banner1313

banner1346

banner1345

banner1334

21.03.2019, 09:04

NETFLİX’İN YIKICI İNOVASYONU

Eğer pazara yeni bir oyuncu olarak girmek istiyorsanız, ya da pazarda var olmayı sürdürmek istiyorsanız diğer şirketlerden farklı bir “değer önerisine” sahip olmanız gerekiyor. Bir dönem ağızlara sakız olmuş olan inovasyon terimi ile bizim gibi ülkeler oyalanıp vakit kaybediyor iken dev firmalar “değer önerisini” pazardaki en büyük rakibini piyasadan silmek için kullanıyor ve piyasa ötesine de geçerek ekonomiyi domine ediyor. Buna da yıkıcı inovasyon diyorlar.

Bir dönem cep telefonunda Nokia piyasayı kasıp kavururken iphone yeni bir değer önerisi ile hem Nokia’yı tahtından etti hem de bilgisayar ve fotoğraf sektörüne göz kırptı. Nokia’nın adeta şaftı kaydı, yeni değer önerisini kabullenmek istemedi, kabullense de alt yapısı buna müsait değildi. Yıkıcı inovasyonun en kötü tarafı, büyük firmaların kendilerini zehirlemeleri, değişime ayak uydurmak istememeleridir. Sony’i yakından takip edin, Allah’tan durumu fark ettiler ve yeni stratejilerini fotoğraf makinası lensi ve oyun sektörü üzerine konumlandırdılar. Ama dikkat edin cep telefonu ve TV sektöründe eskisi kadar güçlü değiller. 

Başlığımıza dönelim. Yıkıcı inovasyon ilk kez 1995 yılında Clayton Christinsen tarafından bir makalede kaleme alındı, daha sonra da bir kitap olarak yayınlandı.

Blockbuster 9000 adet mağazası ile Amerika’nın en büyük DVD kiralama şirketiydi. Netflix rakibini taklit ederek onu alt edemeyeceğini hatta rakibini taklit etse pazarda belki var bile olamayacağını gayet iyi biliyordu. (Pazarlama kuralları). Örneğin getir.com yeni bir değer önerisi ile piyasaya girdi, ihtiyaçlarınızı 10 dakika içinde size ulaştırıyor, sistemini ona göre kurmuş. Ama Yemeksepeti’ni taklit etse yatırımın boşa gideceği aşikar. Farklı bir yaklaşımla pazara giren getir.com şimdi ise getiryemek.com ile Yemeksepeti’ne kafayı takmış durumda. Bunu da 2 farklı yöntem ile yapmak istiyor. Birincisi, bir kurye bir siparişi götürecek, yola çıkmışken 3 adet siparişi götürmeyecek. İkincisi, her sipariş online olarak takip edilecek, şuan sipariş hangi yoldan geçiyor görülebilecek.

Burada getir.com ne yapmış oluyor aslında? Her şirketin yapması gerekeni, müşteri şikayetlerini çok iyi dinlemeli ve onları teknoloji ile nasıl giderebileceğini iyi düşünmeli. Hepimiz Yemeksepeti’nden sipariş verdikten sonra nerede kaldı bu ya diye merak etmişizdir ve yemeklerimizi genelde sıcak yiyemeyiz. İşte getir.com CEO’su Nazım Salur bu sorunlar üzerine gittiğini dile getirdi.

Netflix de Blockbuster’i piyasadan böyle sildi. DVD kiraladığımız her defasında bir gecikme ücreti öderdik, mağazada kalan filmleri kiralayabilirdik, diyelim ki Matrix filmi çıktı, mağazada 3 adet DVD varsa dördüncü gelen kiralayamazdı. Film seçerken de size özel bir öneri sistemi yoktu, mağazada ayrılmış kategorilere göre seçim yapıyordunuz.  

Oysa Netflix bir websitesi kurdu, 100.000 film arasından istediğinizi seçebiliyordunuz. Gecikme ücreti almıyordu, bunun yerine sizden aylık sabit bir ücret alıyordu ve her siparişinizde 3 adet film seçebiliyordunuz, dolaysıyla dördüncü filmi izleyebilmek için ister istemez elinizdekileri iade etmek zorunda kalıyordunuz. Posta alt yapısını o kadar güzel kurmuş ki, çok düşük maliyetlere çok hızlı erişim sağlıyordu. DVD’leri ona göre paketliyordu, bu da kargo firmasına bir yük bindirmiyordu.

Dahası, web sitesinden abone olduğunuz için sizin veri setleriniz birikiyordu, arka planda veri madenciliği teknikleri ile sizin hoşlandığınız tarzı anlıyor ve 100.000 film içerisinde sizin hoşunuza gidebilecek filmleri öneriyordu. Sizin adınıza düşünen bir sistem, Blockbuster’da film kiralarken sadece bir film kapağı ile karar verebiliyor iken Netflix size tercihinizde yardımcı oluyordu.

Böyle bir değer önerisi karşısında başta Blockbuster ayak uydurmak istemedi, 9000 mağazası ile yeni sistemi alaya almıştı. Daha sonra o da Netflix’i taklit etmeye çalıştı, ama hem merkezi bir deposu yoktu, hem elindeki DVD’ler uygun fiyata kargolanmak için uygun değildi, hem websitesi kişinin tarzını anlayıp yeni öneriler yapamıyordu hem de 9000 mağazasının işletme gideri onun belini büküyordu ve bu yeni değer önerisine odaklanmasını engelliyordu, böylece yıkıcı inovasyonun kurbanı oldu.

Bu yüzden, nerede bir “inovasyon” diyene denk gelirseniz, nerede bir “endüstri 4.0” diyene denk gelirseniz ağzına kürek ile vurun. Yıkıcı inovasyon mantığı ile bir değer önerileri yoksa, dijital dönüşümün bir strateji işi olduğunu anlamamışlarsa, sizin vaktinizi çalmaktan ve hatta sizi oyalayıp aşağı çekmekten başka bir şey yapmıyorlar demektir. Siz de yıkıcı inovasyonun bir kurbanı olmayın.

Yorumlar (1)
SERDENGEÇTİ 6 ay önce
inovasyonu farkı fark edebilmek diyebirmiyiz kısacası
19°
açık
Namaz Vakti 23 Eylül 2019
İmsak 04:51
Güneş 06:16
Öğle 12:32
İkindi 15:56
Akşam 18:38
Yatsı 19:58