Hilas Otel

Çelik İnşaat

Kırk sayısının gizemi

KIRK SAYISININ GİZEMİ / PROF. DR. BEKİR ŞİŞMAN

Türk kültürü içerisinde üç, dört, yedi, dokuz ve kırk sayıların özellikle dini ve edebi içerikli metinlerde sıklıkla geçtiği bilinmektedir. Bu sayıların bir kısmı mitolojik dönemlere kadar erişebildiği gibi bir kısmı da tarihi süreç içerisinde çeşitli dinlerin, kültürlerin ve edebi ürünlerin etkisiyle özel ve sembolik bir anlam kazanmışlardır. Bunların içerisinde özellikle kırk sayısının özel bir yeri vardır. Kırk sayısı Orta Doğu, Orta Asya, Anadolu ve İran’da yaygın bir biçimde bilinmekte ve de kullanılmaktadır. Bu sayı daha çok işlevseldir ve yaklaşık bir rakamı ifade etmekle birlikte sembolik bir anlamı vardır. Matematiksel olarak 1, 2, 4, 5, 8, 10 ve 20’ye bölünebilir ve bu özelliğinden dolayı da bereketli bir sayı olarak kabul görmüştür.

Kırk sayısı daha ziyade Türk toplumunun günlük yaşamında en çok kullanılan sayıdır. İçinde kırk sayısı geçen isim ve deyimlerin bazıları şunlardır: Kırkpınar, Kırklareli, kırk kız, kırk yiğit, kırk ikindi yağmurları, kırkambar, kırk adımlık yol, kırk defa söylemek, kırk dereden su getirmek, kırk bir kere maşallah, kırk evin kedisi, kırk kapının mandalı, kırk para, kırk yılın başı, kırk yılda bir, kırk yıllık dost, bir fincan kahvenin kırk yıl hatırının olması, kırkı çıkmak, çocuk kırklamak, kırklı gelin, kırk azması, kırk aşçı bir başçı, kırkayak, kırk hamallı, kırk yamalı, bir deli kuyuya taş atmış da kırk akıllı çıkaramamış, sarımsağı gelin etmişler de kırk gün kokusu çıkmamış, kırk küp kırkının da kulpu kırık küp, kırk fırın ekmek yemek vs.

Kırk sayısı Türk Edebiyatında çok kullanılan bir motif durumundadır: Oğuz Kağan Destanı’nda kırk gün, kırk masa, kırk sıra, kırk kulaç uzunluğunda direk şeklindeki ifadelere rastlanır. Dede Korkut’ta kırk yiğit, kırk namert, kırk ala gözlü, kırk yoldaş, kırk nefer kâfir, kırk ince belli kız, kırk kul, kırk cariye gibi ifadelerde bu sayının kullanıldığı görülür. Ayrıca Halk Hikâyelerimizde de sıklıkla kullanılmıştır: Arzu ile Kamber öldükten sonra, mezarından güvercin şeklinde çıkarak kırklara karışırlar. Kırk peri, Asuman ile Zeycan’a bade verir. Mihriban Sultan’ın yanında kırk cariyesi vardır. Şah İsmail, kırklar elinden bade içer. Yusuf, babasını kırk gün ağırlar. Mahmut, taşları getirmek için padişahtan kırk gün süre ister. Mahmut’un yaraları kırk günde iyileşir. Masallarımızda ise kırk sayısının; kırk haramiler, kırk katır mı - kırk satır mı, kırk gün kırk gece, kırk oda, kırk gözlü köprü şeklinde kullanıldığı görülmektedir.

Modern edebiyat metinlerinde, hikâye ve romanlarda bu sayıya sıklıkla rastlamak mümkündür: Kırk akçe, kırk aslan yüreği, kırk bakire kız, kırk dereden su getirmek, kırk düğmeli, kırk-elli kavalcı, kırk ermişler, kırk gün, kırkıncı gün, kırk huri, kırk kat urgan, kırk kursun, kırk manda gücü, kırk kazan, kırk oda, kırk örgü, kırk ateş, kırk tane ak güvercin vs.

Kırk sayısının Dini-İslami bazı bilgilerle de örtüştüğü ve biraz da bu nedenle gizemli hale getirildiği görülmektedir: Hz. Muhammed’e kırk yaşında peygamberliğin gelmesi, İslam dininin doğuşu sırasında O’na ilk bağlananların kırk kişi olması, insanın malının kırkta birini zekât olarak vermesi, Hz. Âdem’in çamurunun kırk gün yoğrulması, Nuh tufanının kırk gün sürdüğüne inanılması, gün içerisinde kılınan namazlardaki toplam rekât sayısının kırk olması, Haşirde göklerin kırk gün dumanla kaplanacağına inanılması; ayrıca doğumla ilgili geleneklerde kırk günlük sürenin önemli kabul edilmesi (Çünkü doğumdan kırk gün sonra, kadının loğusalık dönemi sona ermektedir.), Türk-İslam Tasavvufunda dört kapı kırk makam ve kırklara karışmak deyiminin kullanılması ve kırk hadis geleneği bu düşünceyi doğrular niteliktedir.

Ayrıca kırk sayısı Kur’an’da da geçmektedir. Bakara Sûresi 51. ayette Hz. Musa’nın kırk gün Tûr Dağı’nda kaldığından söz edilir. Maide Sûresi 26. ayetinde ise İsrailoğullarının kırk yıl çölde perişan olarak dolaştıkları anlatılır. Ayrıca Araf Sûresi 142. ayetinde, “Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı” ve Maide Sûresi 26. ayetinde “O halde orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır” denilmektedir.

Kırk yaş olgunluk yaşıdır ve ömrün yaklaşık yarısı olarak kabul edilir. Hatta bizim kültürümüzde “kırkından sonra azanı teneşir paklar” şeklinde de bir atasözü mevcuttur. Kırk sayısının bütün bunların dışında özel bir anlamı da bulunabilir ve bir şifre görevini yerine getirmiş olabilir. Bu tür sembolik ve gizemli sayıların hayatı daha heyecanlı ve ilginç kıldığı da muhakkaktır.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Bafralı
Bafralı - 10 ay Önce

Sayın hocam,

Çok ilginç bir konuya değinmişsiniz. Ve çok sade ve yalın şekilde bir yazı yazmışsınız.. İlk defa 40 sayısınız hikmeti ile ilgili bilgiyi öğrendim...

Yazılarınız için Teşekkürler

Abdulhamit Toprak
Abdulhamit Toprak - 10 ay Önce

Derin bir yazi olmus, kaleminize saglik sayin hocam

Mehmet BOZKURT
Mehmet BOZKURT - 10 ay Önce

Hocam kırk sayısını günlük hayatta çok defa kullanıyoruz ama bu kadar etkili oldugunu ve her yere yayıldığını bilmiyorduk sayenizde öğrendik teşekkür ederim.

Kayacan
Kayacan - 10 ay Önce

Bir de ben ekleyeyim 41 kere masAllah:) Hocam.

Karadayı
Karadayı - 10 ay Önce

Hocam kırkbirkere maşAllah güzel bir yazı olmuş