Aziz Sancar’ı, Uğur Şahin’i, Özlem Türeci’yi, Arda Güler’i, Gökhan Hotamışlıgil’i dünya tanıyor. Dünya çapında Türk kökenli hemşehrilerimiz… Her biri kendi alanında dünya çapında başarılara imza atmış kişiler.

Şunu da iyi biliyoruz ki her ulustan ve her coğrafyadan insan, uygun çalışma koşulları, eğitim ve teşvik görürse bu tür dünya çapında başarılar elde edebilir. Irkçılık kötü bir duygudur. Allah’ın yarattığı her insan, yeryüzündeki en mükemmel canlıdır. Şunu çok iyi biliyoruz ki insan uygun koşullarda yetişirse, iyi eğitim alırsa dünyayı güzelleştirebilir, hayata olağanüstü katkılar sağlayabilir. Bu tıp alanında da olabilir, sporda da olabilir. Zaten medeniyet denen bu çaba da insanoğlunun binlerce yıllık uğraşı sonucu ortaya koyduğu; her ırktan, her coğrafyadan ama daha çok desteklendiği, altyapının uygun olduğu gelişmiş ülkelerden çıkan gelişmiş birikim, icat ve bilgi değil midir?

Almanya’da Dr. Özlem Türeci ve Dr. Uğur Şahin, KOVİT salgınında dünya çapında başarıya imza attılar. Bu pandeminin (dünya çapındaki salgının) savuşturulmasında çok önemli görev yaptılar. İnsanlığı kurtardılar. Özlem Türeci, Batı Almanya Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin Siegen kentinde doğmuş, Türk bir ailenin evladıdır. Babası Rize Fındıklı kökenli bir cerrahtır. 2005 yılında Alman İmmünoloji Derneği tarafından bilim insanlarına verilen Georges J. F. Köhler Ödülü’nü almıştır.

Dr. Uğur Şahin, 1965 İskenderun-Hatay doğumludur. Köln Üniversitesi’nden 1992’de mezun olmuş, 1993’te doktora derecesi almıştır. Özlem Türeci ile birlikte 2020 yılında Financial Times tarafından yılın kişisi seçilmişlerdir. Federal Almanya Liyakat Nişanı almışlar, 2021’de Avusturya Prensliği Ödülü’ne layık görülmüşlerdir.

Nobel Ödüllü bilim insanı Dr. Aziz Sancar, bu günlerde Glioblastoma Multiforme adlı en ölümcül beyin tümörünün tedavisinde buldukları yöntemle yine dünya çapında bir buluşa imza atmak üzeredir. Fare deneylerini de başarıyla geçen bu tedavi şekli, insanlar üzerinde de denendikten sonra bütün hastaların tedavisinde can kurtarıcı olacaktır. Glioblastoma Multiforme adlı beyin kanseri, henüz tedavisinde başarılı olamadığımız habis kanser türlerinden biridir. Aziz Sancar ve arkadaşları, mevcut tedaviye ekledikleri başka bir kimyasal ile kanserin DNA’sına etkili olup kanseri yok ettiklerini bulmuşlardır.

Kuzey Karolina Üniversitesi’nin bülteninde olaya yer verilirken şöyle denilmektedir: Günümüzde hastaların sadece yaklaşık yüzde 7’si teşhisten sonra beş yıldan fazla hayatta kalabiliyor (buna survival deniliyor).

Bu agresif kanser üzerinde yapılan birçok araştırmaya rağmen glioblastoma tedavileri son 20 yıldır aynı kalmıştır. Temozolomid (TMZ), radyoterapi ile birlikte kullanılan, ağızdan alınan bir kemoterapi ilacıdır. Glioblastoma için FDA onaylı tek tedavi yöntemidir. Ancak bu standart tedavi herkes için işe yaramaz ve tedavi durdurulduktan sonra tümörlerin tam gücüyle geri dönmesi yaygın bir olaydır.

Glioblastoma, çeşitli nedenlerden dolayı tedavisi zor bir hastalıktır. Beyinde hızlı büyür. Beynin hayati yapılarına zarar verme riski nedeniyle tümörü tamamen çıkarmak zordur. Glioblastomaya neden olan birçok genetik mutasyon vardır ve bu da herkese uyan bir tedaviyi neredeyse imkânsız hale getirir. Aziz Sancar’ın bu konuda umut olduğu ve dünya çapında bir başka başarıya imza atmaya yakın olduğunu biliyoruz ve onunla gurur duyuyoruz. Türk çocuklarına örnek olacaktır.

Nice Sancarlar, Türeciler, Şahinler, Hotamışlıgiller ve Arda Gülerler olsun istiyoruz ama bize düşen görevleri unutmadan…