Samsunspor’un Başakşehir karşısındaki en acı gerçeği, kalesinde 5 gol görmesine rağmen rakibin kaçırdığı fırsatları da konuşmak zorunda kalmamızdı. Başakşehirli oyuncular son vuruşlarda daha becerikli olsaydı skor çok daha farklı olabilirdi. Bir takımın savunma sorununu anlatmak için bundan daha ağır bir tablo olabilir mi?

Samsunsporumuz, İstanbul’a üst üste 7 yenilginin ağırlığıyla geldi. 9 maçta 4 puan ve 17. sıra… Çıkış için önce güven veren bir futbol gerekiyordu. Başakşehir de Beşiktaş’a 2-0 yenilmiş, 11 puanla 12. sırada kalmıştı. Karşıda sorunlarını çözmüş, istikrarını bulmuş bir rakip yoktu. Fakat Samsunspor, rakibinin sıkıntılarını değerlendirmek yerine kendi zaaflarını yeniden ortaya koydu.
Başakşehir’de önceki maça göre Kaluzinski, Brnic ve Selke ilk 11’e girmişti. Samsunspor’da cezalı Sousa’nın yerine Celil vardı. Bjelica’nın 3 stoperli tercihi korunmuştu. Ancak savunmada fazla oyuncu bulundurmak, iyi savunma yapmak anlamına gelmiyor. Rakibi paylaşamıyor, koşuyu takip edemiyor, kaleciyle anlaşamıyorsanız oyuncu sayısının arkasına sığınamazsınız.
Maça etkili başlayan taraf Başakşehir’di. Brnic’in ilk şutunda Bilal gole izin vermedi. Ardından aynı Brnic soldan ortaladı, Shomurodov ön direkte topla buluşarak 10. dakikada golünü attı. Samsunspor ne ortaya yeterli baskıyı yapabildi ne de golcünün hareketine karşılık verebildi.
Bir golcü için ön direkte kazanılan birkaç adım yeterlidir. Shomurodov o adımları attı, savunma takip edemedi. Ceza sahasında bulunmak başka, ceza sahasını savunmak başkadır.
Samsunspor artık erken gol yiyen bir takım hâline geldi. Haftalardır kaybeden bir ekip için bu, yalnızca skor dezavantajı değildir. Oyuna yerleşmeden güven kaybetmek, acele etmek ve yeniden toparlanmak için fazladan çaba harcamaktır.
Hücumda bu çabayı gösteren isim Mohamed Bayo’ydu. Golün ardından bulduğu fırsatlarda önce Muhammed Şengezer’e takıldı, sonra topu dışarı gönderdi. Ancak kaçırınca saklanmadı. Yeniden top istedi, yeniden pozisyona girdi. 22. dakikada kaleci Muhammed’in büyük hatasını değerlendirdiğinde kendisi de vurabilirdi. Boş kalenin önündeki Coulibaly’yi gördü ve golü attırdı. Doğru tercihti; takımına beraberliği getirdi.
Tam o anda Samsunspor’un sakinleşmesi, yerleşimini koruması gerekiyordu. Fakat beraberlik yalnızca 3 dakika sürdü. Tómasson ile Bilal arasındaki anlaşmazlığı Skov Olsen değerlendirdi, Başakşehir yeniden öne geçti.
Golü atıyoruz, 5 dakika geçmeden gol yiyoruz.
Hücumda verilen emeği savunmada bu kadar kolay tüketemezsiniz. Topa kimin gideceği, kimin geride güvence sağlayacağı belli olmalı. Kararsızlığın bedelini bütün takım ödüyor.
Celil’in sakatlanarak 15. dakikada yerini Oskar’a bırakması orta saha planını etkiledi. Ancak Samsunspor’un topu kullanamamasını yalnızca bu zorunlu değişiklikle açıklamak mümkün değildi. İlk yarı tablosunda Başakşehir’in yüzde 67 topa sahip olmasına karşılık Samsunspor yüzde 33’te kaldı. Başarılı paslarda fark 234’e 103’tü. Samsunspor’un yaptığı tek orta da adresini bulmamıştı. Forvetlerinizi düzenli besleyemiyorsanız hücumunuz kişisel çabalara kalır.
41.dakikada Kaluzinski’nin kornerinde Emin Bayram bomboş yükseldi ve skoru 3-1 yaptı. Rakibin stoperi gelip bu rahatlıkla kafa vuruyorsa savunmadaki görev paylaşımını sorgulamak gerekir.

Ne savunma yapabiliyoruz ne hücum, ne olacak bu durum?

2.yarıda Guarino’nun yerine Tavşan’ın alınması, hücuma destek arayışıydı. Ancak tehlikeleri yine Başakşehir buldu. Olsen’in şutu direğin hemen yanından çıktı. Brnic yakın mesafeden fırsatı değerlendiremedi. Bertuğ ve Shomurodov da kale önündeki kafa vuruşlarını dışarı gönderdi.

Farkı kapatması gereken Samsunspor’du; farkı artırmaya yaklaşan Başakşehir.

Oskar’ın kaleciyi zorlamayan şutu, Coulibaly’nin tribünlere gönderdiği vuruşu, hücumdaki yetersizliğin örnekleriydi. Oyuncu değiştirmek yetmiyordu. Kazanılan topun ileri taşınması, ceza sahasının desteklenmesi, rakibin baskı altında tutulması gerekiyordu.

75.dakikada aynı hata tekrarlandı. Kaluzinski korneri kullandı, bu kez Ba bomboş kaldı ve kafayla skoru 4-1 yaptı. İlk yarıda Emin Bayram, 2. yarıda Ba… Rakibin 2 stoperi, aynı duran top zaafından gol buldu.

Bu defans kimi tutuyor? Bu ne acemilik kardeşim!

İlk korner golünden sonra hiçbir şey öğrenilmemiş miydi? Rakibin hava toplarında etkili oyuncuları belli değil miydi? Aynı yanlışın tekrar edilmesi, anlık dalgınlığın ötesinde bir sorundur.

84. dakikada Assoumou’nun pasında Tavşan skoru 4-2’ye getirdi. Sonradan giren 2 oyuncunun katkısı değerliydi. Fakat uzatmalara girilirken Fayzullayev’in golüyle tabela 5-2 oldu. Samsunspor’un kısa süreli umutları, yine kalesinde gördüğü bir golle dağıldı.

Asıl kaygı veren, bu gidişata karşı sahada yeterli tepkinin görülmemesi. Forması çime, çamura bulanan; arkadaşını ayağa kaldıran, kaybettiği topun peşinden bütün gücüyle koşan oyuncular görmek istiyor taraftar. İsyan bekliyor. Mücadele etmeye değil, geziye gelmiş gibi görünen bu görüntüyü kabul etmiyor.

Yabancılarımız da yerlilerimiz de ümit vermiyor. Verecek gibi de görünmüyorlar. Bayo’nun çabası, Tavşan ve Assoumou’nun gole katkısı elbette ayrı değerlendirilmeli. Ancak birkaç oyuncunun doğru işi, takımın genelindeki yetersizliği örtmüyor.

Devre arasında en az 7 iyi oyuncuya ihtiyaç var. Savunmayı toparlayacak, orta sahada topu taşıyacak, hücuma kalite ve takıma direnç katacak oyunculara… Transfer dönemine kadar da mevcut kadronun sorumluluk alması şart.

Samsunspor forması, rakibine bu kadar kolaylık sağlayarak taşınamaz. Her hafta aynı hataları konuşarak bu gidişat değişmez. Bunlarla bu yol gidilemez!