yakından tanık olduğu bu tablo gerçekten can yakıyor. Artık daha fazla uzamamalı. Madenciler paralarını alarak, güler yüzle evlerine dönmeli.

Şükrü KARAMAN