Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla..
Rahman, dünyada bütün canlıların maddi manevi bütün ihtiyaçlarını karşılayarak son derece merhametli olan demektir. Rahim ise, ahirette yalnız İslam’ın tamamına inanan ve İslam nizamının fert, cemiyet ve devlet düzeyinde uygulanmasına razı olan mü’minlere merhamet edecek olan demektir.
Bizi yaratan, yaşatan, yöneten, rızıklandıran, sayısız nimetlerle donatan, her nefeste iki can borcumuz olan, üzerimizde sınırsız tasarrufta bulunma hakkına sahip olan, iki cihanda mutlu edecek kanunlar koyan, Rahman ve Rahim olan Yüce Rabbimiz Allah’tır.
Allah Bizim Rabbimiz, Biz ise O’nun Kullarıyız
Kul demek, İslam nizamının tamamına eksiksiz ve katkısız inanan, inandıklarını ise sadece Allah rızası için uygulamaya çalışan ve böylece sadece Allah”a ibadet eden demektir. İbadet sadece namaz kılmaktan, oruç tutmaktan, zekât vermekten ve hacca gitmekten ibaret değildir. İbadet, yememizi, içmemizi, giyinmemizi, evlenmemizi, boşanmamızı, düğünümüzü, derneğimizi, ticaretimizi, ahlakımızı, miras taksimimizi, kısacası hayatımızın her alanını Rahman olan Allah’ın kanunlarına uydurmaya çalışmaktır.
Rahman Olan Rabbimizin Çok Sevdiği Bir takım Has Kulları Vardır
Rahman olan Rabbimizin, kendilerinden razı olup çok sevdiği ve Cennete çok yüksek makamlar vaadettiği bir takım has kulları vardır. Yüce Rabbimiz onların kimler olduklarını, nasıl bir ahlaka sahip olduklarını ve bu yüksek makama nasıl çıktıklarını, Furkan suresi 63 ilâ 77. Ayetlerinde bizlere mealen şöyle haber vermektedir:
‘Rahmânın has kulları, yeryüzünde kibirlenmeden tevazu ile yürürler, kendini bilmez cahiller kendilerine laf atıp sataşınca, kötülüğe kötülükle karşılık vermeden selam deyip geçerler.’ (63)
‘Rahmânın has kulları, gecelerini Rablerine secde ederek ve kıyam durarak geçirirler ve şöyle derler: Ey Rabbimiz! Cehennem azabını üzerimizden sav. Doğrusu onun azabı gelip geçici değil, devamlıdır. Orası gerçekten ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!’ (64-66)
‘Rahmânın has kulları, harcadıklarında ne israf ederler ne de cimrilik ederler; onlar bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar.’ (67)
‘Rahmânın has kulları, Allah ile beraber başka bir tanrıya ibadet ve dua etmezler. Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa, günahının cezasını bulur, Kıyamet günü azabı kat kat arttırılır ve o azap içinde alçaltılmış olarak devamlı kalır. Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışlarda bulunanlar hariçtir. Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir. Kim tevbe edip hatalarını düzeltir ve iyi davranışlarda bulunan, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.’ (68-71)
‘Rahmânın has kulları, yalan yere şahitlik etmezler ve boş sözlerle karşılaştıkları zaman o boş sözlere hiç rağbet etmeden oradan vakarla geçip giderler.’ (72)
‘Rahmânın has kulları, kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.’ (73)
‘Rahmânın has kulları, (örnek olarak aile fertlerine iyi davranırlar ve şöyle dua ederler: ‘Ey Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler ihsan eyle ve bizi takvâ sahiplerine önder kıl!’ İşte onlara, sabretmelerine karşılık Cennetin en yüksek makamı verilecek, orada hürmet ve selamla karşılanacaklardır. Ve onlar arada ebedî kalacaklardır. Orası ne güzel bir yerleşme ve ikamet yeridir. (74-76)
‘(Rasûlüm!) De ki: Kulluk ve duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin ki? (Ey inkârcılar! Siz, Allah’ın elçisinin size haber verip tebliğ ettiği gerçekleri yalanladınız. Öyleyse azap sizin yakanızı asla bırakmayacaktır!’ (Furkan; 63-77)
Ramazan Ayı Rahmanın Has Kullarında Olmak İçin Bulunmaz Bir Fırsattır
İşte içinde bulunduğumuz on bir ayın sultanı, rahmet ve mağfiret mevsimi olan Ramazan ayı, Rahman olan Rabbimizin çok sevdiği has kullarından olmak için bulunmaz bir fırsattır. Bunun için orucu sadece midemize değil bütün organlarımıza tutturmalıyız. Namazlarımızı, özellikle teravih namazlarını tadil-i erkana riayet ederek dosdoğru kılmalıyız. Namazlarımızın şekil ve mana bütünlüğünü korumalıyız. Namazda verdiğimiz sözlerimizi tutarak, namaz bilinciyle bir hayat yaşamalıyız. Ramazanda kazandığımız güzel hasletlerimizi, Ramazandan sonra da artırarak devam ettirmeliyiz. Rabbimizin bizi sevmesi, sevdirmesi ve Cennetiyle sevindirmesi dileklerimle hoşça ve sağlıcakla kalın.

Veysel Kazi- İlkadım İlçe Vaizi