O dizi dizi küçük mezarları gördünüz mü?..

Oraya, İran’da füze atılan ilkokulda yüzlerce masum kız çocuğu defnediliyor...

İnsan hakları savunucularının suskunluğunun nedeni biliniyor...

Çünkü katledilenler Müslüman masum çocuk ve kadınlar...

Zaten böyle bir tepki bekleyen de yok onlardan ama insanın zoruna gidiyor işte...

Savaşta askerler ölür, devlete ait savunma sanayi ve enerji altyapıları vurulabilir!..

İtiraz yok!..

Ne var ki “savaş hukuku” diye bir kavram var...

Okullar, hastaneler ve ibadethaneler askeri amaçla kullanılmadığı sürece vurulamaz!..

Kim dinliyor ki?..

Gazze’de onlarca hastane, okul, cami ve kilise bombalanmadı mı?..

Aralarında bebeklerin de bulunduğu binlerce masum insan öldürülmedi mi?..

Demek ki hukuk mukuk yok ortada...

Gücü yeten yetene...

ABD ve İsrail ne insanlık tanıyor ne de hukuk...

Bunları anladık da devrik şahın oğlu Rıza Pehlevi’ye ne demeli?..

Rejimle düşman olması normaldi ama savaşta ölen ABD’li askerlere üzülüp, masum çocukların katledilmesine iki laf etmemesi garip değil mi?..

Bir de tutmuş, “Bu son savaşta işi bitirecek olan biz, İran halkıyız. Sokaklara dönme zamanı yakındır” diye konuşuyor...

İran halkı o çocukların katledilmesini affedip, bu emperyalistlerin uşağı Pehlevi’nin arkasından gelir mi?..

Yazıklar olsun!..

Ona da bu masum çocukların katledilmesine sessiz kalanlara da...

İsrail bir yandan İran’ı vuruyor, diğer yandan o coğrafyadaki Müslümanları birbirine düşürmeye kalkışıyor...

Baskıcı rejimini asla beğenmediğim İran yönetimi de komşu ülkelere füze atarak adeta bu oyuna onlara çanak tutuyor...

Yanlışa “yanlış” demek gerekir...

İran’da müthiş bir akıl tutulması yaşanıyor...

Kolay değil elbette...

Biz de yangının ülkeye sıçramaması için bütün siyasi tartışmaları bir yana bırakıp birlik ve beraberliğimizi daha da pekiştirmemiz; aynı zamanda da provokatörlere karşı dikkat etmemiz gerekiyor...

Çünkü bu kirli oyunu kurgulayanlar güçlü bir Türkiye istemiyor!..