banner1313

banner1300

banner1334

17.07.2019, 08:53

Yeni dönem siyasal iletişim

Son dönemlerde o kadar seçim atmosferi yaşadık ki, sanırım sandık tarihlerini hatırlamak bile marifet sayılabilir. Bütün seçimler, kendi içerisinde önemli, hepsi de “en önemli seçim” sayıldığı için büyük heyecanlar yaşadık. Ancak şartlar ne olursa olsun, millet olarak yüksek katılım sağlayarak, “demokrasi havarisi” geçinen birçok ülkeye dersler verdik.

Ne kadar gerilim olursa olsun, münferit birkaç olayın dışında; kavgasız ve gürültüsüz geçti. Herkes büyük bir heyecanla gitti ve oyunu kullandı. İradesini, düşüncesini ve kararını sandığa yansıttı. Türkiye, bütün dünyaya bu anlamda gerçekten örnek olduğunu net bir şekilde ortaya koydu.

Siyasal iletişim dediğimiz kavram, vatandaşlar tarafından en olması gereken şekilde ortaya konulmuş oldu. Çünkü iletişim dediğimiz kavram, iki tarafla yürümektedir. Vatandaş, iletişimin kendi ayağında olması gerekeni yaparak, topu tekrar siyasilerin üzerine atmıştır.

Peki nedir bu siyasal iletişim? Neden bu kadar önemli ve neden bu kadar üzerinde durulmasına rağmen vatandaşlar seçim sonrası yaşanan iletişimsizlikten şikayet eder hale geliyor. Yani oy alana kadar herkes bal satıyor, seçimler bitiyor tezgahlarda sirkeden başka bir şey bulunmuyor.

Siyaset kurumu ülkemizde bir dönem ağır hasarlıydı. Kimse siyasetçilere güvenmez, siyasetçiler de bunu hiç dert etmezdi. Herkes bildiğini okurdu. Bu ağır hasarlı ve güvenilmeyen kurum, vatandaşı duymaya, onun için konuşmaya, üretmeye başlayınca, tekrar irtifa kazandı.

İrtifa kazandı ama sonrasında ise başka bir yerden sıkıntı yaşamaya başladı. Kendini vatandaştan yukarıda görmeye başladı. Böbürlenmeye başladı. Her yapılan hizmet ile kendine rozet takmaya başladı. Taktığı her rozet sonrası, biraz daha yukardan konuşmaya, yukarıdan bakmaya devam etti.

Bütün bunlar, siyaset kurumunun içinde olması muhtemel durumlar. Ancak vatandaş artık kimin ne anlattığına bakmıyor ve bakmayacak. Seçimden önce ve seçimden sonrasına bakıyor vatandaş. Bir kısım oy verdiği adama, diğer kısım oy vermediği halde seçilen adama.

Daha önce de yazmıştım ama tekrar etmekte fayda var. Seçim öncesi bal satanlar, seçim sonrası sirke satmaya başlamamalı. “Artık görev başındayım” triplerine girerek vatandaş aksatılmamalıdır. Arada sokağa çıkarak verilen iki kare fotoğraftan bahsetmiyorum. Çünkü o iki kare fotoğrafın altına yazılan metinleri vatandaş ezberledi. Okumuyor bile.

Ayrıca siyaset yapanlar, kendilerini uzman görüyorlar ya, onlara bir haberim var. Vatandaş da artık neredeyse senede bir seçim dolayısıyla siyasi uzman konumuna geldi. Yani kim numara yapıyor, kim gerçekler ile yaşıyor net bir şekilde analizini yapıyor.

Siyasal iletişimin temeli aynı olsa da çatı baştan aşağıya değişmiştir herkesin haberi olsun. Kimse vatandaşı dört yıl daha nasıl olsa görmeyeceğim diye kendini Kaf dağlarının tepesine koymasın. İletişim için samimiyetsiz işlerin, fotoğrafların peşine düşmesin.

Ortaya ya samimiyetinizi koyar gerçek bir iletişim halinde vatandaş ile buluşursunuz ya da siyasal iletişimsizliğinizde boğulursunuz. Siyasal iletişim, elbette sadece sokağa çıkmak, halkla birebir temas etmek değildir. Siyasal iletişim, hayatın her alanında ve anında vatandaş adına doğru refleksi gösterme sanatıdır.

Yorumlar (0)