Yıllardır aynı sözler, aynı vaatler, değişmeden önümüze konan evraklar.
Biri yazar, biri söyler, biri alkışlar, peki, bu bekleyişi kim sonlandıracak?
Birbirini alkışlayanlar değil, gerçekleri görenler çoğalsın. Dosyalar değil, çözümler konuşsun, verilen sözler artık karşılık bulsun.
Bizim derdimiz kişiler değil, sonuç vermeyen anlayıştır. Makamda oturmak değil, sorumluluk alıp iş bitirmektir. Evrak hazırlanır, yazılar yazılır, toplantılar yapılır, sözler sıralanır. Fakat yılların beklentisi sürüyorsa, insan sormaz mı: Sonuç nerede?

Artık evrak değil, icraat zamanı, sözle geçmez emek verenin ömrü. Bu mücadele bir kişinin değil, mesleğine gönül verenlerin ortak yürüyüşü. Liderlik, yalnızca konuşmak değildir, liderlik, sorumluluktan kaçmamaktır. Sözünü suya yazan değil, verdiği sözün arkasında durmaktır. İşi bilen, çözüm üreten, hakkaniyetle sorumluluk üstlenen; gerektiğinde son noktayı koyan, meslektaşının güvenini kazanan bir liderlik anlayışı istiyoruz. Bu mesele bir kişinin değil, bir ekibin birlikte yürüme meselesidir. Evrak yazmakla, söylem üretmekle değil, o rtak akıl ve icraatla çözüm mümkündür. On yedi Ekim geliyor, Aynı umut yine doğuyor. Bu kez yalnızca söz duymak değil, somut sonuç görmek istiyoruz. Ne kırmak istiyoruz ne kırılmak, ne kavga etmek ne de susup kalmak. Hakkımızı saygıyla savunuyoruz; çünkü emeğin karşılığını bekliyoruz.
SON SÖZÜMÜZ AÇIK, MESAJIMIZ NET:
EVRAK DEĞİL, İCRAAT!
SÖYLEM DEĞİL, SONUÇ!
KOLTUK DEĞİL, SORUMLULUK!
VE HER ŞEYDEN ÖNCE, ADALET!