Çocuklarda ekran bağımlılığı; televizyon, tablet, akıllı telefon ve bilgisayar gibi dijital cihazların aşırı, kontrolsüz ve sınırsız biçimde kullanılması olarak tanımlanabilir. Çocuğun ekranla kurduğu bu ilişki, oyun oynamak, hobileri ile ilgilenmek, kitap okumak, dışarıda vakit geçirmek ve sohbet etmek gibi, gelişimsel açıdan önemli birçok etkinliğin önüne geçer.
Ekran aktivitelerini sonlandırmak istediğinizde, çocuk genelde durdurulmaya karşı, yoğun bir isteksizlik gösterir ve kurallara uymakta zorlanır. Israr edilse bile, bu sürecin çoğu zaman sağlıklı biçimde sonuçlanmadığı bilinmektedir. Genellikle bu durum ebeveynlerin sesini yükseltmesine, öfkelenmesine ya da çocuğun elinden ekranı zorla almasına yol açabilir. Tam da bu noktada, çocuk derin bir duygusal çöküş yaşar.
Ekran süresi boyunca dopamin salınımı ne kadar yoğun olursa, ekranın elinden alınması ya da aktivitenin aniden sonlandırılmasında yaşanan dopamin çöküşü de o kadar sert olur. Bu da çocukta öfke patlamasına, ağlamasına ve yoğun tepki davranışları göstermesine neden olur. Ekran süresi bitiminde yaşanan dopamin çöküşü, duygu durumu bozulmuş çocuğun tekrar ekrana ulaşma ihtiyacını artırır ve zamanla bağımlılık döngüsünün oluşmasına zemin hazırlar.
Amerikan Pediatri Akademisi çocukların günde iki saatten fazla ekran başında zaman geçirmemesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Ekran bağımlılığını azaltmaya yönelik, doğru ve sürdürülebilir yaklaşımları ele almak bu konuda kalıcı çözümler üretmenize olanak tanır.
Bazı ebeveynler bu bilgileri okuduğunda “O halde ekranı hiç vermeyelim” diye düşünebilir ancak ekranın tamamen yasaklamak yerine, çocuğun teknolojiyle dengeli bir ilişki kurmasına yardımcı olmak, daha çağdaş ve sürdürülebilir bir yaklaşımdır.

Ekran kullanımı sonrasında çocuğunuzun nasıl hissettiği üzerinde farkındalık yaratın. Bu farkındalık değişimin ilk adımıdır.

Ekran süresinin sınırlandırılması çocuk için başlangıçta zorlayıcı olabilir ancak uzun süreli ekran kullanımı zamanla duygusal-iniş çıkışlara, yorgunluğa ve dopamin dengesizliğine yol açabilir. Bu nedenle sınırlar çocuğun sağlığını korumak açısından gereklidir.

Çocuğunuza dopamine anlatın dopamin dengede iken, ne kadar yaratıcı, aktif ve sosyal olabildiklerini fark etmelerini sağlayın.Ekran sınırlamasının nedenini anlayan çocukların iş birliğine daha açık olduğunu unutmayın.

Ekran süresini ve ekranın nerede kullanılabileceklerini önceden belirleyin. Bunun ortak alanlarda olmasına özen gösterin.

Ekran dışındaki dünya ile yeniden bağ kurmaları için planlar yapın.

Azaltılmış ekran süresine yönelik olumlu davranışları teşvik edin ve sürdürülebilir olması için uygun ödüller kullanın.

Yatak odalarında tablet bilgisayar ve televizyon bulundurmamaya dikkat edin.

Çocuğunuzu dahil edebileceğiniz aktiviteler belirleyin örneğin; Birlikte yemek yapmak, yürüyüşe çıkmak, masa oyunları oynamak, kitap okuma saatleri düzenlemek gibi.

Kendi ekran kullanımınıza da sınırlar koyarak rol model olun.

Yemek masasında ekran kullanımını yasaklayın. Bu zamanın sohbet etmek, çocuğunuzu gerçekten dinlemek için değerlendirin.

Sınıf öğretmeniyle iş birliği içinde olun. Okul ortamında da bu süreci destekleyici pekiştireçler kullanılmasına katkı sağlayın.
Sonuç olarak gerekli öneriler sunulabilir ancak bu süreci başarıya ulaşması ailenin bu önerileri kararlılıkla ve süreklilikle uygulamasına bağlıdır ekran bağımlılığı dışarıdan yapılan müdahalelerle tek başına çözülebilecek bir sorun değildir asıl değişim ailenin tutarlı ve bilinçli yaklaşımıyla mümkündür.
İnsana dair olanı koruyarak, sevgiyle..


[email protected]

Meltem ERDEMLİ
Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı