Ramazan ayını diğer aylardan üstün ve faziletli kılan özelliklerden bir tanesi Kur’an-ı Kerimin bu ayda inmeye başlamış olmasındandır. Bunun için bu aya “Kur’an Ayı” denmiştir.
Kur’an bir ayı on bir ayın sultanı yapmış, bir geceyi ise bin aydan hayırlı bir gece yapmıştır. Kadir gecesi Kur’an’ın indirilmeye başladığı gece olmasından dolayı bin aydan daha hayırlı kılınmıştır. Kadir suresinde Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor. “Şüphesiz biz o Kur’an’ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin!O Kadir gecesi ki bin aydan daha hayırlı bir gecedir. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece tan yerinin ağarmasına kadar esenlik vardır.”(Kadir Suresi,1-5) İndiği ayı on bir ayın sultanı, indiği geceyi bin aydan hayırlı yapan Kur’an kendisini okuyana da hayır katar. İndiği gönlü nurlandırır, şifaya, rahmete vesile olur ve Allah katında hayırlı biri yapar. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) bir hadis-i şerifte “Kur’an’ı gereği gibi güzel okuyan kimse, vahiy getiren şerefli meleklerle beraberdir. Kur’an’ı kekeleyerek zorlukla okuyan kimseye de iki kat sevap vardır.”(Buhari,Tevhid,52) buyurmuştur. Yüce Rabbimiz onun mü’minler için şifa ve rahmet kaynağı olduğunu belirtmiştir. (İsra,82)
Kur’an ile bu dünyada dostluğumuzu sıkı tutarsak ahirette de Kur’an bizi terk etmeyecektir. Çünkü Kur’an ilahi bir kelam olup canlı bir kitaptır, okuyana Rabbimizin izniyle şefaat edecektir. Peygamber Efendimiz (sav) bu konuda şöyle buyuruyor. “Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir.” (Müslim, Müsafirin,252) Yine Sevgili Peygamberimiz Kıyamet gününde oruç ve Kur’an’ın sahibine şefaat edeceğini belirtmiştir. Oruç, “Ey Rabbim ben onu gündüz yemek yemekten ve şehvetten alıkoydum, beni ona şefaatçi kıl!” der. Kur’an da “Ben de onu gece uykusundan alıkoydum, beni ona şefaatçi kıl!” der ve şefaat ederler. (İbn. Hanbel,174) Kur’an okumanın kalbe şifa ve sekine veren eşsiz, mucizevi bir hali vardır. Peygamber Efendimiz bu hali hadis-i şerifte şöyle belirtiyor. “Bir topluluk Allah’ın mescitlerinden bir mescitte toplanır ve Allah’ın kitabını okuyup aralarında müzakere ederlerse mutlaka Allah onların üzerine sekine indirir, rahmet onları sarar, melekler onları kuşatır ve Allah kendi katındakilere onlardan söz eder.” (Müslim Zikir, Dua 11) Allah’ın rahmetiyle kuşatılmak, melekler tarafından kuşatılıp sarılmak ve Allah katında anılmak, sekine haline bürünmek Kur’an okumanın getirdiği eşsiz güzelliklerdendir. Ramazan ayı içinde nice güzellikleri barındırdığı gibi Kur’an’ın da en çok okunduğu aylardandır. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) Ramazan ayı gelince Kur’an’ı Kerimi Cebrail (as) ile birlikte mukabele ederlerdi. Mukabele geleneğimizin kaynağı budur. Hz. Fatıma validemizden gelen bir rivayette “Peygamber (sav) bana gizlice şöyle dedi. Her sene Cebrail Kur’an’ı benimle bir kere mukabele ederdi. Bu sene iki defa mukabele etti. Öyle sanıyorum ki, ecelim yaklaşmıştır.” (Buhari, Fedailü’l Kur’an,7) Mukabele geleneği Peygamber (sav) Efendimizden günümüze kadar devam eden, Peygamberimizin ve onu örnek alan sahabe-i kiramın ve İslam alimlerinin Ramazan günlerinde olan ve günümüzde bizim de Ramazan hayatımızda takip ettiğimiz, uyguladığımız en güzel örnektir.
Allah’ım Kur’an’ı kalbimizin baharı, göğsümüzün nuru, hüznümüzün kaldırıcısı, gam ve kederimizin gidericisi kıl. Amin. Hayırlı Ramazanlar…

Hatice İNAN
Çarşamba ilçe Vaizi