Bir ülkenin adını dünyaya duyurmanın birçok yolu vardır. Bazen bir futbolcunun sahadaki mücadelesi, bazen bir voleybol takımının file üzerindeki inancı, milyonlarca insanın gönlünde aynı gururu yaşatır.
Bugün Türkiye olarak hem Arda Güler’in Real Madrid’deki yükselişiyle hem de A Millî Kadın Voleybol Takımımızın kazandığı şampiyonluklarla gurur duyuyoruz.
2023 yılında henüz 18 yaşındayken Real Madrid’e transfer olan Arda Güler, genç yaşına rağmen kendisini sürekli geliştirerek dünyanın en önemli futbol kulüplerinden birinde önemli bir konuma gelme yolunda ilerliyor. İspanyol basınında yer alan haberlere göre Real Madrid’in Arda’nın sözleşmesini 2031 yılına kadar uzatmak istemesi de onun gösterdiği gelişimin ve kulübe verdiği katkının önemli bir göstergesi.
Arda’nın hikâyesinde yalnızca yetenek yok. Çalışmak, sabretmek, kendini geliştirmek ve fırsat geldiğinde hazır olmak var.
Aynı gururu Filenin Sultanları da bize yaşatıyor.
A Millî Kadın Voleybol Takımımız 2026 yılında Milletler Ligi, Akdeniz Oyunları ve Avrupa Şampiyonası’nda zirveye çıkarak ülkemize büyük bir gurur yaşattı. Kulüplerimizin Avrupa kupalarındaki başarıları da bu güzel tabloya eklendi.
Eda Erdem’in tecrübesi, Melissa Vargas’ın mücadelesi ve takımın bütün oyuncularının ortaya koyduğu emek bize önemli bir gerçeği yeniden hatırlatıyor:
Büyük başarılar yalnızca yetenekle değil; birliktelik, disiplin, çalışma ve inançla geliyor.
İşte bu nedenle bu başarıları sadece spor haberi olarak görmemeliyiz.
Bir çocuğumuz Arda Güler’i izleyerek futbol topuna sarılabilir. Bir başka çocuğumuz Filenin Sultanları’nı izleyerek voleybola başlayabilir. Belki bugün onları televizyon ekranından izleyen bir genç, yarın ülkemizin formasını taşıyabilir.
Biz yetişkinlere düşen görev ise çocuklarımıza yalnızca “Başarılı ol.” demek değil, başarıya giden yolu da göstermek.
Onlara yenilince yeniden ayağa kalkmayı, çalışmaktan yorulsalar bile hedeflerinden vazgeçmemeyi, takım arkadaşına güvenmeyi ve başarının paylaşınca daha anlamlı olduğunu öğretmeliyiz.
Çünkü bir ülkenin gerçek gücü yalnızca bugünün başarılı sporcularıyla değil, yarının Arda’larını, Eda’larını, Vargas’larını ve nice yeteneklerini yetiştirebilmesiyle ölçülür.
Arda Güler’in Real Madrid’deki yürüyüşü ve Filenin Sultanları’nın başarıları, Türkiye’nin gençlerine güzel bir mesaj veriyor:
Yetenek varsa emekle büyüt.
Hayal varsa çalışarak gerçeğe dönüştür.
Başarı geldiyse daha iyisi için yeniden çalış.
Ülkemizin adını dünyaya başarılarıyla duyuran bütün sporcularımızı gönülden kutluyorum.
Onların başarısıyla gurur duyarken, asıl görevimizin bu başarıları çocuklarımız için ilham ve umut kaynağına dönüştürmek olduğunu da unutmamalıyız.
Çünkü bugün sahada kazananlar yalnızca madalya ve kupalar almıyor; aynı zamanda geleceğin gençlerine bir yol gösteriyor.
Birkaç dizeyle…
Bir topun peşinde umut büyür,
Bir file üstünde bayrak yürür.
Emekle birleşen her güzel adım,
Yarına ışık, gençlere umuttur.
Az söz, çok anlam.
Az şikâyet, çok umut.
Az beklemek, biraz daha çok adım.
Çocuklarımızın nefesi, yarının toplumunun nefesidir.
Kazım İLHAN
Sosyolog – Aile Danışmanı ve Yazar