Sanal alem, dijital teknolojiler aracılığıyla ahir zaman mevsiminde internet imkanının bir sonucu olarak ortaya çıkan dünyaya has bir var olma tarzıdır. Bireysel, toplumsal, sosyal, ekonomik, dini yaşantılarımızın ve toplumsal ilişki kurma biçimlerimizin merkezine oturan yeni bir dijital dünya içinde yaşamımıza devam etmekteyiz.

Teknolojinin hayatımıza girmesiyle birlikte, Bu imkanlar insanın yaşamını kolaylaştıran,insanın eksen ve evrenini genişten bir format servis etmesi cazibesini artırmasına da vesile olmuştur. Lakin sanal ortamın her türlü kuraldan sıyrılarak ayağa düştüğü bir süreci de birlikte yaşıyoruz. Yeni bir dünya; yasası yetersiz, genelgesi yok ,yönergesi yok .Sanal kımliklerin gerçek hayatta karşılığı yok. Böyle olunca cezası da yok. Ortam evrensel bir bir dünya. Bu imkanları kullanarak her türlü insani değerden ari,içinde yaşadığımız toplumun manevi değerlerinden uzak kişilerin kitle oluşturma,beğeni toplama ve,gençlerin enerjisini kanalize ederek alın teri olmadan kısa sürede para kazanma merakı bu vesileyle dijital ekranlardan evlerimize ve kalplerimize akanlar karşısında ayağımızın kaymaması ve sürüklenip gitmemek için tavsiyerde bulunmayı da bir din görevlisi ve gönüllüsü olarak kendimize görev addediyoruz.
İnternet imkanının sağladığı“Dijital Ortam/Sanal Ortam değer yargılarına sahip inançlı insanlar için filtrelenmesi gereken içeriklere haiz olması hasebiyle ,haram helal duyarlılığı bilinci veya bu hususta bilinçlenme bir insan için müslümanca bir hayatı yaşayabilme konusunda oldukça önem arz etmektedir.
Sanal alemde istikameti muhafaza etmek derken neyi kastediyorum bunu biraz açayım.
İstikamet, “doğruluk, dürüstlük, adalet, itidal, itaat, sadakat ve dürüstçe yaşama” manalarında kullanılmaktadır. İstikamet, dinî ve ahlâkî hükümlere uygun bir hayat sürme, her türlü aşırılıktan sakınma, Allah’a itaat edip Hz. Muhammed’in sünnetine uymaktır. İstikamet, her türlü aşırılıktan sakınarak, doğruluk üzere, tutarlı ve düzenli bir dini hayat yaşamaktır.
Dijital ortamlarda vakit geçirirken zaman israfından kaçınılması gerektiğini hatırlatmamız yerinde olacaktır. Allah (c.c.) zamana yemin ederek zamanın önemine dikkat çekmiştir. (Asr, 103/1)Peygamberimiz (s.a.s.) insanoğlunun kendisine verilen ömür sermayesinin kıymetini bilip, hoyratça harcamaması gerektiğini hatırlatarak şöyle buyurmuştur;“İki nimet vardır ki, insanların çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit.” (Buhârî, Rikak 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 1; İbni Mâce, Zühd 15)
Allah bilinci olan bir insan için gerçek hayattaki helal haram kavramı sanal ortam için de geçerlidir. Gerçek hayatta gayrı meşru olan bir şey sanal ortam için de gayrimeşrudur. Ortamın sanal olması haramı, gayrimeşru ilişkiyi, günahı, müstehcenliği, haram ticareti, aldatmayı, ihtikârı, hırsızlığı, sahteciliği, kumarı helal kılmaz. Kişi sanal ortamda bulunduğu esnada da nefsine, heva ve heveslerine mağlup olmamalı, bu alandaki tuzaklara karşı çok dikkat edilmelidir. Kendini olduğundan farklı göstermek, hakikatin hilafına hareket etmek, yalan ve kötü söz söylemek, küfür ve iftira insanların sakınması gereken şeylerin başında gelir. Öyleyse Müslüman Allah’a gönülden inanan ve O’nun peygamberleri ve kutsal kitapları vasıtasıyla ulaştırdığı değerlere bağlı olan insandır. Yine o, yapıp ettiği her şeyin Allah’ın kontrolünde olduğuna, yaptığı her işin kayda geçirildiğine, hiçbir şey eksiltilmeden bir gün karşısına çıkarılacağına ve bunlardan hesaba çekileceğine de inancı ve bilinci tamdır.

İnsanoğlu sahip olduğu imkanlar ve teknolojik aletler sayesinde önemli bir iş yaptığı zannıyla seyrettiği videolar zinciriyle, sosyal medyada yapılan faydasız boş ve anlamsız sohbetlerle, haber kanallarının hepsini dolaşma endişesiyle, ihtiyaç olmadığı halde alışveriş sitelerinde bin bir çeşit eşya ve malzemeyi görme merakıyla, daha fazla takipçiye sahip olma, çok beğenilme, fazla tıklanma beklentisiyle ve benzeri beyhude yere geçirdiği zamanı kendisi için kazanç zannedebilir. Halbuki, İnsanın en kıymetli sermayesi olan ömür, geçen her saniye ile beraber tükenen bir hazine gibidir. Bu değerli hazineyi iyi kullanma konusunda ölçülerimiz ve Allah’ın rızasına uygun hassasiyetimiz olmalıdır Hayatımızda, kaybettiğimiz pek çok şeyi telafi edebilir, yeniden mal-mülk ve servet sahibi olabilir, fakat boşa geçirilen zamanı ise asla geri getiremeyiz.
Yüce Allah noksan sıfatlardan münezzeh ve Alemlerin Rabbidir. İnternet imkanıyla tesisi mümkün dijital alem de buna dahildir..

KADRİYE TOKAR YILMAZ