Suyu bulandıranlar

Suyu bulandıranlar, yolunda gidecek işleri art niyetle bozmasınlar. Asıl dert hane halkının ödeyemeyeceği %25 zam değil, asıl dert hane halkının gelirini arttırmak olmalıdır.

Farkında mısınız bilmiyorum ama Amerika sınırımıza 60 km uzaklıkta bulunan Dedeağaç'a 700 zırhlı araç 2000 de asker gönderdi. Yunan Komandolar "İstanbul'a girelim bayrağımızı dikelim" diye tören düzenliyorlar. İngiltere F35 savaş uçaklarını Güney Kıbrıs'a yığıyor, Akdeniz'de nükleer başlıklı füze taşıyan 200'e yakın uçak gemisi konuşlandı ve daha yazmak istemeyeceğim nice savaş hazırlıkları. 

Tüm bu gelişmeler yaşanırken Samsun'un sanki başka sıkıntısı kalmamış gibi, ülkemizin sanki başka bir sıkıntısı yokmuş gibi su zammını nasıl da herkes konuşabiliyor, hem de bir kere iki kere değil, bazı köşe yazarları dört kere beş kere peş peşe bu konuyu yazıyorlar. 

Su zammı ile bu savaşın ne alakası var dimi? 

Sizin gerçek derdiniz vatandaş ise daha önemli gelişmelerin üzerine gitmeniz gerekmez miydi? Yüzde 25 zam neden yapılıyor değil, gelirlerimizi yüzde 25 nasıl arttırırız bunun peşinde olmalıyız.

Sadece suya zam gelmedi ki, hayatımızda her şeye zam geldi. Tüm zamları karşılayacak bir çözüme ihtiyacımız yok mu? Hükümetin arkasında duracak değilim, neticede inşaata bu kadar yatırım yapmamalıydık, ama hırsızın hiç mi suçu yok, Trump'ın twitter üzerinden yaptığı tehditlerin hiç mi suçu yok? S-400'leri aldığımızda döviz artınca bu suç yine mi hükümetin olacak? 

Öyle yada böyle, herkes oyunu kullandı, kanaatını dile getirdi. Ama başka Samsun'umuz yok ve Samsun’u Mustafa Demir’e emanet ettik. Yıllarca ticarethaneler yönetmiş biri, elbette önce kaçak göçeklere bakacak, dibi delik havuzun bu gelirler ile dolmayacağı kesin.

Madem vatandaşı bu kadar çok düşünüyorsunuz, madem o kadar ders verebiliyorsunuz, o kadar ses getirebiliyorsunuz, o zaman Mustafa Demir'i katma değerli üretime yönlendirsenize. 

Aa, pardon, kuzey bölgesinin en büyük organize sanayisi olabilecek Havza OSB'nin açılışını da ne tesadüf birkaç gün önce Mustafa Demir yaptı.

Halkı bu kadar seviyorsanız, vatandaşı bu kadar düşünüyorsanız, en büyük organize sanayi bölgesinin hangi nitelikte fabrikalar ile dolması gerektiğini yazın, şehir merkezinde neden organize sanayisi olmamalı onu yazın, dünya markaları nasıl çıkaracağız, Endüstri 4.0'a uyum sağlamış fabrikalar oralarda nasıl inşa edeceğiz onları yazın. 

Siz de madem bu şehrin kanaat önderlerisiniz neden suyu bulandırıyorsunuz, neden şehri sakinleştirip ‘asıl mesele kişi başı gelirin artmasıdır, bunun takipçisi olacağız’ demiyorsunuz? 

Havza'da temel atıldı ama, Şölen Çikolatanın Gaziantep'te kurmuş olduğu Endüstri 4.0 fabrikası gibi (bu arada Avrupa'nın en iyi üçüncü fabrikası), Vestel'in Manisa'da açmış olduğu Endüstri 4.0 fabrikası gibi fabrikalar burada yer almadıkça yatırımların ölü olduğunu neden yazmıyorsunuz? 

Endüstri 4.0 fabrikalarında çalışan işçilerin azaldığını ama bu fabrikaların işletilmesi için 2 kat işçilere ihtiyaç duyulduğunu, bu işçileri ancak gençleri eğiterek elde edebileceğimizi, dolaysıyla bir yandan fabrikaları Samsun'a davet ederken bir yandan gençlerimizin eğitimi için, seçimlerde tanıtımı yapılan, ‘Bilgi Teknolojileri Kampüsü’nün ivedilikle kurulması gerektiğini neden yazmıyorsunuz? 

Yaklaşan savaş kaç yıl sürecek bilmiyorum, ekonomimiz daha ne kadar kötüye gidecek bilmiyorum, ama evde boş oturan gençleri yeniden eğitmemiz gerektiğini biliyorum, fabrikalarımızı Endüstri 4.0 standartlarında kurmamız gerektiğini biliyorum. 

Suyu bulandıranların asıl derdi, vatandaşın cebi olsaydı, gelirimizi nasıl arttırırız, Samsun'u nasıl cazibe merkezi haline getiririz bunu dile getirirlerdi. Endüstri 4.0 kampüsünün açılmasını; çoluğumuzu, çocuğumuzu, yeğenimizi, gencimizi bu kursa nasıl sokarız asıl onun derdinde olurlardı. Bu kursa gidenler kişi başı 4bin 5bin TL gelir elde edecekler, asıl bunun derdinde olmalıyız. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
SERDENGEÇTİ
SERDENGEÇTİ - 3 hafta Önce

.

banner1313

banner1312