banner1365

banner1469

banner1345

banner1468

03.07.2019, 12:01

Dijitalleşmek isteyenler için yol haritası

Adidas yayınlamış olduğu 2016 yılı yıllık raporuna göre, bir ayakkabının tasarımdan başlayıp pazar yerine ulaşma sürecini 18 aydan 45 güne düşürmüştür. Bir dönem bu üründen stokta 100.000 adet bulundurması gerektirirken şimdi stokta sadece 500 adet bulundurması yeterlidir. Hızlı üretim teknolojisi ile 100.000 adeti rahatlıkla kısa sürede üretebilmektedir.

Dijitalleşmenin başka faydaları da var, tüm esnafı ilgilendiriyor, sıradan bir DVD kiralama dükkânı bu dijitalleşme hapı ile nasıl bir canavara dönüştü biliyor musunuz? 2019 Ocak verilerine göre 140 milyon abonesi var ve sadece 7000 çalışanı var. Abone başı 30 TL alsa ki (Netflix) yurt dışında bu rakam direk 30 €, 30 $ oluyor, aylık yaptığı ciroyu siz düşünün.

Görüldüğü üzere, dijitalleşme sadece robotlaşma teknolojisi değil, arkasında çok daha fazla sistem barındırıyor. Bu sistemleri açıklamak üzere, dijitalleşmek isteyenler için ufak bir yol haritası açıklıyorum;

Dijital Dönüşümü 5 ana kategoride incelemek gerekiyor. Bunlar; İnsan Faktörü, Strateji, Çeviklik, Akıllı Teknolojiler ve son olarak Güvenlik ve Güvenirlik.

Strateji; Dijital dönüşümde bir hedefiniz olması gerekiyor. Bu hedefinizin alt yapısı insan ihtiyaçlarını açığa çıkarmak ve onları karşılayabilmekten geçiyor. Bir dönem öğretmenlere yönelik, doktorlara yönelik kampanyalar yapılırken artık bireyin kendisine yönelik kampanyalar yapmak zorundasınız. Netflix, kendisine abone olan her bir kişiyi çok iyi tanıyor, izleme alışkanlığına göre yeni dizi veya filmler öneriyor ve çoğunluğun talebine göre de yeni prodüksiyonlar yaptırıyor. Çoğunluğun talebi derken hiç size soru soruyor mu? Hayır, bunu arka plandaki sistem vasıtasıyla yapıyor.

Siz de hangi müşteri sorununa çözüm bulacağınızı tespit edin ve ona göre yeni bir strateji yeni bir iş modeli geliştirin. Burada ufak bir tüyo, müşteri şikayet yönetimi devreye sokarak bir başlangıç noktası yakalayabilirsiniz, ikinci adım olarak da hangi masraflar sürekli olarak meydana geliyorsa onları tespit edip bertaraf edin.  Örneğin filmleri DVD’ye çekmek, onları kargolamak, DVD’ciye gitmek hep görünmeyen ama cebimizi etkileyen masraflardır, bunlardan kurtulun.

İnsan Faktörü; Adidas’ı da Netflix’i de dönüştürenler neticede insanlar. İnsanları denklemden çıkarın, dijitalleşmenin d’sini göremezsiniz. O yüzden ilk başta iyi bir yönetici bulun, akabinde tüm kurumunun bu dijitalleşme yolculuğuna inanmasını sağlayın. Çaycınız bu yolculuğa inanmıyor mu, kusura bakmayın ya eğitin ya kapının önüne koyun.

Almanya’da yapılan bir çalışmaya göre, dijitalleşmeyi becerebilmiş tüm firmaların ortak noktasında, “tüm ekibin bu işe inanmış olması” olarak gösteriliyor. Tüm ekibi buna inandırmakta vizyoner yöneticiler ile olur, başta onların inanmış ve teşvik edici olması gerekiyor. Bir Satya Nadella ya da bir Jeff Bezos bulmak mümkün değil elbet, ama yine de vizyoner olsun ve ekibi peşinden götürebiliyor olsun.

Çeviklik; bütün olayın kilitlendiği yer, bütün amacın açığa çıktığı yer burasıdır. İlk yapılması gereken müşteri ihtiyaçlarını anlayabilmekti ya, işte burada o ihtiyaçlara anlık cevap verebilme kabiliyeti notunuzu belirliyor. Örneğin Adidas deposunda 100.000 adet siyah ayakkabı bulundurmuş olsaydı, yada 5 renkten 20.000 adet bulundurmuş olsaydı, altıncı, yedinci rengi isteyen kişileri mutlu edemezdi. Oysa şimdi çeviklik gücü ile internetten ayakkabı renklerini gösterebilir, karışık bir renk bile seçse müşteri 1 günde üretip 1 günde adresine postalayabilir.

İşte bu kabiliyeti, bu çevikliği gösterebilmek için hem fabrikası akıllı teknolojiler ile yani robotlar, yapay zekalar ile donatılmış olması gerekir hem de müşteriyi anlayabilen ara yüzler ve veri madenciliği sistemleri ile donatılması gerekmektedir. Bunu başaran firmalar, gerçek anlamda dijital dönüşümü başarabilmiş demektir.

Akıllı Teknolojiler; işin mutfağı burası, ama ilk adımı burası değil. Kim size ilk önce robotları aldırıyorsa ondan hemen uzak durun. Yani, restoranınız hangi yemek ağırlıklı işleyeceğini bilmeden alacağınız tavalar, tencereler boşa olmayacak mı? Ya pide restoranı açacaksanız?

O yüzden, çevikliğe en güzel hizmeti bu mutfak verecektir, zaten bu mutfak sayesinde artık dijitalleşebiliyoruz, ama burayı mümkünse sona bırakın, ilk önce müşteriyi anlayın, sonra nasıl bir ürün üreteceğinize karar verin, yani önce bir stratejinizi oluşturun. Tabii vatandaşı da anlıyorum, kim ağzını Endüstri 4.0 diye açsa, ilk önce bu robotları gösteriyor. Biraz sabır lütfen.

Güvenlik ve Güvenirlik; Stratejinizi oluşturdunuz, stratejinizi gerçekleştirecek müthiş bir ekip oluşturdunuz, müşteri ihtiyaçlarını da anlayabiliyorsunuz ve hatta akıllı teknolojileriniz ile hemen cevap verip çevikliğinizi üst düzeyde tutuyorsunuz. Ya peki, bir siber saldırıya kurban giderseniz, bütün fabrikanız yada yazılımınız otonom çalışıyor, ya bunlara saldırı olursa tüm sisteminiz çökmez mi? Ya gizli bir saldırı varsa, sizin müşteriden aldığınız verilerin üzerinde oynanmışsa ve aslında hiç bu verilere talep yoksa? O yüzden sistem güvenliğinizi ve verilerin güvenirliğini garanti altına almanız gerekiyor. Avrupa’daki siber saldırıların %70’i ülkemizde gerçekleşmiştir. Bursa’daki otomotiv fabrikasının 2 gün işlem yapamadığını ve milyonlarca zarar ettiğini hepimiz biliyoruz.

Gelelim sonuç kısmına; yapılan çalışmalara göre, en yüksek değeri 35 puan ile İnsan Faktörü almıştır, yani bir kurumun dönüşebilmesi için insanı merkeze alması gerekir, gözü gibi bakması gerekir. 30 puan ile Strateji ikinci sırada. Yani bir stratejiniz, bir yol haritanız, bir iş modeliniz yoksa, sistem çökecek demektir. Stratejinin adımları hayati düzeydedir. Üçüncü sırada ise 20 puan ile Çeviklik kabiliyetiniz var. Dördüncü sırada ise anca 10 puan ile Akıllı Teknolojiler, yani robotlar, nesnelerin interneti, yapay zekalar geliyor. Bu sonuç bu teknolojilerin önemsiz olduğunu göstermiyor, ama Stratejinin 3 kat daha önemli olduğunu gösteriyor. Ustalarınız robotlar kadar hızlı çalışıyorsa, Çevikliğin 2 kat daha önemli olduğunu gösteriyor. Son olarak da 5 puan ile Güvenlik ve Güvenirlik geliyor. Yani bu olmadan da sistem çalışıyor aslında, ama günümüzde art niyetsiz bir yaşam olmadığı için bunu da gözden kaçırmamak gerekiyor.

Kendi düzeyinizi ölçmek için www.semihsener.com/analiz adresinden bir test yapabilirsiniz. Umarım başarılı bir şekilde dijital dönüşüm yolculuğunuzu sonlandırırsınız. Türkiye’nin buna ihtiyacı var.

Yorumlar (1)
Mustafa özbey 5 ay önce
Bravo, ancak bu kadar güzel anlatılabilir, yazılarını büyük bir merakla bekliyorum
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 08 Aralık 2019
İmsak 06:09
Güneş 07:41
Öğle 12:32
İkindi 14:51
Akşam 17:12
Yatsı 18:39