Yıllar önce; antibiyotikler keşfedilmeden, enfeksiyon hastalıkları en çok ölüm nedenleri arasında idi.

Antibiyotiklerin keşfi ile enfeksiyon hastalıklarından ölümler azaldı. Hatta bazı enfeksiyon hastalıklarından ölüm hiç olmadı. Olmuyor da.

Tifo, menenjit, sıtma, zatürre, tüberküloz gibi enfeksiyon hastalıkları artık ciddi şekilde tedavi olunabiliyor. Hastanın direnci düşük değilse, başka ilave bir hastalığı yoksa bu hastalıklardan ölümler tarihe karıştı.

Ancak günümüzde antibiyotik direncinden söz edilmektedir. Gelecekte dünyanın, tıbbın en önemli sorunlarından biri antibiyotik direncidir. Mikroplar da yaşayan canlılardır ve kendisini öldürmeye çalışan kimyasallara karşı direnç geliştirerek soyunu devam ettirmek çabasındadır.

Gelişigüzel antibiyotik kullanmak, hekimin verdiği antibiyotikleri yeterli sürede kullanmamak, verilen antibiyotiğin o mikroba karşı hassas olmaması antibiyotik direncine neden olarak tedaviyi güçleştirebileceği gibi, gelecekte o ilaca dirençli, yani o ilacın etki etmediği mikroplar üremesine neden olarak ciddi tehlikeler yaratabilir.

Özellikle yoğun bakım servislerinde invaziv uygulamalarda hastaya kateter takılması, beslenme için nazogastrik sonda uygulamaları, idrar akımını sağlayan sondalar sürekli enfeksiyon kaynağı olup antibiyotik direnci için kaynak oluşturabilirler. Uzun süre yoğun bakımda kalmış hastalardaki mikropların dirençli ve sıradan antibiyotikler ile tedavi edilemediği bir gerçektir.

Enfeksiyon hastalıkları dünya genelinde ve ülkemizde de en önemli ölüm nedenleri arasındadır. 2023 yılında Türkiye’de enfeksiyon ve paraziter hastalıklardan ölümler yaklaşık 19.592 olarak rapor edilmiştir. Küresel çapta sepsis yani enfeksiyonun vücuda yayılması durumu her 2,8 saniyede bir kişinin yaşamına mal olmaktadır. Bu ölümlerden antibiyotik direnci ve hastane enfeksiyonları sorumludur.

Enfeksiyon ve paraziter hastalıklardan hayatını kaybetmenin sebeplerinden biri de antibiyotik direncidir.

Önemli bir tıp dergisi olan Lancet’te yayınlanan bir makalede 2025 ila 2050 yılları arasında 39 milyon insanın doğrudan antibiyotik direnci nedeniyle ölebileceği tahmin edilmektedir.

Araştırmalar, beklenen iklim değişikliğinin göz önüne alındığında kuraklıkla, iklim değişikliği ile antibiyotik direnci arasında da yakın ilişki olabileceği konusunda hemfikirdir.

Araştırmalar, insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığının birbiri ile bağlantılı olduğunu ve birbirini etkilediğini ortaya koydu. Ve antibiyotik direnci iklim değişiklikleri ve kuraklıkla artacak gibi görünüyor. Yani gelecekte antibiyotik direnci sözünü ve yarattığı etkileri daha çok konuşuyor olacağız.

Bugün bile antibiyotik direncinden dünyada 35.000 insanın hayatını kaybettiği biliniyor. Gelecekte neler olabileceği konusunda bilim kaygılı.

Antibiyotik direncinin önlenmesi, yeni antibiyotiklerin keşfedilmesi çalışmaları insanlık için umut verici.