Akıllara durgunluk veren dolandırıcılıklar karşısında ne yapacağımızı şaşırdık...
Telefonla kendisini polis, jandarma ve cumhuriyet savcısı olarak tanıtıp, insanları dolandırmaya kalkışanlara karşı toplumda ciddi bir uyanış oldu...
Bunda devletin uyarılarının etkisi büyüktü. Çünkü hiçbir polis, jandarma ve cumhuriyet savcısı, telefonla para istemezdi. Ama buna rağmen benzer olaylar yaşanmıyor değil!..
Peşinden sahte hukuk büroları çıktı...
Mesajlar atıp, "hakkında dava açıldı" ya da "icra takibin var" gibi ifadelerle vatandaşlar dolandırılmaya kalkışıldı...
Geçmiş yıllarda beni de aramışlardı...
Küfür edip, telefonu kapatmıştım...
Bazı kurumların sayfalarını birebir yapıp, alışveriş için yatırılan paraları iç edenler de var...
Dün de ben ilginç bir şey yaşadım...
Gazi Belediyesi Aile Sağlık Merkezi'ne raporlu ilaçlarımı yazdırmaya gitmiştim...
Görevli doktor, odasına girdiğimde, "biraz oturmamı" söyledi. Doktor, ilaçlarla meşgul oluyordu. O sırada cep telefonum çaldı. Ekranda (X) yazıyordu. Açtım. "Alo, alo" dedim, cevap alamadım, kapattım. Sonra yeniden aradı. Ama bu kez görüntülüydü. "Hello" dedi, kapattım telefonu. Doktorun odasında böyle bir görüşme yapmak, saygısızlık olurdu. Tekrar tekrar arayınca, onu engelledim. Buna rağmen telefonum yine çaldı ve aklım da karıştı. Hesabımla ilgili çok önemli bir şey mi vardı, diye düşündüm. Öyle ya, saat 11.23 ile 11.27 arasında 5 kez aranmıştım. Bu arada doktor da işini bitirmişti. İlaçlarımı yazdırdım, çıktım...
Gazeteye geldiğimde sorumlu yazı işleri müdürümüz Merve İlhan'a anlattım. Onlar sosyal medyayı iyi biliyordu. Ekranın görüntüsünü alıp, yapay zekâya sorduk. O da hemen cevap verip, "Dolandırıcı olma ihtimalinin yüksek olduğunu" belirtti...
Bu defa yeniden meraklandım. Ne yapacaktı acaba, diye...
Bizim Merve İlhan, görüntülü aramalarda müstehcenlik bağlantısı kurulduğunu ve daha sonra şantaj yapıldığını hatırlattı...
Dolandırıcıyı da kendimi de ekranda görmüştüm, ancak başka bir görüntü karşıma çıkmamıştı. Karşımdaki ses sadece "Hello" dedikten sonra telefonu kapatmıştım...
Ancak, aklım yine takıldı...
Arayanı engellediğim hâlde, beni nasıl yeniden arayabilmişti?..
Ne günlere kaldık?..
Hani, meslek gereği yaşananların farkında olmasak, yandık!..
Yaşlı ve teknoloji özürlü insanlar ne yapacak?..
Güvenlik güçleri bu konularda gereğini yapıyor ama hepimize de görev düştüğünü söylemeliyim...
Yakın çevremizden başlayarak, insanları sık sık uyarmak gibi...