Sezon başında bol avlanan, ucuz fiyatı ile yoksul sofralarının vazgeçilmezi olan hamsi, Karadeniz’in ılıman suyundan ötürü Gürcistan’a göç etti. Artık tezgahlarda dondurulmuş hamsi yer alıyor.
1 Eylül’de başlayan ev sezonu başında tekne kaptanlarının öngördüğü gibi geçen yılın aksine hamsi bol avlandı. Ekmeğini mavi sulardan çıkaran kaptan ve tayfalar bu sezon palamutun kıt, hamsinin bol olacağını açıklamıştı. Sezonun başlamasıyla dedikleri gerçekleşti ağlar tonlarca hamsi ile doldu. Karadeniz’den adeta hamsi fışkırıyordu. Palamut yok denecek kadar az avlanırken, istavrit, mezgit ve barbunya balıkları da yüz güldürdü. Hamsinin yanı sıra istavrit de balıkçı tezgahlarında bol yer aldı.
Çok avlanan hamsinin fiyatı bir ara 50 TL’ye dek geriledi. Öyle ki ucuz hamsi kuyrukları oluştu balıkçıların önünde. Evine kilosu 1000 TL’ye ulaşan kıyma giremeyen dar gelirli ucuz hamsi ve istavrit balığı ile protein gereksinimini karşıladı. İstavrit balığı da zaman zaman 100 TL’ye kadar düştü. Ne var ki dar ve sabit gelirlinin ucuz hamsi sevinci sadece dört ay sürdü. Balıkçılara göre havaların soğuması ile hamsi bir anda yön değiştirerek Gürcistan açıklarına göç etti. Hali ile taze hamsinin yerine buzhane ürünleri yer almaya başladı. Marmara Denizi’nde az da olsa hamsi avlanıyor. Ancak, iri ve yavan olan bu hamsinin tadı Karadeniz’de yakalananın yanına bile yaklaşamıyor. Balıkçılar, Gürcistan’a giden hamsinin yeniden Zonguldak, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize açıklarına dönebileceğini umuyor.
15 Nisan’dan itibaren denizlerde avlanmak yasak. Üç ay var yasağın başlamasına. Bu sürede hamsi sürpriz yaparak geri döner mi bilinmez. Geçen sezonlarda da hamsi bu aylarda Türk karasularından Gürcistan’a doğru yol almıştı. Sonra da gelmiyor, çok az yakalanıyordu. Fiyatları cep yakıyordu. Bu sezon da aynısı gerçekleşir mi bekleyip göreceğiz. Eğer dönmezse buzhane hamsileri satılacak. 200-250 TL arasında müşteri bekliyor şoklanmış hamsi. Tabii canlı gözü, berrak görünümü ile cezbeden, ağlardan yeni toplanan taze hamsinin yerini tutması mümkün değil. Balıkçı tezgahlarının yanında lokantalarda da zorunlu olarak buzhane hamsileri müşteriye sunulacak. İşletme sahiplerinin etik gereği bu ayrıntıyı onlara söylemesi gerekiyor. Zira balık tutkunları taze ile buzhane hamsisini ayırt edebilecek kadar deneyimlidir.
Hamsi yok ama, istavrit, barbunya, tirsi, zargana, çinakop ve mezgit bol. İstavrit bu sezon çok avlanıyor. 150-250 TL arasında değişken fiyatı ile her keseye hitap ediyor. Tezgahlarda havuz balıkları somon, levrek, çipura ile deniz balıkları kalkan, kötek, kırlangıç, 4-5 tanesi 1 kilogram gelen barbunya ile her biri 1 kilograma ulaşan bakalorya türü mezgit bulunuyor. Yani ne tür arasanız var. Bu sezon çok bereketli denizler. Her bütçeye hitap eden balıklar dikkat çekiyor tezgahlarda. Ancak hamsinin eksikliği oldukça fazla hissediliyor. Tadı ve ucuz fiyatı ile hamsinin yeri her zaman ayrıdır dar gelirliler için. Hamsi bol olduğu sezonlarda adeta bayram eder garibanlar. Ne var ki sevinçleri kısa sürdü, hamsi yine Gürcistan’a kaçtı.
“Boğazın Prensi” olarak bilinen lüfer ve büyüğü kofana bu sezon da az yakalanıyor, fiyatı da oldukça yüksek. Balıkçılara göre, çinakop ve lüfer, Karadeniz’de bol olmasına karşın, avcı teknelerinin bu balıkların gezindiği sulara girmesi yasak. Bu nedenle denizlerdeki lüfer ve kofanın yüzde 95’i avlanamıyor. Deneyimli kaptanlar bu balıkların kıyıya yakın sularda gezindiğini, teknelerin belirli metre yasağından dolayı yakalayamadıklarını belirtiyor. Avlanabilmek için balığın deniz yüzeyinin 24 metre altına inmesi gerekiyor. Deniz suyunun sıcak olması nedeniyle balıklar derine inmiyor. Lüfer ve kofanın ancak yüzde 5’i yakalanıyor. Yüzde 95’i denizlerde kalıyor. Bundan dolayı çok az avlanıyor ve çok pahalı Boğazın Prensi. Hamsi kaçtı gitti. Ancak , istavrit, mezgit, barbunya ve tirsi bol. Fiyatları da öyle çok yüksek değil. Sağlık ve protein gereksinimini karşılamak için bol balık tüketilmeli.
Türkiye, üç yanı denizli ülke olmasına karşın çeşitli nedenlerden ötürü istenilen düzeyde balık avlanamıyor, kişi başına tüketilen balık miktarı 7-7.5 kilogram düzeyinde. Dünyada kişi başına balık tüketim oranı ise 20 kilogram. Aradaki fark deniz ürünlerinden yeterince yararlanamadığımızı ortaya koyuyor.
