Çanakkale Zaferi Türkiye Türklüğü’nün geleceğini şekillendiren bir destandır. Dandanakan Zaferi nasıl ki Selçuklu Devleti’ni doğurmuşsa ileride kurulacak Cumhuriyetimizin kurucu zaferi de Çanakkale olacaktır.

İngiltere önderliğinde İtilaf Devletleri’nin bu cepheyi açmalarının sebebi ekonomik zorluklar içindeki Rusya’ya Karadeniz üzerinden yardım ulaştırarak ayakta kalmasını sağlamak, İstanbul’u işgal ederek Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakmak, Almanya ve Avusturya’yı Balkanlardan kuşatarak Doğu ve Orta Avrupa’da etkisiz hale getirmekti. Yani sözün kısası donanma ve orduları ile Çanakkale’yi geçebilseler 1915 yılında Büyük Savaş’ı bitirecektiler.

3 Kasım 1914 tarihinde İngiliz ve Fransız gemilerinin taarruzu başladı. Asıl büyük taarruz ise 18 Mart 1915 de başladı. Ama bir gece önce Nusret Mayın gemisi Boğaz’ın stratejik noktalarını mayınlamıştı. Düşman Donanması Boğaz’ın iki tarafını ağır bombardıman altına alarak ilerlemeye başladı. Kahraman topçularımızda onlara karşılık veriyorlardı. Seyit Onbaşı 276 Kg.lık topları tek başına yerleştirerek düşman gemilerini hedef alıp batırmaya başlamıştı. Bu arada birçok düşman gemisi de mayınlara çarparak batmıştı. İngiliz komutan Boğaz’ı böyle geçemeyeceğini anlayınca çekilme emri verdi. Bu karar Çanakkale Savaşları’nın birici kısmı olan deniz mücadelesini İtilaf Devletlerinin kaybettiğinin ilanı idi.

İkinci kısımda İtilaf Devletleri Boğaz’a hâkim olan Gelibolu Yarımadasını işgal ederek Çanakkale istihkâmlarını alıp İstanbul’a yürümeye teşebbüs edecekler ve kara savaşlarını başlatacaklar.

Türk kuvvetleri Saros, Bolayır, Arıburnu, Seddülbahir, Eceabat vb. noktalarına yerleşmişti. Büyük kanlı muharebeler 25 Nisan sonrasında yaşanacaktır. İngiliz Generali Hamilton zaferden çok emindi. Türk ordusu kendilerinden çok zayıf Balkan Devletleri’ne karşı 1912’de ağır bir yenilgi almıştı. Kendileri bu devasa güçle ağır bir zafer kazanabilirlerdi. Ama bıçak kemiğe dayanınca Türk Milletinin neler yapabildiğini bilmiyorlardı. Mustafa Kemal, Esat Paşa, Fahri Paşa, Cevat Paşa, Selahattin Bey gibi komutanlarımız ve isimsiz kahramanlarımız Dünya tarihinin en büyük savunma destanlarından birini yazmaya başlamışlardı. 1916 yılına girildiğinde kara savaşlarında da yenilgiyi kabul eden İtilaf Devletleri 9 Ocak 1916 tarihinde çekildiler. Hasta adam Osmanlı Devleti muazzam güçlere ve teknolojiye sahip Avrupa’ya karşı tarihin en büyük deniz savaşını ve savunma savaşlarını kazanmıştı. 20. Yüzyılın zayıf ve sömürülen devletlerinde bu büyük zafer sonrası emperyalist devletlere karşı bağımsızlık isyanları da başlayacaktır.

İki tarafın kayıpları yarım milyondan fazla idi. Her ne kadar bu savaş yetişmiş insanlarımızın büyük bir kısmını kaybetmemize sebep olmuşsa da yıkılması mukadder olan Osmanlı Devleti yerine yeni kurulacak Türk Devleti kadrolarının ortaya çıkmasına vesile olacaktır. Çanakkale Zaferi ve şehitlerimizi anma günü dolayısıyla vatan için Allah yolunda şehit olan, gazi olan ecdadımıza şükranlarımı sunar, hepsine rahmet dilerim.

Vildan Özkök
ADRB Vaizi