Karadeniz'de hem Ukrayna hem de Rusya'nın saldırıları sonucunda, Türk sahipli gemilerin de aralarında bulunduğu çok sayıda gemi büyük hasar gördü...

Ölenler ve yaralananlar arasında Samsunlular da vardı...

Karadeniz'deki bu saldırıların dünya gıda güvenliğini tehlikeye attığını, bundan da en çok açlık sorunlarının yaşandığı Afrika ülkelerinin zarar gördüğünü defalarca yazmış; BM başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunun gerekli girişimlerde bulunmasını istemiştim...

Bu işin zarar gören tarafından Ukrayna ve Rusya'ya sebze ve meyve ihracatının yapıldığı Samsun Limanı vardı...

Akdeniz ve İç Anadolu'daki sebze ve meyve üreticisi de bundan büyük zarar görüyordu...

Çünkü bu ürünler Ro-Ro seferleriyle iki ülkenin limanlarına gönderiliyordu...

Saldırılar başladığından beri Samsun merkezli firmaların çok sayıda gemisi hasar görmüş; mürettebattan ölen ve yaralananlar da olmuştu...

Firmalar bu yüzden de taşımacılığı askıya almıştı...

Zaten bu saldırılar yüzünden mürettebat sıkıntısı vardı...

Öyle ya, kimse canını yolda bulmamıştı...

Bu nedenle yüzlerce gemi Samsun başta olmak üzere Karadeniz açıklarında bekliyordu...

Uzun bir girizgâh oldu ama mesele her açıdan çok önemli elbette...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile İstanbul buluşmasında konuyu ciddiyetle hatırlattı...

Ve Erdoğan, bu saldırıların son bulması için "Tahıl koridoru"nun açılmasında gösterdikleri çabaları tekrarlayacaklarını ifade etti...

Zelenski de öneriye sıcak bakarak, "Asgari düzeyde de bile olsa Karadeniz'de güvenliği sağlayabiliriz" dedi...

Bu konu, sadece Türkiye'nin meselesi değildi...

Saldırıya uğrayan gemiler arasında Alman, Yunan ve İtalyan sahipli gemiler de vardı...

Öte yandan bu saldırılar yüzünden gıda güvenliği tehlikeye giren başta Afrika olmak üzere Akdeniz'deki birçok ülke de olumsuz etkileniyordu...

O yüzden derim ki; Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Zelenski ile attığı adımla Karadeniz'de doğan bu umut, BM ve ilgili devletler tarafından yaşatılmak zorundadır...