Samsun'da birçok alanda uyumlu, kararlı, planlı ve sabırla ortaya konulan çalışmaların sonuçları birer birer alınırken, yeni yeni ihtiyaçlar da gündeme geliyor...

Samsun; üniversite, hem kamu hem de özel sektör sağlık kurum ve kuruluşlarıyla bölgenin merkezi konumunda...

Bölgeden çok sayıda insan, bu yüzden sağlık sorunlarının çözümü için Samsun'daki hastaneleri tercih ediyor...

Hastanelerde yoğunlukların yaşanmasının nedenlerinden biri de bu...

Sağlık altyapısı yeni ve devam eden yatırımlarla güçlenen Samsun'da, Türkiye'nin kalp ve damar hastalıkları alanında önemli bir ihtisas hastanesi hüviyetini taşıyan İstanbul-Koşuyolu gibi bir merkeze ihtiyaç olduğu konusu, geçen hafta Samsun'a gelen TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı AK Parti Milletvekili Dr. Mehmet Muş'a iletilmişti...

Dr. Muş'un da hemen İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Uras'ı arayarak, bu konuyu görüştüğünü öğrendim...

Dr. Mehmet Muş, telefonla yaptığı bu görüşmede, kalp sağlığı merkezinin nereye yapılabileceği ve doktor ihtiyacının nasıl karşılanabileceği konusunda, Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Uras'tan bir ön çalışma yapmasını istemiş!..

Bu arada, adeta bir "tevafuk" da yaşandı...

Dr. Muş'un bu görüşme öncesinde, kalp hastalıkları hastanesinin neden gerekli olduğuna dair "Samsun Bölgesel Kalp ve Damar Enstitüsü" başlıklı kapsamlı bir rapor çıktı ortaya...

Bu raporu Şehir Hastanesi'ndeki SAMÜ öğretim üyeleri hazırlayarak, Rektör Prof. Dr. Mahmut Aydın'a vermişti. O da Dr. Mehmet Muş'un başlattığı girişimden habersiz, bu raporu milletvekillerine de iletmişti...

İlginç bir şey daha vardı...
Bir de gördük ki, Rektör Prof. Dr. Aydın'ın açıklamasından önce Vali Orhan Tavlı da konuyu İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Uras'a açmıştı...
Bu çabalar, bir anlamda "Bölgesel Kalp ve Damar Enstitüsü" için bir altyapı hazırlığı gibiydi...

Kapsamlı raporun dışında, bu işin paydaşı kurum ve kuruluşlar ortaya koydukları çabalarla önümüzdeki süreçte kurulacak masaya eli boş gelmeyecekti...

Aslına bakarsak, Samsun'da kurulacak bir kalp ve damar cerrahisi enstitüsünün doktor ihtiyacı iki üniversite ve kamu hastanelerinden karşılanabilirdi...
Yeterli olmadığı takdirde bu ihtiyaç, büyük kentlerdeki üniversitelerden geçici görevlendirmelerle karşılanabilirdi...
Büyük kentlerdeki üniversitelerden çok sayıda öğretim üyesi, Anadolu'ya bu yöntemle gelmiyor mu?..

Enstitü için uygun yer bulunduğunda da hem üniversite hem de kamu hastanelerinin yükü önemli ölçüde azalacaktı...

SAMÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, geçenlerde düzenlediği basın toplantısında bu projeyi ilk kez kamuoyu önünde seslendirdi...
Prof. Dr. Aydın ile bu konuyu görüştüğümde de samimiyeti açıkça belliydi...
Yani, Prof. Dr. Aydın'ın ifadeleri, "Laf olsun, torba dolsun" kabilinden değildi...

Artık Samsun'un gündeminde birçok projenin yanı sıra bir de kalp hastalıkları ve damar cerrahisi enstitüsü var...
Bu enstitü kurulduğunda, sadece Samsun değil, bölge illerinin vatandaşları da bundan yararlanacak; belki de Türkiye dışından gelecek hastalar da yine bu şehirde şifa bulabilecek...

SAMÜ'nün başarılı ekibinin hazırladığı raporda, Samsun'un kazanımları en ince detayına kadar yer almış...
Emeklerine sağlık!..

Ayrıca, Samsun'un bu konuda geçmişten gelen bir deneyimi de var...
Dünyada ilk kalp nakli ameliyatını gerçekleştiren Dr. Bernard'ın bir dönem asistanı olan Prof. Dr. Kamuran Erk, OMÜ Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde, Samsun'da 1978 yılında kapalı, 1982 yılında da ilk açık kalp ameliyatını başarıyla yapmıştı...
"Samsun'un deneyimi var" diye o yüzden boşuna demedik!..

"Olmaz, olmaz" diye enseyi karartmak, umudu tüketmektir...
Malatya İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü, başarılı operasyonlarıyla Avrupa'da birinci, dünyada ise ikinci sırayı durup dururken mi aldı?..
Dünyanın her yerinden hasta Malatya'ya boşuna gelmiyor...

Samsun'un geleceği için uyumlu, kararlı, planlı ve sabırlı çalışan insanlar; Malatya'daki başarı hikayesinin benzerini Samsun'un da yazılabileceğine dair umutları yeşertmiştir...
Buna inanıyorum ve soruyorum:
"Neden olmasın?.."