Bugün; Atakum Belediyesi'nde, İLBANK'tan beklenen "teminat mektubu" sorununun, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı AK Parti Samsun Milletvekili Dr. Mehmet Muş'un çabalarıyla çözülmesi konusu yerine, bugün gazeteciler başta olmak üzere toplumda çoğu insanın yanlış kullandığı bir tanım üzerine yazmak istedim...

Birçok gazete manşetinde ya da TV'lerin alt yazılarında sıklıkla "İşçiler maaş alamadığı için grevde" ya da "Maaş alamayan işçiler zor durumda" gibi ifadeler yer alıyor...
Kimi köşe yazarları da maalesef aynı yanlışın içinde...
Hakeza vatandaşların çoğu da öyle...
Yani, yaygın olarak kullanılan bir ifadeden söz etmek istiyorum...

Uzatmadan belirtmeliyim ki; memurun maaşı, işçinin de ücreti olur...
Hukuken de "memurun maaşı, işçinin ücreti" ifadesi doğrudur...
Çalışma hayatını düzenleyen yasalar da tanımlamayı böyle yapıyor...

Devlet memurları, 657 sayılı yasaya tabidir. Bu yüzden memurların aldığı paraya kanunda "aylık" veya günlük dilde "maaş" denir. Maaş, yapılan işin saatlik karşılığı değildir. Memur, çalışacağı ayın maaşını peşin olarak her ayın 15'inde alır. Bu maaşlar, memurun unvanına, derecesine ve kademesine göre devlet tarafından belirlenir...

İşçiler de 4857 sayılı İş Kanunu'na tabidir. İş Kanunu'nun 32. maddesinde işçinin aldığı para açıkça "ücret" olarak tanımlanır. Ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. İşçi, memurun aksine önce çalışır, çalıştığı ayın sonunda ücrete hak kazanır.
Ücret; saatlik, günlük, haftalık veya aylık olarak hesaplanabilir...

Atakum Belediyesi'nde işçi ücretlerinin ödenmemesi olayının gündeme geldiği günden beri süregelen bu yanlışı düzeltmek isterken, hiç kimseyi hedef almış değilim...
Çünkü, ücretle maaşı karıştıran öyle çok ki, hangi birini hedef seçeyim?..
Amacım, bir yanlışı düzeltmektir!..

Neyse...
İşçiler aylardır çektikleri sıkıntıdan kurtuluyor ya!..
Önemli olan taraf bu...

Bu arada "teminat mektubu" sorununun çözümünde bazı insanlar Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel'e teşekkür etti...
Elbette hakkıdır...
Ancak, bir teşekkür de parti ayrımı yapmaksızın sorunu çözen TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Dr. Mehmet Muş'a etmek gerekmiyor muydu?..
Bazı kimselerin kamuoyuna yansıyan açıklamalarında "Emeği geçen herkese" ifadesiyle bunu geçiştirmek, doğru değil!..

Hani, işin muhataplarının sorunun çözümü için nasıl dil döktüklerini bilmesem, gam yemem!..