Gıda sağlığı konusunda en güzel yazıları ve haberleri yapan Gazete Diken’e çok teşekkür ediyorum.

Özellikle ihraç ettiğimiz sebze ve meyvelerdeki pestisit (tarım ilacı) kalıntıları nedeniyle geri çevrilen sebze, meyve ve gıdalarla ilgili faydalı haberleri en çok yazan bu gazete, basın görevini layıkıyla yerine getiren bir medya kuruluşu olarak tebrik edilmeyi fazlasıyla hak ediyor.

Halk sağlığı alanında gıda sağlığı en önemli başlıklardan biridir. Gıdalar, insan hayatı için vitamin, mineral ve antioksidan dediğimiz; hastalıklarla savaşan, bağışıklık sistemimizi güçlendiren en önemli öğelerdir. Gereken kaloriyi sağlarlar, yaşamımız için olmazsa olmazlardandır. Ancak standartlara uymayan, sağlık için sakıncalar taşıyan gıdalar da hastalık etkeni olabilir; insanı zehirleyebilir, birçok sağlık sorununun yanında ölüme bile neden olabilir.

Özellikle meyve ve sebzelerde, bazı yiyeceklerde; üretim sırasında kullanılan tarım ilaçlarının uygun dozda ve bilinçli kullanılmaması sonucu besinlerde tarım ilacı kalıntıları müsaade edilen dozun (MAC – Maximum Allowance Concentration) üzerinde olursa ciddi sağlık problemlerine yol açabilir, hastalık etkeni olabilir. Bazı gıdalar depo edilmesi veya taşınması sırasında nemli ve rutubetli, uygun olmayan ortamlarda saklanırsa yine hastalık etkeni olabilecek mikotoksin adı verilen zararlı mantar veya mikropların üremesiyle sağlığımızı olumsuz etkileyebilirler.

Ocak ayında ihraç ettiğimiz kuru incirde ve bazı gıdalarda müsaade edilen dozun çok üzerinde pestisit kalıntısı saptandığı için geri gönderildiğine dair raporlar var.
2 Ocak’ta Malta’ya ihraç edilen kuru incirde 10 kat fazla aflatoksin tespit edilmiş. Bir başka kuru incir ürününde 4 kat okratoksin saptanmış.
7 Ocak’ta Hırvatistan’a gönderilen patlıcan ve kuru incirde formetanat kalıntısı tespit edilmiş.
8 Ocak’ta Hollanda’ya ihraç edilen gıda takviyelerinde sibutramin ve sildenafil bulunmuş. Gıda takviyesinde 23.400 kat sibutramin, 674 kat sildenafil bulunduğu açıklanmış.

Rapor devam ediyor. Adı geçen ürünlerin insan sağlığı için zararlı olduğu kesin. Aflatoksin, okratoksin gibi maddeler nörotoksik, yani sinir sistemimizi bozan, karaciğer kanserine yol açan maddelerdir.

Bu gıdaların yenilmesi durumunda bu gibi sağlık problemleri ile karşılaşılabilir. Bu ürünlerin sürekli olarak laboratuvarlarda incelenmediğini ve bunun bazen iç pazarda tüketilebileceğini de düşünerek, gıda sağlığının ne kadar önemli olduğunu hatırlamak gerekir.

Başım dönüyor diye doktora gelen bir şahsın, yediği bir gıdadaki kimyasaldan dolayı bu sorunu yaşadığı hiçbir hekimin aklına bile gelmez. Gelse de bunun ispatı özel testler ve geriye doğru uzun çabalarla kanıtlanabilir.

Almanya’ya ihraç edilen kuru incirde aflatoksin B1 ve tenuazonik asit tespit edilmiş. TEA (tenuazonik asit), bir mikotoksin yani mantar türü bir mikrop olup, düşük miktarda bile nörotoksik etkilere sahiptir. Çocuklarda ve yaşlılarda baş dönmesi, kafa karışıklığı, nörolojik rahatsızlıklar yapabileceği kitaplarda yazmaktadır. Kimin aklına gelir, “her akşam yediğim kuru incir bana dokundu” demek.

Farkına bile varmadan, çok sevdiğimiz gıdalarla zehirlenebiliriz. Gıda sağlığı, sağlığımızın en önemli ve belki de fark edemediğimiz bir bölümüdür.
“Keşke yemeseydim” dememek için sağlıklı gıda talep ediyoruz. Hem ihracatımızın gelişmesi hem de daha sağlıklı olabilmek için daha sağlıklı gıda diyoruz.