Dertlerine derman arayan emekliler geçen hafta sonu yedi ilde eylem yaparak taleplerini bir kez daha haykırdı. Yaş almış büyükler 20 bin lira aylıkla geçinemediklerini gür sesle dile getirirken, insanca yaşanabilir aylık, seyyanen zam, bayram ikramiyelerinin asgari ücret düzeyine yükseltilmesi, aylık hesaplama sisteminin değiştirilmesi gibi istemlerini çığırdı. Artan kiralar ve enflasyon karşısında aylıkların 17 günde tükendiğine dikkat çeken binlerce emekli, “Bizi görmeyeni sandıkta görmeyiz” diyerek siyasi iradeye mesaj yolladı. Milyonlarca emekli, dul ve yetimin durumu her geçen gün kötüye gidiyor. Temel tüketim maddelerine gelen zamlar iyice yoksullaşmalarına yol açıyor. İçinden çıkılmaz hale gelen mevcut tablo 70 yaşın üzerindeki emekliyi bile sokağa çıkarıyor. Öylesine bunalmışlar ki adeta 25 yaşındaki gençler gibi heyecanla taleplerini bağırıyor. Bayramlarda memleketlerine gidemediklerini, canının çektiklerini alamadıklarını, parklarda günlerini geçirdiklerini anlatan emekliler, ileri yaşlarına rağmen tehlikeli işlerde çalıştıklarını ifade ettiler. Aylıklarına yapılan zamda esas alınan TÜİK’in TÜFE oranlarına inanmadıklarını vurgulayan milyonlar seyyanen zammın zorunluluğuna dikkat çekti. Savaştan ötürü hayatın daha pahalaşması üzerine asgari ücretli ve emekli ara zam istedi. Lakin hükümetten, AKP tarafından yapılan açıklamalar karşısında hayal kırıklığı yaşadılar. Aylık ve asgari ücret hızla eriyor. Bunun karşılığında ara zam gereksinimi kendiliğinden ortaya çıkıyor. Ne var ki insani talepleri dikkate alınmıyor. 17 milyonu aşkın kitlenin istemlerini göz ardı etmek iktidara yarar sağlamaz, oy kaybettirir. Hızla yoksullaşan ve canı, cebi yanan emekli kendine layık görüleni seçim döneminde unutmaz. Büyük oy deposu olan emekli, dul ve yetimi ıskalayan siyasi irade bedelini sandıkta öder. Emekliyi hafife almak çok pahalıya mal olur. “Seçim yaklaştığında aylıklarında göreceli iyileştirme yapar, gönüllerini kazanırız” diye hesap yapanlar yanılırlar. Zira emekli gerçekten ayakta durmakta zorlanıyor, ekmeği çok küçüldü. Yoksulluğun pençesinde kıvrandıkça kıvranıyorlar. Hiç yaşamadıkları kadar derin ekonomik krizin içindeler. Doğalgaz ve elektriğe son gelen yüzde 25 oranındaki zamlar işin tuzu biberi oldu. Faturalar kabaracak, ceplerinden çıkan para artacak. Yılbaşında aylıklarına yüzde 12.19 oranında artış yansıtılan SSK ve Bağ-Kur emeklisi toplumun en çok ezilenleri arasında ilk sıraya yerleşti. Düşük aylık artışlarının hayal kırıklığını üzerlerinden atamadan ikramiyelerine zam yapılmayarak ikinci şoku yaşadılar. Bin lira bile çok görüldü onlara.
Müteahhitlere, iş adamlarına para bulunuyor, kredi ve teşvikler sağlanıyor, sıra işçi, memur, emekli, dul, yetim, esnaf ve çiftçiye geldiğinde “para yok” denilerek aylıklara çok düşük zam yansıtılıyor, ikramiyeler yerinde sayıyor. Yetersiz aylıklardan ötürü canının çektiğini alamayan gariban emekli Ankara-Ulus’ta bedava dağıtılan elmayı alabilmek için birbirini parçaladı. Medyadaki düşündürücü görüntüler insanın içini acıttı. Yazık değil mi onurlu insanlara. Siyasi irade yetkilileri bu görüntüleri izlemiştir umarım. Onlar çalışırken devlete karşı görevlerini kusursuz yerine getirdi. Şimdi insanca aylık talepleri neden dikkate alınmıyor. Çalışırken ödedikleri primlerin karşılığını istiyorlar. Hal böyle olunca emekli aylıklarına yılın ikinci yarısında yapılacak artış için temmuz ayını beklemeye başladı. Başka çaresi de yok. Yılın ilk üç ayında TÜFE oranı yüzde 10.4 oranında gerçekleşti. Nisan, mayıs ve haziran enflasyonu ile birlikte aylık ve maaşlara yapılacak zam oranı belli olacak. Öngörüler SSK ve Bağ-Kur emekli, dul ve yetim aylığına temmuzda yüzde 15-16 arasında, memur maaşı ile memur emeklisi aylığına enflasyon farkı ile birlikte yüzde 11-12 arasında artış yansıtılacağı yönünde. Belki 1-2 puan üzeri ve altında gerçekleşebilir. Zira TÜİK haziranda TÜFE oranını aralıkta olduğu gibi beklentilerin altında açıklayabilir. İktidardan istediğini alamayan emekli temmuz ayını gözlüyor. Ancak o zam da alev alev yanan pazar ve market fiyatları karşısında yine yeterli olmayacaktır.
Emekliyi hafife almayın…
Şükrü Karaman
Yorumlar