Bazı tarihler vardır, takvim yapraklarında değil, hafızalarda durur.
20 Ocak da onlardan biridir.
1989’un o soğuk gününde yaşanan trafik kazası, Samsunspor için bir maçtan ya da bir sezondan çok daha fazlasını ifade eder. O gün; futbolcular, teknik heyet ve kulüp çalışanlarıyla birlikte bir şehrin sevinci, umudu ve geleceğe dair heyecanı yarım kaldı.
Aradan geçen yıllar, acının şeklini değiştirse de ağırlığını azaltmadı. Samsunspor’un kırmızı-beyaz renkleri, o günden sonra yalnızca bir takımın değil; kaybın, dayanışmanın ve ortak bir hafızanın simgesi haline geldi.
20 Ocak, futbolun durduğu; skorların, puanların ve lig hesaplarının anlamını yitirdiği bir gündür. Çünkü bazı kayıplar istatistiklere sığmaz. Bu yüzden her yıl aynı gün, aynı sessizlikle hatırlanır.
Samsunspor camiası için 20 Ocak; geçmişe dönüp bakmak değil, unutmamayı sürdürmektir. Hatırlamak, sadece bir anma değil; vefanın ve sorumluluğun ifadesidir.
Bugün hâlâ o isimler anıldığında şehir susar, tribünler saygıyla eğilir. Çünkü bu hikâye, yalnızca bir spor kulübünün değil; Samsun’un ortak hikâyesidir.
Kaybettiklerimizi rahmetle anıyoruz.
Unutmuyoruz. Unutmayacağız.