Yaşam öyle pahalı ki, dar ve sabit gelirli vatandaş bayramda misafir kabul edemez hale geldi. Cep boşaltan kurbanlık hayvanı almak bir yana milyonlarca kişi bayramlık şeker v e çikolata için bile zorlanıyor.
Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, ekonomik durumu iyi olanlar kurbanlıklarını alıyor. Küçük baş hayvanlar 30-40 bin TL arasında, büyükbaş hayvanlar 250-500 bin TL arasında satılıyor. Keselerine göre kurbanlık hayvan alıyor vatandaş. Kimi küçükbaş ediniyor, kimi hisseye girerek büyükbaş hayvana ortak oluyor.
Emekli, memur, dul, yetim bu bayram da kurban kesemeyecek. Zira düşük aylık ve ellerine geçen komik para ile dini vecibelerini yerine getirebilmeleri olanaksız. Emeklinin çoğu kurban kesemediği gibi bir yerlerden gelecek eti gözlüyor. Maddi durumu iyi olanlar emekli, dul, yetime, asgari ücretliye maddi katkıda bulunuyor. Bayramın bir anlamı da gizliden yoksula, garip ve gurabaya yardım etmek değil mi. Varsılların daha çok maddi katkıda bulunması gerekir garibanlara. Ama iyilik, maddi destek herkesin gözünün önünde değil, gizli yapılmalı. O insanların onuru korunmalı. Böylece toplumsal dayanışma sağlanmalı.
Milyonlara layık görülen 4 bin TL tutarındaki bayram ikramiyesi yakıcı hayat pahalılığında emeklinin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. İkramiyeler hesaplara yatırılmaya başlandı. Ancak ekonomik krizle savaşan emekli, dul ve yetim kısıtlı olanaklarla ihtiyaçlarını bir kısmını edinebiliyor. Yeni kıyafet mi alsın, bayramlık yiyecek mi alsın karar verebilmiş değil. Zira 4 bin lira ile tümünü alabilmek mümkün değil. 4 bin liralık ikramiyenin tümü emeklinin kendisine ödeniyor. Dul ve yetimin aldığı para hisse oranlarına göre azalıyor. Babasından, eşinden aylık alanlara 2 -3 bin lira arasında ikramiye verildi. Yetimler daha düşük tutarda alıyor.
İkramiyeye zam yapılması emeklinin en büyük beklentisiydi. Lakin iktidar taleplerini görmedi, seslerini duymadı. Hiç olmazsa 1-2 bin lira artırılabilir umudunu taşıyordu milyonlar. Bin lira bile zam çok görüldü, 4 bin lirada kaldı ikramiyeler. 2018-2025 döneminde emekliye ödenen toplam bayram ikramiyesi tutarı 430 milyar lirayı buldu. 2026 yılı Şeker ve Kurban Bayramı ödemeleri dahil edildiğinde toplam tutar 560 milyar liraya yaklaşıyor. Oysa 2026 yılı bütçesinde faiz ödeneği 2 trilyon 742 milyar liraya çıktı. 2026 yılı bütçesinde sosyal yardımlara 917 milyar lira ayrıldı. Faize ödenecek tutarın üçte biri kadar. Emekliye, yoksula faize ödenecek tutarın üçte biri kadar yardım yapılacak. Hani sosyal adalet, hani garibanın yanında olmak.
Aylık, ücret ve maaşlara düşük zam politikasından ötürü milyonlar yıllardır eziliyor. Hiç olmazsa ikramiyeler artırılsın diye beklediler. Ama o da gerçekleşmedi. Hal böyle olunca aylık ve ikramiyeler temel ihtiyaçları karşılayamaz düzeyde kaldı. Bu durum karşısında milyonlarca dar ve sabit gelirli kurban kesmeyi unuttu, evine çikolata ve şeker alabilmekte zorlanmaya başladı. Sadece el öpmeye gelen torunlarına bayram harçlığı ayırabildi kıt aylığından. O da harcamalardan arta kalırsa.
Vatandaş öyle dertli ki, her gün medyada feryatlarına tanık oluyoruz. Ekonomik sorunlardan dolayı ikramda bulunamayacağından bayramda misafir istemez hale geldi. Zorunlu harcamalardan elde misafiri ağırlayacak para kalmıyor. Oysa Türk insanı konukseverliği ve içten misafir ağırlaması ile bilinir ve takdir görür. O gelenek birer birer yok olmaya doğru gidiyor. Dar gelirli insanlar çok bunalmış vaziyette hayat pahalılığından, dindirilemeyen çarşı pazar fiyatlarından. Bir vatandaş, “Bayramda ne misafir gelsin, ne biz gidelim. Kimse kimseyi kabul etmiyor, bir bardak çay içilsin istenmiyor artık” derken, bir diğeri, “ Ben kimsenin evinde bayrama dolu dolu hazırlık yaptığını sanmıyorum” ifadelerini kullandı. Kimi vatandaş otobüs ve uçak biletlerinin pahalılığını dile getirerek , “ Memlekete gidemiyoruz. Kim istemez annesinin, babasının mezarını ziyaret etmek” diye yakınıyor.
Memur, emekli, asgari ücretli, esnaf, köylü yani milyonlarca dar ve sabit gelirli parasızlıktan bu bayramı da evlerinde ve parklarda geçirecek. Milyonlar öyle dertli ki bayram ziyaretçisi istemiyor, bir bardak çay ikram etmekten kaçınıyor. Parasızlık bu hale getirdi yüce gönüllü insanlarımızı.
Dar gelirli bayram misafiri istemiyor…
Şükrü Karaman
Yorumlar