Karadeniz'de, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki gibi "aşiret" kavramı yok ama buna benzer bir "aile-sülale" yapılanması vardır...
Tıpkı, Samsunlu Şahin ve Trabzonlu Saral ailesi gibi...
Bu aileler istedikleri anda binlerce yakın akraba, hısım ve dostlarını bir araya getirebilecek yapıdadır...
Nitekim Sarallar, Sürmene'de 4 bin kişilik bir aile yemeği vermiştir...
O buluşmaya, aile yakınları olarak Samsun'dan da gidenler olmuştur...
Her iki aile de özellikle İstanbul'un gayrimeşru hayatının en önemli, en çetin yapılanmasıdır...
Hal böyle olunca, gelişmeler de onları zaman zaman karşı karşıya getirmiştir...
Ve aileler bu kavgalarda en yakınlarını kaybetmiştir...
Uzun bir süreden bu yana iki aile arasında devam eden husumet, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin girişimiyle sona ermiş, "barış" ilan edilmiştir...
Bazıları, "İki aile arasındaki kavga, Devlet Bahçeli'yi niye ilgilendiriyor?" diyebilir...
Unutmayalım ki; hem Şahin hem de Saral ailesi, taşıdıkları aidiyet duygusunun kültürü içinde yoğrulmuş, köklü bir geçmişe sahiptir...
Yani, "Çakma mafya" kılıklı tipler gibi ne idüğü belirsiz insanlar değildir...
Onların "Kabadayılık" âleminin raconu içinde, fakir fukarayla, garip gurabayla işleri olmamıştır...
"Çakma mafya"nın insanlara yaşattıkları zulümleri gördük işte...
Küçük çocukları bile kullanan "hapçı tayfası", güçlü aile yapılanmaları arasındaki "husumet" nedeniyle ortaya çıkan boşluğu kullanmışlardır...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bu sosyolojik gerçeğin farkına vararak, barışa öncülük etmiştir...
Bu hamleyle "Hapçı", "kapkaççı" ve "dolandırıcı" takımı, meydanı boş bulamayacaktır!..
Hatırlar mısınız, bilmem...
Geçmişte, Güneydoğu Anadolu'da aşiretler arasındaki husumetleri sona erdiren barış organizasyonları için devletin açıktan olmasa bile arabuluculuğu söz konusudur...
Çünkü devletin bölge düzenini sağlamak için buna ihtiyacı vardı...
Bahçeli'nin bu hamlesinden sonra göreceksiniz ki, özellikle büyük kentlerde yuvalanan çakal takımı, "çil yavrusu" gibi dağılacaktır!..
Kim ne düşünür bilemem ama Devlet Bahçeli'nin bu hamlesi doğrudur ve devletin bilgisi dâhilinde olmuştur...
"Devlet aklı" da tam budur!..