Piyasalar "fon vurgunu" ile çalkalanıyor...
Tutuklama ve gözaltılar da devam ediyor...
İddiaya göre, bu sistem içinde yaklaşık 550 bin kişi mağdur oldu...
Para miktarı ise adeta dudak uçuklatıyor...
Aslında, bu konuda uyarılar vardı...
Yani, çarşambanın gelişi perşembeden belliydi...
Tıpkı geçmişte yaşanan "saadet zincirleri" gibi...
Bir hissenin 1-2 bin kat artırılması, borsa tabiri ile "Keriz silkeleme" ya da "Sazan sarmalı"ndan başka bir şey değildi...
Bu tür olaylarla piyasalarda güvenin sarsılması; borsada işlem gören, binlerce işçi çalıştıran, üreten ve ihracat yapan firmalar için de büyük kayıp...
Bu ülke ne badireler atlattı...
Bu da geçecek elbette...
Ancak, bu vurgunu yapan "Tosuncuklar" hesap vermeden elini kolunu sallaya sallaya toplumun içine karışırsa, devlet de bundan büyük zarar görür...

Nitekim, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplarken, önemli mesajlar verdi:

"Ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değil. Bunu, piyasanın tamamına dair bir problem olarak resmetmek, Türk Borsasına yapılmış bir haksızlık olur. Sermaye piyasası ilkeleri ve hukuk çerçevesinde gerekli her türlü adım atılıyor ve atılacak. İlgili kurumlarımız meselenin üzerine kararlılıkla gidiyor. Yargımız aynı şekilde kapsamlı bir soruşturma başlattı; bazı gözaltılar ve tutuklamalar oldu. Şunun bilinmesini isterim: Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır."

Yani, hiç kimse "dokunulmaz" olmayacaktır...
Dün de Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ifadelerine benzer açıklamalarda bulundu...
Bu olayda devlet gereğini yerine getirecek ama vatandaşın da yapması gerekenler var...
Büyük paralar kazanma hırsıyla bu tür organizasyonlara yatırım yapılması, böyle mağduriyetler yaşatıyor...
Kaç kere tanık olmadık mı?..
Amiyane tabirle söyleyelim:
"Bedava peynir, fare kapanında."
İnşallah bu da son olur!..