Ramazan ayını yaşıyoruz. Ramazan ayı, 2 milyara yakın Müslümanın olduğu dünyada büyük bir coşku ve heyecan ile kutlanmaktadır. Ramazan ayı; sabrın, yardımlaşmanın, paylaşmanın, aile ile birlikte iftar sofraları paylaşmanın, sahur vakti sahura kalkmanın, yoksula, aç olanlara empati yapmanın, şefkatin, arınmanın, duaların daha çok kabul olduğuna dair inancımızın daha yoğunlaştığı, daha çok ibadet edilen, dini duyguların ve heyecanın en yoğun yaşandığı günlerdir.

Oruç tutanların Ramazanda en çok karşılaştığı sağlık sorunlarının başında reflü sorunu gelmektedir.

Midede yanma, ekşime, ağza ekşi su gelmesi, göğüs ağrısı, kronik öksürük, ses kısıklığı gibi belirtiler veren reflü hastalığı; yemek borusu ile mide arasındaki kapağın gevşemesi sonucu mide içeriğinin ve asidinin yemek borusuna doğru kaçması ile oluşan bir klinik durumdur. Göğüs kemiğinin arkasında, yemek borusu boyunca yanma hissi ve ağrı gibi belirtiler verebilir. Eğer reflü uzun zamandır varsa, hasta kalp ağrısı çektiğine hükmedebilir. Bazen reflü yaşayanların geçmeyen öksürüğü olabilir, doktor doktor dolaşabilir. Ses kısıklığı, farenjit gibi nedenlerle birçok kez doktora gidip teşhis edilememiş hastalar da vardır.

Teşhisi kolay değildir. Bazı özel incelemelerle tanı konulabilir. Ancak hastanın anlattıkları ile de tanı koymak mümkündür. Çünkü dolu mide ile yatanlarda belirtilerin başlaması, antiasit adı verilen mide şurupları ile belirtilerin geçmesi reflü için tipiktir.

Mide asidini önleyen proton pompa inhibitörleri ile tedavi edilir. Aşırı kahve, kafeinli içecekler, belin aşırı kemer ile sıkılması, yemekten sonra hemen yatılması, alkol, sigara, bazı ilaçlar ve gebelik reflü durumunu artırır.

Ramazanda ikinci en sık rastlanılan problem kabızlıktır. Daha az su içtiğimiz için Ramazanda kabızlık yaşayanların sayısı hiç de az değildir. Çözümü basittir. İftar ile sahur arasında bol su içmek, sulu gıdaları tercih etmek, mümkünse çorba ve posalı gıdalar tüketmek kabızlık sorununu çözebilir. Yani sebze yemekleri, komposto, salata yenilmesi ve meyve tüketmek kabızlık sorunu için çözümdür.

RAMAZANDA DİKKAT ETMEMİZ GEREKEN BİR DİĞER SORUN KİLO ALMADIR.

Genellikle Ramazan sofralarına özenilmesi, sevilen yemeklerin yapılması ve uzun süreli açlık dönemi Ramazanda daha çok yemeyi sağlar. Dolayısıyla Ramazan sonu kilo problemi çok yaşanır. Bu bakımdan çok şekerli ve çok yağlı yiyeceklerin tercih edilmemesi, hamurlu tatlıların ve mis gibi Ramazan pidesinin daha az ve ölçülü yenilmesi tavsiye edilir. Çünkü alınan kiloların verilmesi zordur.

Oruç döneminde daha az su içtiğimiz için böbrekleri hassas olan insanlarda ve yaşlılarda üre yükselmesi ve akut böbrek yetmezliği yaşanabilir. Bu konuda çok su içerek tedbirli olabiliriz.

Oruç tutmanın “longevity” diye anılan yaşlanmanın önlenmesine faydalı olacağı, hücre yenilenmelerine sebep olacağı gibi bilgiler son zamanlarda tıbbın üzerinde en çok durduğu konulardandır.

Ramazanın manevi güzelliklerini yaşamak ancak sağlıklı bir bünye ile olur. Sağlıklı olmak ve Ramazanı manevi güzellikleriyle yaşamak için dikkat etmek ve doğru beslenmek gerekir.

Mutlu bir Ramazan geçirmeniz dileğiyle.