Romatem Samsun Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Orhan Akdeniz, omurgaya yönelik el ile yapılan, tüm dünyada ‘tamamlayıcı tıbbi uygulamalar’ olarak kabul edilen manuel tedavilerin, halk arasında 'kütletme' olarak bilindiğini ve uzman olmayan kişiler tarafından yanlış uygulandığını ve bu durumun da kalıcı hasarlara yol açabileceğini söyledi.

"BİLGİ VE DENETİM EKSİKLİĞİ VAR"

Romatem Samsun Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Hastanesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Orhan Akdeniz, özellikle omurga ile ilişkili birçok rahatsızlığın giderilmesinde kullanılan bu yöntemin mutlaka konusunda uzman hekimler, uzman hekim sorumluğunda fizyoterapistler tarafından uygulanması gerektiği uyarısında bulundu. Kayropraktik tedavinin, maalesef bu alandaki bilgi ve denetim eksikliğinden dolayı “kütletme tedavisi’ gibi birtakım isimler de takılarak bilimsel değerinin de düşürüldüğünü söyleyen Dr. Akdeniz, yeterli bilgisi ve yetkisi olmayan kişiler tarafından, derdine çare arayan hastalara uygulandığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Kayroprakti özellikle omurga ile ilgileniyor. Boyun, sırt, bel, kuyruk sokumu ağrıları ile ilgileniyor. Manuel terapi bunlara ek olarak omurga haricinde omuz, kol, dirsek, el bileği, kalça, diz, ayak bileği gibi eklemleri gibi diğer eklemlerle de ilgileniyor. Osteopati ise bunlardan farklı olarak beyin ve kafatası kemikleri ve dokuları ile ilgileniyor, ayrıca iç organlarımız ile ilgili bağırsak, pankreas, dalak, karaciğer, kalp, akciğerlerimizle ilgileniyor. Kayroprakti, Yunanca elle tedavi anlamına geliyor. Günümüz koşullarında maruz kaldığımız sosyal, psikolojik ve fiziksel streslere bağlı olarak omurgamızda meydana gelen dizilim bozukluklarına elle yapılan muayene yoluyla tespiti ve elle düzeltme yoluyla tedaviyi amaçlayan tamamlayıcı bir yöntemidir. İlk olarak Amerika’da 19. yüzyıl sonlarında geliştirildi, dünyada yayıldı ve ülkemizde de yaklaşık 20 yıldır uyguladığımız bir tedavi yöntemidir.  Dünya Sağlık Örgütü kayroprakti yöntemini tamamlayıcı tıp teknikleri ve tedavi yöntemleri olarak sınıflandırıyor. Modern tıp dediğimiz bilimsel tedavi yöntemlerini tamamlayıcı olarak uygulanıyor. İlk olarak yine Amerika’da Kayroprakti Okulları açıldı. Liseden sonra 4 ya da 5 yıllık Kayroprakti Okullarını bitirenler uygulayabiliyor. Tıp doktoru değiller ama kayroprakti uygulayıcısı olabiliyorlar, girişimsel tedaviler, ilaç tedavileri yapamıyorlar, sadece manuel terapi yapıyorlar. Ülkemizde de bazı üniversitelerde yüksek lisans programı olarak eğitim veriliyor. Sağlık Bakanlığının da 'geleneksel tıp' ve 'tamamlayıcı tıp' eğitimleri arasında yer alıyor."  

"HASTANIN HAYATIYLA OYNUYORLAR"

Kayropraktinin bilimsel ve hedefi “kütletme” olmayan bir tedavi olduğunu kaydeden Dr. Orhan Akdeniz, "Manuel terapi yöntemleri aslında bir dizi sıralı tedavilerdir.  Ağrısı olan hastayı değerlendirirken uygunluk konusunda hassasiyet gösteriyoruz. Uygun olmayan hastalarda yan etkileri olabilir. Kayropraktik tedavilerin de basamakları var; birinci basamakta daha çok kas iskelet sistemini gevşetme, mobilizasyon teknikleri kullanıyoruz, çok hassas uygulamalar bunlar. İkincisinde kas germe gevşetmeden sonra eklem mobilizasyonu en son manipülasyonu yapıyoruz. Amacımız omurgadan ses çıkarmak değil. Hedef, doğru tanı koymak ve doğru uygulamayı yapmak. Yanlış teknik uygulanması ve bilinçsiz güç uygulanması halinde kırıklara neden olunabilir, ağrı daha da artar, sinir zedelenmesi olabilir ve kas gücü zayıflayabilir, daha da önemlisi özellikle boyun bölgesine yapılan yanlış bir uygulama omurilik zedelenmesine bağlı felce neden olabilir. Maalesef literatürde böyle vakalar bildirilmiş durumda. Sosyal medyada da bolca görüyoruz; bileğine mikrofon takıp boyundan, belden ya da hastanın yattığı masadan gelen seslerle 'bak seni iyileştirdim' diyenler var. Hastanın hayatıyla oynamak olarak değerlendiriyorum. Kırıkçıya, çıkıkçıya gitmeyin lütfen" diye konuştu. 

Kanal S Ana Haber 24 Nisan Çarşamba Kanal S Ana Haber 24 Nisan Çarşamba

"HASTANE ORTAMINDA UYGULANMALI"

Kayropraktinin boyun, bel, sırt, kuyruk sokumu ve baş ağrısı gibi omurgaya bağlı ağrılarda uyguladıklarını dile getiren Akdeniz sözlerini şöyle tamamladı: "Uygulamaya karar vermeden önce ağrının kaynağını bulmak gerekiyor. Nörolojik, fizyolojik veya psikolojik kaynaklı mı bakmak gerekiyor. Ağrısı; kanser gibi ciddi bir hastalığa bağlı ise, kırığı varsa, ciddi bir osteoporozu varsa, travma hikayesi varsa, kas kaybı varsa, idrar kaçırma gibi fonksiyonel sıkıntılar yaşıyorsa, tedaviye uyum sağlayamayacak kadar duygu durum bozukluğu varsa uygulamıyoruz. Uygulama prosedürü de ağrının kaynağına bağlı olarak değişiyor. Yerden bir şey alırken beli tutulan, yanlış pozisyonda uyuduğu için boynu tutulan bir hasta için temelinde omurgaya bağlı bir sorun yoksa tek seans kayropraktik tedavi ile çözebiliyoruz. Bize gelen hastaların çoğu kronik ağrıları olan hastalar. Omurganın dizilim problemi dışında farklı problemlerden kaynaklan ağrıları olan hastalar için daha uzun süreli planlama gerekiyor. Kayroprakti tamamlayıcı bir tedavi olarak; öncelikle hastaya özel planlanan fizik tedavi ve rehabilitasyon programı ve medikal tedaviye veya girişimsel enjeksiyon tedavilerine eşlik eder. Bazen de osteopati gibi manuel terapileri kendi içinde kombine ederek de kullanıyoruz. Bu tedaviler muhakkak bir Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı kontrolünde ve gözetiminde, hastane ortamında uygulanmalıdır. Sağlık Bakanlığı ruhsatı olmayan yerlerde kesinlikle yaptırılmamalıdır." 

ELVAN İLHAN

SAMSUN HABER İLE İLGİLİ İÇERİKLERE GÖZ ATIN.