Samsun’un önemli STK başkanlarının, Vali Orhan Tavlı’yı ziyaret ederek şehirde yakalanan birliktelik için “teşekkür” etmesi; TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı AK Parti Samsun Milletvekili Dr. Mehmet Muş’un öncülük ettiği çaba ve gayretlerle ortaya çıkan sinerjinin dalga dalga yayılmasıyla sağlanan “uyum”un vatandaş nezdinde de fark edilişinin tescilidir, aslında...
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da geçenlerde Samsun’da, bu şehirdeki uyumu Türkiye’ye örnek gösterip, “Maşallah” dememiş miydi?..
Elbette, Samsun’da üretime ve dolayısıyla ekonomiye katkı veren binlerce iş insanının üye olduğu STK’ların başkanlarının “hakkı teslim” amacıyla Vali Orhan Tavlı’ya “teşekkür” ziyaretinde bulunması, bir anlamda “vefa” duygusudur ve özveriyle çalışanların “motive” edilmesidir!..
Mesele sadece Samsun’un eğitim, tarım, sağlık, turizm, ulaşım ve sanayi yatırımlarındaki kazanımlarında gösterilen planlı, sabırlı ve kararlı çaba değil...
İşin manevi tarafında da STK’ların başkan, yönetici ve üyelerinin kendilerini dinleyen, anlamaya çalışan ve sorunlarının çözümü için gayret gösteren bir anlayışla muhatap olması var...
Bu da parasal birikimleri ve tecrübeleriyle adeta elini taşın altına koyup yatırım yapan ve yapacak olanlar için bir “güven” duygusu oluşturuyor...
Bu durum; hem bürokratik işlemler, hem üretim aşaması hem de lojistik anlamda kolaylıklar göreceği inancını taşıyan yatırımcının tercihinde Samsun’u öne çıkarıyor...
Yani, yatırımcı hatır-gönül ilişkisiyle gelmiyor...
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı AK Parti Milletvekili Dr. Mehmet Muş’un, Ticaret Bakanı iken milletvekili adayı olduğu günden bugüne ısrarla ifade ettiği “Kuzeyin üretim merkezi” mottosunun hiç de “hayali” bir söylem olmadığı; BAYKAR ve MKE başta olmak üzere sektörlerinde önemli bir pazar payına sahip devasa firmaların OSB’lere yaptığı ve yapmak için sırada beklediği devasa yatırımlarla daha da netleşiyor...
Zaten Samsun’un son yıllardaki kazanımları karşısında, partili partisiz büyük bir çoğunluk da bunu samimiyetle görüyor...
Yıllardır “çek-cak”la oyalanan vatandaş, deyim yerindeyse daldakine değil, eldeki kuşa bakıyor...
Yanıldığımı iddia eden varsa, sokağa çıkar vatandaşa sorar...
Yoksa toplumda önemli sorumluluklar üstlenen STK’ların başkanları, Vali Orhan Tavlı’ya bu uyum için “teşekkür” ziyareti yapar mıydı?..
Her biri seçimle gelen söz konusu başkanlar, aksi durum olsa inandırıcılıklarını kaybedip üyelerine hesap vermek zorunda kalmaz mıydı?..
Bakmayın siz kuytu köşelerde hasetlenip “Büyük Samsun” iddiasını görmezden gelenlere...
Samsunlular, hizmet edeni de biliyor, “gönül gözü kapalı” olanları da...
Samsun’un “Kuzeyin üretim merkezi” olma iddiası, siyaset üstü, millî bir meseledir aynı zamanda...
Bu şehre yatırım yapacaklara memleketi ya da hangi partili olduğu soruluyor mu?..
Herkesin gıpta ettiği o uyumun her bir parçası, ihracatı artırarak hem şehir hem de ülke ekonomisi güçlü olsun diye çırpınıyor, gecesini gündüzüne katıyor...
Sonuçta da aş ve iş derdi olmayanların huzur ve güvenle yaşadığı bir şehir özlemi, gelecek için umut veriyor...
Bu hasletleri yüreklerinde besleyerek Samsun’a hizmet edenlere, hakkı teslim etme çabası gösterenlere “selam olsun” diyorum...
Çünkü çözümün bir parçası olmak varken, sorunun parçasına dönüşmek; bu şehrin önüne “takoz” koymak isteyenlerin egolarına yenik düşmektir!..
O yüzden “Yaşasın Samsun için ortaya konulan birlik ve beraberlik” diyorum...
Nazar değmez inşallah!..