Madde bağımlılığı ve uyuşturucu kullanımı, normal psikolojik durumu olan kişilerde pek olağan değildir.
Kişilik problemleri olan, zayıf, sorunları olan kişilerde; içinde bulunulan durumlardan kaçış için yasaklı maddelere başvurulması uzak bir ihtimal değildir.

Yapılan araştırmalarda, uyuşturucu madde kullanan veya madde bağımlısı olanların %78’inde depresyon olduğu, bu kişilerde öfke kontrolünün olmadığı, saldırgan davranışlar sergiledikleri ortaya konulmuştur. Bu kişiler genellikle intihar eğilimi olan kişilerdir. Düşük benlik saygısına sahip olup, bu güçsüzlüklerini uyuşturucuya sığınarak kurtulmaya çalıştıklarına inanılmaktadır.

Madde bağımlılığı ve uyuşturucu kullanımı; toplumu, aileyi, toplum güvenliğini etkiler ve önemli halk sağlığı sorunlarından birini oluşturur.

Günümüzde uyuşturucu kullanımının ülkemizin en güncel sorunları arasında yer alması, aslında üzerinde çok düşünülmesi gereken bir durumdur. UNODC ve Türkiye’deki resmi verilere göre 2024 yılında Türkiye’de 1 milyon 700 bin kişinin uyuşturucu kullanıcısı veya bağımlı olduğu rapor edilmektedir.

2000’li yıllarda AMATEM’lere başvurular 10 binler civarındayken, bugün 400 bine yaklaşmış durumdadır. 2000’li yıllarda 20’li yaşlar öne çıkarken, bugün bazı riskli bölgelerde kullanıcı yaşının 15’in altına düşmeye başladığı anlaşılmıştır.

2024 yılında uyuşturucu nedeniyle ölenlerin sayısı yüzde 42 civarında artış göstermiştir.

2000’li yıllarda neredeyse adı hiç duyulmayan metamfetamin miktarı, 2024 yılında önceki yıllara göre bazı bölgelerde 50 kat artmıştır. Madde bağımlılığı nedeniyle ölüm nedenleri arasında en yüksek orana erişmiştir. Emniyet kaynaklarına göre ele geçirilen miktarın 34 ton gibi bir seviyede olması bile ürkütücüdür.

Daha önce sentetik uyuşturucu üretimi yokken, bugün ülkemizde sentetik uyuşturucu üretilmektedir.

Sadece 2024 yılında 19 farklı şehirde sentetik uyuşturucu üretilen laboratuvarlar tespit edilmiş ve güvenlik güçleri tarafından işlem yapılarak yok edilmiştir.

Kenevir üretimi de uydu görüntüleriyle, İHA’larla ve yerel operasyonlarla baskılanmaya çalışılsa da ciddi üretim artışı gözlenmiştir.

Skunk denilen, genetiği değiştirilmiş daha güçlü esrar türünün üretimi de yerel bazda artmıştır.

Toplumda güvenlik sorunu yaratan, ölümlere neden olan, ekonomik kayba yol açan, şiddeti özendiren bu sosyal ve halk sağlığı sorunu olan uyuşturucu kullanımı ve bağımlılığın önlenmesi; kısa vadede ve birkaç insanın çabasıyla çözülemeyecek kadar ciddi bir sorundur. Sadece polisiye tedbirler bu problemi çözmez. Eğitim, ekonomi, sosyal ilişkiler, aile denetimi, toplum önderleri ve medyanın katkısıyla bu sorun ancak uzun vadeli ve programlı bir yaklaşımla çözülebilir. Buna çok ihtiyacımız var.

2026 yılının sağlık, huzur ve barış getirmesini diliyorum.