Teknolojinin geliştiği, bilginin bir tık uzağımızda olduğu bir çağda yaşıyoruz. Ancak bütün bu gelişmelere rağmen, toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biri hâlâ erdemdir.

Bir insanın karakteri, kendisinden daha güçsüz gördüklerine nasıl davrandığında ortaya çıkar. Erdem, başkalarını incitmeden yaşayabilmek; insanlara korku değil güven verebilmektir. Çünkü başkasını zorbalayan kişi güçlü değil, erdemden uzak kişidir.

Erdem; doğruyu söylemek, haksızlığa karşı durmak, adil olmak, merhamet göstermek ve insan kalabilmektir. İyi bir meslek sahibi olmak, makam ve mevki elde etmek ya da maddi olarak güçlü olmak, tek başına insanı değerli kılmaz. Asıl değer, sahip olunan gücü ve imkânları erdemle kullanabilmektir.

Bugün toplumdaki birçok sorunun temelinde, bilgi eksikliğinden çok erdem eksikliği yatıyor. Trafikte sabırsızlık, sosyal hayatta tahammülsüzlük, iş hayatında adaletsizlik ve günlük yaşamda birbirimize karşı gösterdiğimiz kırıcı davranışlar, erdemin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Erdemli insanlar, bulundukları her yere güven ve huzur taşırlar. Çünkü onlar çıkarlarını değil, doğruları öncelemeyi bilirler. Hata yaptıklarında özür dilemekten, başarı kazandıklarında ise kibirlenmeden yol yürümeyi başarırlar.

Çünkü insanı gerçekten büyük yapan şey, sahip oldukları değil; sahip olduğu erdemlerdir.

Çünkü erdemini kaybeden insanın kazandığı hiçbir şey, kaybettiğinin yerini dolduramaz.