TV’deki yerli dizilerin çoğunda yasa tanımaz görüntülerin sıklıkla yer alması gençleri olumsuz etkiliyor...
"Kurtlar Vadisi"nde bunu görmüştük...
Gençler, vurup kıran karakterlere özenmişti...
Kimi Polat Alemdar, kimi de Memati olmuştu...
"Çukur" adlı dizide de benzer şeyler vardı...
Şimdi de "Eşref Rüya"da daha beter görüntüler karşımıza çıktı...
Başlangıcında benim de izlediğim dizide son dönemlerde insanların aklıyla alay eden görüntülerin yanı sıra uyuşturucu özendiriciliği artınca bu saçmalıklara "dur" denilmesinin bir toplumsal sorumluluk olduğunu hatırlatma gereği duydum...
Dizinin önemli karakterlerinden olan Kadir'in aleni uyuşturucu kullanması bir yana, elindeki silahı düşmanının kafasına dayayan Eşref'e polisin müdahale etmemesi, cumhuriyet savcısı ile komiser kızının takındığı tutum hem yargı mensuplarının hem de güvenlik güçlerinin toplumdaki saygınlığına da gölge düşürüyor...
Yasanın suç saydığı eylemlere karşı işlem yapmamak ne demek?..
Ruhsatlı bile olsa birinin başına tabanca dayayan kişinin silahını almayan polis olur mu?..
Ya da onca cinayeti işleyen birine gözaltı işlemi dahi yapmayan cumhuriyet savcısı?..
Dizideki komiser kız zaten evlere şenlik!..
Görevinden başka her şeyle ilgileniyor...
Bu dizinin senaryosunu yazan her kimse, reyting için bu tür saçmalıklarla topluma zarar verdiğinin farkında değil galiba...
Türkiye’de her kurum ve kuruluşta yanlışlar vardır ama bu kadar da değildir!..
Sevgiyi, saygıyı, adaletli davranmayı, dayanışmayı ve ahlaklı yaşam erdemini konu alan Yeşilçam filmlerinin yüzlerce kere ekranlara gelmesine rağmen hâlâ keyifle izlenmesi, bu tür saçma diziler karşısında toplumun o günlere özlemini anlatmıyor mu?..
RTÜK başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların bu saçmalıklara müdahale etmesi gerekmez mi?..
Bu tür diziler, toplumsal yozlaşmayı hızlandıran bir katalizör gibidir...
Lütfen gereği yapılsın!..