Ne oluyor bize…

Ne oluyor bize! Bu İnsanlar kafayı mı yediler, yoksa kafayı mı yedirttiler.

Eskiden böyle değildik, daha uygardık, daha yumuşaktık, daha hayırseverdik, insanlarla daha iyi ilişkiler kuruyorduk. Sadece apartmandaki komşularla değil, mahalle sakinleriyle de ilişkilerimiz iyiydi, uyumluydu.  Herkes birbirine selam verir, komşuluk ilişkileri sıcak,  yardımlaşma fazla, kıskançlık yoktu. Şimdi bakıyorum herkes barut fıçısı gibi, bir kıvılcıma bakıyor. Televizyonlarda gazetelerde iyi haber bulmak, görmek hak getire… Toplum cinnet mi geçiriyor. Bu sadece Türk toplumunun yasadığı bir durum mu, yoksa bütün dünya insanları bu halde mi?

Acaba bu eğitimle mi ilgili, gelişmişlikle mi ilgili, yoksa zenginlik ve fakirlikle mi ilgili? Bu olayları tetikleyen şeyler nedir? Bunları araştırmak lazım.  Demek ki insanlarda bir rahatsızlık var.  Eğer insan eşini öldürüyorsa, eğer komşusunu öldürüyorsa, hatta kendi canından olma çocuklarını öldürüyorsa, durup düşünmek lazım. Bunu hepimizin düşünmesi, ama en başta bizi yöneten kadroların başlarını ellerinin arasına alıp uzun uzun düşünmeleri gerekir. Sorumlu kişiler ölen ölür, kalan sağlar bizimdir diyemez.          

Türkiye gittikçe gruplaşıyor. Sizden bizden diye insanlar gruplaştırıyorlar. Televizyonda siyasetçilerin söylemlerini herkes izliyor. İktidarı, muhalefeti birbirlerine söylemediklerini bırakmıyorlar. Hem de hep bel altı vurarak. Tabiki bu söylemler halka da yansıyor. İmam şey yaparsa cemaat ne yapmaz kabilinden…

Ben hatırlıyorum Erbakan Hoca, Ecevit, Alparslan Türkeş,  Demirel seçim öncesi bir masanın etrafında oturup düşüncelerini söylüyor, gülerek tartışıyorlardı. Nerede o günler, nerede bugünler! İster İstemez o günleri özlüyoruz.  Siyaset daha güzeldi, İnsanlar onları görüp, ona göre hareket ediyorlardı. Siyasetçinin bir saygınlığı vardı. Siyasetin kendine göre bir raconu vardı. O günlerin siyasetçilerinin saygı görmesi, acaba sadece o siyasetçinin kendisinden mi kaynaklanıyordu, Yoksa mensup olduğu partinin genel başkanının toplumda gördüğü saygının bir yansıması mı idi?

Toplumu eğitmek lazım! Eğitim çok önemli… Tabiki evvela ailede başlıyor, Okulda devam ediyor;Ama gördüğüm kadarıyla bizim toplumumuz eğitimden nasibini fazla alabilmiş değil. Çünkü çocuklar maalesef bir takım güçler tarafından, devletin kontrolü altında olmayan gruplar tarafından yönlendiriliyor. Devletin en büyük görevi çocuklara iyi eğitim vermek, milletini, vatanını seven, insan sevgisiyle dolu birey olarak yetiştirmektir.

Toplumu insanları germemek lazım tansiyonu düşürmek lazım. Yoksa patlarsa herkes altında kalır dünya kimseye baki değil.

Bu gemide hep beraber seyahat ediyoruz,  Gemi batarsa hepimiz batarız!  Benden söylemesi gerisi bizi yönetenlere kalmış bir şey…

Bu gemide hep beraber seyahat etmek ümidiyle…

YORUM EKLE

banner650

banner826