Türkiye Futbol Federasyonu, Sergen Yalçın’ın A Millî Takım Teknik Direktörlüğü görevine getirildiğini resmen açıkladı.
Öncelikle hayırlı olsun.
Ancak açıklama yapılmadan önce başlayan yorumlara, övgülere ve eleştirilere baktığımızda kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: Daha maç başlamadan sonucu ilan etmek ne kadar doğru?
Bir kesim şimdiden büyük başarılar bekliyor, bir kesim ise eleştirilerini sıralıyor. Oysa henüz sahaya çıkılmadı, henüz yeni bir takım anlayışı ortaya konulmadı. Öyleyse biraz sabırlı olmak gerekmez mi?
Sergen Yalçın, Türk futbolunun içinden gelen, futbolculuk ve teknik direktörlük deneyimi bulunan bir isim. Beşiktaş ile yaşadığı şampiyonluklar da geçmişindeki önemli başarılardan biri. Elbette her teknik adam gibi onun da kendine özgü bir anlayışı olacaktır.
Asıl mesele, bu anlayışı nasıl bir ekiple sahaya yansıtacağı ve millî takımımıza neler kazandıracağıdır.
Benim temennim açık: Sergen Yalçın ve ekibi, ülkemizi başarıyla temsil etsin. Futbolu yalnızca sonuç üzerinden değil, oyun anlayışı, mücadele, takım ruhu ve adaletli bir yönetimle değerlendirsin. Millî takımımızı Avrupa’da ve dünya kupalarında ülkemize gurur yaşatacak başarılara taşısın.
Elbette eleştiri olacak. Eleştiri, gelişmenin önemli bir parçasıdır. Ancak eleştiri ile önyargıyı, değerlendirme ile hakareti birbirine karıştırmamak gerekir.
Bugün bir teknik adamı daha göreve başlamadan göklere çıkarmak da yerin dibine sokmak da doğru değil. Sosyal medyada her konuda söz söyleyenler dün olduğu gibi yarın da olacaktır. Önemli olan, kimin ne söylediğinden çok, ortaya konulan emeğin ve alınan sonuçların ne olduğudur.
Millî takım hepimizin takımıysa, değerlendirmemiz de adil olmalı.
Sergen Yalçın’a ve ekibine başarılar diliyorum. Dileğimiz; kişilerin tartışıldığı değil futbolun konuşulduğu, bahanelerin değil emeğin öne çıktığı, ayrışmanın değil ortak heyecanın yaşandığı bir millî takım izlemektir.
Çünkü millî forma, kişisel tartışmaların üzerinde, hepimizin ortak değeridir.
Kıssadan hisse:
Düdük çalmadan maç bitmez, emek ortaya konmadan hüküm verilmez. Önce fırsat verelim, sonra yapılan işi adaletle değerlendirelim.
Unutmayalım; mesele yalnızca futbol değil, mesele insanları peşin hükümle değil, yaptıklarıyla değerlendirebilmektir.
Toplumun Nefesi olarak dileğimiz; az önyargı, çok adalet; az ayrışma, çok birliktir
Kazım İlhan
Sosyolog / Aile Danışmanı – Toplumun Nefesi
Düdük çalmadan maç bitti diyenler!
Kazım İlhan
Yorumlar